Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 07 Şubat 2005 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Başkanlara karne

Gülü-yorum / Çağlayan Bilgen

İÇİŞLERİ Bakanlığı, Belediyelerde Performans Ölçümü (BELPER) adı altında yeni bir proje başlatıyor.
Belediyelerin kadroları, su, altyapı, katı atık ve ulaşım hizmetleri ile bağlı şirketleri mercek altına alınacak.
Kaliteli ve verimli hizmet vermeleri sağlanacak. Şeffaflık ön planda tutulacak.
Yapılan denetimlerle belediye başkanlarının performansları değerlendirilecek, not verilecek.
Yıl sonunda verileceği belirtilen karneler, kamuoyuna da açıklanacak.
Eğer, öğretmenler (bakanlık müfettişleri) torpil geçmezze, bol keseden not vermezse başkanların büyük çoğunluğu "sınıfta kaldı" demektir. Peki, müfettişler iktidar partisine mensup belediye başkanlarına "cömert", muhalefetteki partilerin belediye başkanlarına ise "cimri" davranıp not verirse ne olacak?
Diyelim ki; çok tarafsız davranıldı...
İktidarmış, muhalefetmiş ayrım gözetilmedi... Herkesin performansı doğru ve dürüst bir şekilde değerlendirilse bile iktidar ile muhalefete mensup belediyeler arasındaki eşitsizlik ne olacak?
İktidar partisinden olanlara musluklar sonuna kadar açılırken, muhalefet partilerine mensup belediyelere gereken destek verilmiyor mu?.
Bu durumda bakanlık müfettişlerinin vereceği notlarla oluşacak karnenin güvenirliği tartışılmaz mı?
Ama tartışılmayacak bir not var ki; o da halkın vereceği nottur, karnedir.
Bu nedenle belediye başkanları, asıl notu verecek olan halka karşı sorumluluklarını yerine getirmeli ve görevlerini layıkıyla yapmalıdır.
Ancak bu gidişle, belediye başkanlarının büyük bölümünün halktan iyi not alacağını hiç sanmıyorum.

DUYDUK

Ahlaksız teklif!
İZMİR'DE bir belediye başkanı, CHP ilçe yönetimini düşürüp, kendi istediği isimleri getirmek istiyormuş. Bunun için de partinin yönetim kurulu üyelerini tek tek çağırıp "istifa et, sana belediyede iş vereceğim" diyormuş.

Ya seçmen CHP'nin sahasını kapatırsa...

CHP'NİN olaylı kurultayının yankıları sürüyor. Yorgan gitti ama kavga bitmedi. Tarafların birbirine karşı sürdürdüğü düşmanca tavır bu gidişle sona erecek gibi görünmüyor.
Zaten kurultayda birbirlerini yumruklayanlara, siyasete şiddeti bulaştıranlara bu gidişle ilk seçimde halk tokat atacak.
Nasıl statlarda, spor salonlarında olay çıktığı zaman ceza olarak saha kapatılıyorsa, halkımız da ilk seçimde CHP'ye "sahaya çıkmama" yani "meclise girmeme" cezası verirse hiç şaşırmayın.
Neyse bu konuda artık fazla bir şey söylemek istemiyorum.
Ben bundan sonra ne olabilir, sizlerle bu konudaki düşüncelerimi paylaşacağım.
Genel merkez ne yapar, kim gider, kim kalır hepsi "tek adam" Baykal'ın insafına kalmış durumda. Ancak İzmir'deki bazı milletvekileri, kurultayda "3. Yol" diyen İl Başkanı Alaattin Yüksel ve yönetim kurulu üyelerini görevden aldırmak için çaba harcayacak.
Eğer genel merkez il yönetimini görevden alırsa, yasal olarak 45 gün içinde seçim yapılması gerekiyor. Örgütte "Seçimle gelen, seçimle gider" anlayışında olan partililer, Yüksel' e destek verebilir. Hatta daha önce ona karşı olanlar bile yanında yer alabilir. İl kongresinde Baykal yanlılarına karşı ortak bir aday bile çıkarabilirler. Ama eğer genel merkez "görevden alma" gibi antidemokratik bir uygulama içine girmezse, o zaman olağanüstü il kongresi yapabilmek için ikinci bir yol izlenebilir. O da imza toplamaktır. Eğer 600 il delegesinin 301'inden imza alınırsa olağanüstü il kongresine gidilir. Bu süreçte Baykalcılar, Livaneliciler, Sarıgülcüler ve kendilerini "sol kanat" olarak tanımlayan gruplar seçimde yarışabilir. Seçimi alan grup, (seçim takvimi başlatılırsa) delege seçimlerini, ilçe ve il kongresini gerçekleştirir.
Ekimde yapılacak olağan kurultay ertelenmezse, yeni dizayn edilecek delegeler, CHP'nin kaderini belirler.
"Peki sonra ne olur?" diyorsanız hemen söyleyeyim:
"Eski tas, eski hamam" olur. Geçmişte "Baykal'a rağmen" oy verenler bu kez epey düşünür.

cbilgen@milliyet.com.tr



EGE
Başkanlara karne
Puana ihtiyacı olan kazandı
Herkes dans edebilir
İhracatçı olacak adammış...





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Çağlayan Bilgen
Bülent Buda
Sirel Ekşi
Reşat Yörük

© 2005 Milliyet