|
ABD karşıtı havanın nedenleri
ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın Ankara ziyareti sırasında Kuzey Irak, Kerkük, PKK, İran, Kıbrıs gibi Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren konularda söylediklerinde somut, yeni bir unsur görülmeyebilir. Ancak gene de bu açıklamaların iki bakımdan önemi var: Birincisi bunun ABD diplomasisinin yeni en üst düzey yetkilisi tarafından yapılmış olması, ikincisi ise ileriye dönük politikalar bağlamında söylenenlerin bir güvence niteliğini taşımasıdır.
Rice'ın Ankara'da söyledikleri, bir konuda önemli, yeni bir husus içeriyor. O da, kamuoyu düzeyinde Türkiye-ABD ilişkilerinin durumuyla ilgili. Onun deyişiyle "Liderlerin kendi kamuoylarına karşı sorumlulukları var. Halklara ortak değerler, ilişkilerdeki başarılar ve ilerisi için fırsatlar hatırlatılmalı"...
ABD'li bakanı bu çağrıyı yapmaya iten neden, Türkiye'de son zamanlarda yaygınlaşan Amerikan karşıtlığıdır. Bunun Türkiye-ABD ilişkilerine yansıyan boyutları, Washington'da ciddi kaygılara yol açmış bulunuyor.
***
Aslında resmi düzeyde (hükümet, Dışişleri, Genelkurmay) son zamanlarda özellikle Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren meselelerde ortaya çıkan uyuşmazlıkların ikili ilişkileri bozmaması gerektiği görüşü hâkim. Ankara bu ilişkilere çeşitli ortak çıkarları dikkate alan daha geniş bir perspektiften bakmayı ve ABD ile diyaloğunu sürdürmeyi yeğliyor... Ancak, Türk kamuoyu ABD'nin politikalarına ve davranışlarına çok sert tepkiler gösteriyor. Öyle bir duruma gelindi ki, ABD'yi artık dost ve müttefikten çok, adeta düşman bir ülke olarak görenlerin sayısı giderek artıyor. Son yapılan kamuoyu araştırmalarından çıkan sonuç da bu...
Bunun çeşitli nedenleri var:
Önemli bir neden, Başkan Bush'un politikaları (Irak'ın işgali, komşu ülkelere karşı tehditler, meydan okuyan davranışlar) konusunda duyulan infialdir. Bush'un imajı "anti-Amerikanizm"i sürekli körükleyen bir "stereotip" haline gelmiştir.Diğer bir neden de, ABD'nin özellikle Türkleri hedef alan ("çuval olayı" gibi) hareketleri ve Türkiye'yi düş kırıklığına uğratan (PKK ile mücadeledeki isteksizlik veya Kuzey Irak'taki Kürtlerin faaliyetine göz yumulması gibi) tavırlarıdır. Bu davranışlar Türk halkının geniş bir kesimi tarafından ABD'nin Türkiye'ye karşı art niyetlerinin bir göstergesi olarak algılanıyor.Amerikan aleyhtarlığının yayılmasında, temelde ABD'ye karşı olan ideolojik saplantılı aşırı solcu ve sağcı çevrelerin de büyük payı var. Bu çevreler çeşitli komplo teorileri üretmekte, ABD'yi her olumsuzluğun arkasındaki bir şer gücü olarak göstermektedir... Bu arada medyanın bir kesiminde yer alan yanlış veya abartılmış haber ve değerlendirmeler de kamuoyunu etkilemektedir...
***
Bu durum nasıl düzelir?
Önce Türkiye-ABD ilişkilerinin iyi olmasının Türkiye'nin çıkarları gereği olduğuna ve bunun da nefretle, düşmanlıkla değil, diyalogla, karşılıklı anlayışla halledilebileceğine inanmak lazım.
Kuşkusuz Türkiye'deki Amerikan aleyhtarlığının önemli bir nedeni Bush yönetiminin davranışlarıyla ilintilidir ve dolayısıyla bunun hallinde Washington'a da büyük sorumluluk düşmektedir. Aynı şekilde Türk yetkililerinin de kamuoyuna doğru mesajları vermesi, dezenformasyonu önlemesi ve ABD ile olan daha kapsamlı ilişkilerin önemini anlatması gerekir.
Bazı konularda uyuşmazlıkların bulunması, dostluk ve işbirliğinin topyekûn reddi için bir neden değildir. Aleyhte duygular yaymak kolay; ama doğru ve uygun olan, buna kapılmadan akılcı davranmaktır.
skohen@milliyet.com.tr
|
|