|
Liderleri tahrik eden yağcılar!
ÜLKELERİNİ yöneten liderler içeride veya dışarıda biraz başarı kazanmış görününce, şımarır, beyinlerinin içinde yatan ters saplantıları gerçekleştirme fırsatını yakalamaya kalkışırlar ki... kazanmaları mümkün değildir. Sonları mutlaka hüsrandır!
Bu tür liderlerin çevresine hemen ihtiraslı, maceracı kimseler üşüşür, bunların yağcılıkla baştan çıkaramayacakları lider pek azdır!
Başbakanımız AB ilişkilerinde medyatik de olsa başarılı görülüyor ya, bunun etkisi Tayyip Erdoğan'ın çıkışlarında, konuşmalarında gayet net hissediliyor. Kendisine imkânlar bahşeden medyaya suçlamalar!.. Olamayacağı anlaşılınca buzdolabına kaldırılan konuları fırsat bu fırsattır diye yeniden ortaya sürmeler!.. Evet, herhalde şu son "türban gafı" da aynı tahriklerle piyasaya çıkarılmış olabilir!
Öte yandan dış politikada öyle zikzaklar çiziyor, öyle güvensizlik yaratıyoruz ki, ne dostlarımızı memnun edebiliyor, ne de düşmanlarımızı ürkütebiliyoruz! Verdiği sözü tutamamış, söylediğini yapamamış durumuna düşmemeli Türkiye.
İşte size Hasan Rıza Soyak'tan bir Atatürk anısı.
"Selanik'i alalım"
Büyük zafer kazanılmış, Cumhuriyet ilan edilmiş, Ankara'da devlet çarkı yavaş da olsa dönmeye başlamıştır. Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal hem yurtiçinde hem yurtdışında devlet başkanlarının, ünlü siyasetçilerin hayranlıkla izledikleri bir liderdir.
O akşam yemeği Çankaya'da her zamanki sofrada, günün ünlü siyasetçileri, paşalar, yabancı misafirler vardır. Ufak bir grup bir ara, Yunanlıların nasıl İzmir'de denize döküldüğünü, Yunanistan'ın artık zayıf ve perişan hale düştüğünü ortaya atar. Amaçları Mustafa Kemal'i övmek, dalkavukluk yapmaktır. Onlara göre "Karşımızda kuvvet diye bir şey kalmamıştır. Büyük devletler aleyhimizde yeni bir silahlı harekâta girişemezler. Biz de fırsattan yararlanalım. Batı Trakya'yı, Selanik'i alalım..."
Bu maceracı tipler belli ki, Gazi Mustafa Kemal'in Selanikli olmasından yararlanıp onu tahrik etmek istiyorlar. Ahh bir de, peki dese de Selanik'e yürüsek tam zamanıdır!
Mustafa Kemal bütün bu konuşmaları dikkatle, sükûnetle dinliyor sonra ayağa kalkıp sinirli bir sesle cevap veriyor:
"- Giriştiğimiz ölüm kalım savaşını, yurdumuzu, istiklalimizi kurtarmak için insan gücü ve takatinin son haddine geldiğimizi âlem bilmese bile bizim hiçbir zaman unutmamamız lazımdır!
Biz bu işe başlarken davamızı Milli Misak adı altında toplamış ve dünyaya ilan etmiştik. Bu cihana karşı bir taahhüt mahiyetindedir. Daha ilk adımda verdiğimiz sözü tutmamış bir heyet durumuna düşemeyiz. Asla hatırdan çıkarmamalıyız ki, bizim en büyük kuvvetimiz bugün de yarın da dürüst ve açık bir siyaset ve her işimizde sözlerimize sadakat teşkil edecektir. Bir daha böyle mevzuları ağzımıza almayalım."
Yağcılar, maceracılar her ne kadar o an başlarını eğip Mustafa Kemal'in verdiği dersi kabullenir görünseler de içlerinden birkaçı aynı propagandaya dışarıda da devam etmek ister ama hiçbir başarı elde edemez.
İşte lider budur! İleriyi görüş, devlet adamlığı budur! Aksi olsaydı, aç kurtların parçalamak için, yemek için, etrafımızda bekleştikleri Türkiye var olabilir miydi?
|
|