Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 08 Şubat 2005 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Lig farkı



Kuzey Irak-İran-Suriye'nin çizdiği bir ateş hilali, Türkiye'yi yakabilir mi?
Önce Kuzey Irak... Türkiye'nin bu bölgeyle ilgili 3 kaygısı var. 1) PKK: Bu yörede PKK varlığı yeni değil.
Yakın gelecekte de daha fazla bitinin kanlanacağı sanılmasın.
Silahlı gücü zayıflıyor.
PKK, siyasallaşarak varlığını korumak, etkinliğini yükseltmek çabasında.
Irak seçimlerine 2 partiyle katıldı. Önemsenecek bir sandık getirisi olmadı.
Barzani ve Talabani'nin de onları Türkiye'ye karşı ellerinde koz olarak tutacakları görülüyor. Bir zamanlar Suriye'nin oynadığı rolü üstlenebilirler. Ama kendi başlarına bela edecek kadar da alan ve şans vermezler.
Türkiye, Kuzey Irak'taki silahlı birliklerini geri çektikten sonra bu baş ağrısı biraz daha "sıkıcı" olabilir.
Ama... ABD bölgeden çekildikten sonra Türkiye daha aktif politikalar uygulayabilir.
2) KERKÜK: Bu sorun yanlış takvimle gündeme taşındı.
Irak geçici anayasasının 58. maddesi, Geçici Hükümet'i, "Saddam döneminde baskıyla, göç zorlamalarıyla değiştirilen demografik dokuların düzeltilmesi" ile görevlendiriyor.
Ayrıca gene aynı madde Geçici Hükümet'e "aralarında Kerkük'ün de bulunduğu bazı yörelerde, Saddam zamanında yapılan idari sınır değişikliklerini" düzeltecek önerileri de Geçici Meclis'e sunmak görevini vermekte.
Geçici Meclis bunları tartışacak.
Hazırlayacağı anayasaya koyacak.
Üzerinde anlaşma olmazsa, hakeme gidiliyor. Hakem üzerinde de anlaşma olmazsa, BM Genel Sekreteri'nin saygın ve tarafsız bir hakem göstermesi gerekiyor.
Yani daha bir dizi aşaması olan süreç var.
3) BAĞIMSIZLIK: Bağdat ile çok zayıf bağları olan Kuzey Irak Kürt Federe Devleti ve Cumhurbaşkanlığı ile bazı kilit bakanlıkların Kürtlere ait olduğu Bağdat merkezli Federal büyük devlet gücü az şey mi?
Kuzey Irak Kürtleri, bu olanakları tüm genişliğiyle kullanırken ve de arkasını ABD'ye dayarken, başını derde sokacak bir bağımsızlık ilanı macerasına neden girsin?
Belki ileride bunu yapacak zamanı kollar.
Fakat şimdinin konusu değil bu...

Suriye'yi vurur mu?
ABD'nin Suriye'yi dizüstü çökertmesi için "vurmak" en son çare...
İsrail-Filistin ilişkilerinde önemli adımlar atılmakta. Şarm el Şeyh'teki buluşma, barışın olabileceğini hayal olmaktan çıkarmakta...
Suriye, bu satrançta bir sonraki taş.
Ve en kolay olanı...
Direnecek güce ve dayanağa sahip değil.
Türkiye'nin güney sınırında alev olasılığı sıfıra yakın.

İran çetin ceviz
İran ise çetin ceviz.
Gene de İran sorunu çözülmeden ABD'nin geri adım atacağı sanılmamalı.
İran'ın nükleer silahlanma süreci AB'nin araya girmesiyle buzluğa kondu.
Ama... Bu kesin "son" değil.
İran'daki bu yönetim sistemi sürdükçe, "Bush sonrasında paket buzluktan gene çıkarılır" kaygısı var.
İşte Rusya ve AB, bu nedenle daha da etkinlikle devredeler.
Irak'ta olduğu gibi esip gürleyerek ama kenarda durarak hiçbir sonuç alamadıklarını gördüler. Irak üzerindeki tüm etkilerini de ABD'ye kaptırdılar. Aynı şeyin İran'da da olmaması için çözüm oluşturmak üzere ağırlık koyuyorlar.
ABD'de ise "Bu çaba sonuca varmayabilir ancak mollalardan alınan her ödün, Tahran'ın halk üzerindeki baskısını daha da azaltacaktır" hesapları yapılıyor.
Mollaların tırnakları kesildikçe, dış tahriklerle, başkaldırı kıvılcımları oluşturmak, ABD politikasının bir ayağı... Bir silahlı müdahale olasılığında, İran'ı içeriden çözmek amaçlı...
Tehlikeli bir oyun.
Fakat illa Türkiye'yi içine alacak bir yangın gibi görülmemeli.
Yakın tarihte, İran ve Irak yıllarca savaşmıştı... Türkiye bu savaşta taraf olmuş muydu ki?
..........
Türkiye, AB üyelik sürecinde ilerlemeye yoğunlaşmalı, kendini bu belalı komşuların -çağın gerilerinde kalmış olmaktan kaynaklanan sorunlarıyla- yüz göz olmaktan uzak tutmalıdır.
Onlarla aynı coğrafyadayız ama küresel oyunun farklı liglerindeyiz.
Asıl tehlike, bu farkı göz ardı etmektir.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Melih AŞIK
Türban farkı...
Almanya'nın Welt am Sonntag gazetesine demeç ...
Fikret BİLA
ABD karşıtlığı
ABD Dışişleri Bakanı Rice'ın, Dışişleri Bakan...
Hasan CEMAL
Karla don!
Üstünde Amerikan bayrağı olan don giyilebilir...
Güneri CIVAOĞLU
Lig farkı
Kuzey Irak-İran-Suriye'nin çizdiği bir ateş h...
Can DÜNDAR
Bir insan hikâyesi
Hakan Özkahya, inşaat teknikeriydi.
Abbas GÜÇLÜ
Öğrenciler okulu unuttu
Kar tatiliyle birlikte yarıyıl tatili rekora ...
Hurşit GÜNEŞ
Kör olmak gerek!
Geçen hafta açıklanan en önemli veri tüm vaha...
Sami KOHEN
ABD karşıtı havanın nedenleri
ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın Anka...
Mehmet Y. YILMAZ
İnançlı ve inançsızlar ayrımı ne kadar doğru?
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Almanya'da y...
Derya SAZAK
Solda yeni platform
CHP'de Sarıgül'ün adaylığını 'Genç Partileşme...
Meral TAMER
Okullarımız reklam panosu o - la - maz!
Bir bu eksikti. Daha doğrusu şöyle diyeyim: İ...
Güngör URAS
Çin'de yapılacak iş çok
Hakkı Çağlar, 17 yıldır Çin'de. Türk işadamla...
M. Ali BİRAND
Yeni bir sürece girdik...
Nihayet beklenilen adım atıldı.

© 2005 Milliyet