Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 08 Şubat 2005 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kör olmak gerek!


Geçen hafta açıklanan en önemli veri tüm vahametiyle ortada duran cari işlemler açığıydı. 2004 yılında tam 15.6 milyar açık verildiği açıklandı. Yani ödemeler dengesinin döviz gelir - gider dengesindeki açık vermiş, dışarıdan bu kadar kaynak gerektirmiş. Ve tabii bunu karşılamak için borçlanılmış!
Bu rakam çok yüksek! Birincisi milli gelirin yüzde 5'ini aşıyor. Yani oldukça riskli bir durumla karşı karşıyayız. İkincisi, 2002 yılında 1.5 milyar, 2003 yılında da 7.9 milyar dolar açık verildiği anımsanırsa son üç yılda 25 milyar dolarlık açık verildiği ortaya çıkıyor. Bu gerçeği yok sayarak, "Nasıl olsa kur esnek, sorun çıkmaz" yaklaşımıyla soruna bakamayız. Çünkü bu açığı finanse etmek için dış borç rakamları sürekli artıyor. Kısacası, çanlar çalıyor. Ancak pek de duyan yok!

Cari açıkla yaşanabilir mi?
Bazıları "Cari açıkla yıllarca yaşayan ülkeler var, bu sorun değil" diye avunuyor. Hatta AB'ye tam üye olma sürecinde oluk oluk yabancı sermaye akacağı varsayımıyla sorunu küçümsüyor. Oysa oluk oluk akan kısa vadeli sermaye. Doğrudan yabancı sermaye girişleri hiç de öyle bu açığı kapatacak boyutta değil. Geçen yıl 2.5 milyar dolar doğrudan yabancı sermaye, 9.2 milyar dolar da sıcak para girmiş. 850 milyon dolardan fazla yatırım da dışarı çıkmış.
Bize göre Türkiye cari dengeyi hedefleyen bir ülke olmalı. Hatta dış ticarette dengeyi aramalı, yani cari işlemler fazlası vermeli. Ancak böylece uluslararası rekabet gücü olan bir ekonomi yaratılabilir. Ancak ezbere bir ihracat artışından öteye bir çaba görünmüyor.
Sadece cari denge bile isteniyorsa, bunun iki yolu var. Birincisi, ithalatı kısmak, yani daha düşük bir büyüme hızıyla devam etmek. İkincisi ise, ihracatı daha yüksek hıza ulaştırmak. İlk bakışta büyümeyi kısmak akla yakın gelmiyor. Çünkü ülkemizde işsizlik had safhada ve AB'ye tam üye olmak için daha yüksek bir büyüme gerekiyor. İhracatı daha da hızlandırmak ise zor. Çünkü zaten hızla artıyor.

Yani bir üretim tasarımı gerek
O zaman ne yapacağız? İlk bakışta bu iki yöntem dışında pek alternatif görünmese de, aslında yapılması gereken belli; içeride üretim yapısının değişmesi gerekiyor. Daha az ithalatla, daha fazla ihracat ve üretimi gerçekleştirmek gerekiyor. Pekiyi bu hükümette böylesi bir hazırlık, ya da tasarım var mı? Tabii ki yok. Çünkü IMF'de de yok! Malum, bu hükümetin tek esin kaynağı IMF.
Dünkü yazısında dostumuz Faik Öztrak konuyu kurdaki değerlenmeye bağlamış. Ancak ithalatın kurdan çok iç taleple ilişkisi olduğu açık. Buna rağmen böylesine değer kazanan bir kur düzeyini de savunmak mümkün değil.
Katı bir mali disiplinle enflasyonu dizginlesek de, dış denge sorunu büsbütün patlamış görünüyor. Kafalarda ise pek bir çözüm yok. Üstelik MB ters para ikamesi ve giren sıcak para sonucu oluşan döviz arzını emmese, kur büsbütün çökecek ve cari işlemler açığı tam patlayacak.
Evet, 15.6 milyar dolarlık cari açığı görmezden gelerek, ekonomik gelişmeleri methetmek için kör olmak gerek!

hgunes@milliyet.com.tr








Melih AŞIK
Türban farkı...
Almanya'nın Welt am Sonntag gazetesine demeç ...
Fikret BİLA
ABD karşıtlığı
ABD Dışişleri Bakanı Rice'ın, Dışişleri Bakan...
Hasan CEMAL
Karla don!
Üstünde Amerikan bayrağı olan don giyilebilir...
Güneri CIVAOĞLU
Lig farkı
Kuzey Irak-İran-Suriye'nin çizdiği bir ateş h...
Can DÜNDAR
Bir insan hikâyesi
Hakan Özkahya, inşaat teknikeriydi.
Abbas GÜÇLÜ
Öğrenciler okulu unuttu
Kar tatiliyle birlikte yarıyıl tatili rekora ...
Hurşit GÜNEŞ
Kör olmak gerek!
Geçen hafta açıklanan en önemli veri tüm vaha...
Sami KOHEN
ABD karşıtı havanın nedenleri
ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın Anka...
Mehmet Y. YILMAZ
İnançlı ve inançsızlar ayrımı ne kadar doğru?
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Almanya'da y...
Derya SAZAK
Solda yeni platform
CHP'de Sarıgül'ün adaylığını 'Genç Partileşme...
Meral TAMER
Okullarımız reklam panosu o - la - maz!
Bir bu eksikti. Daha doğrusu şöyle diyeyim: İ...
Güngör URAS
Çin'de yapılacak iş çok
Hakkı Çağlar, 17 yıldır Çin'de. Türk işadamla...
M. Ali BİRAND
Yeni bir sürece girdik...
Nihayet beklenilen adım atıldı.

© 2005 Milliyet