|
 |
|
|
Ya ABD'de bütçe açığı daralmazsa?
Parite yeniden dolar lehine gelişiyor. Bu gelişmede en etkili olan etmen, ABD'de açıklanan 2006 yılına ait bütçe tasarısı. Başkan Bush, kamu açıklarını azaltmak yönünde bütçede ciddi kesintilere gidileceğini açıkladı. Bu önemli bir irade ifadesi.
Öncelikle 150'ye yakın kalemin tümüyle bütçeden kalktığı açıklandı. Bu tür kısıntılarla 2009 yılına dek bütçe açıklarının bugünkü düzeyinin yarısına inmesi hedefleniyor. Ancak, 2004 yılında (eylül sonuna dek) ise 412 milyar dolar olarak açıklanan açığın 2005 yılında 448 milyar dolar olması bekleniyor. Çünkü Afganistan, özellikle de Irak'taki askeri harcamaların bu artışta etkili olacağı hesaplanıyor.
Asya ABD'yi finanse etti
Malum, ABD'nin bütçesi 2.5 trilyon dolara yaklaşıyor. Bu, Türkiye'nin milli gelirinin neredeyse 8 katı. Yani çok büyük bir meblağ. Buna rağmen ABD'de şimdiye dek bütçe açıklarının finansmanı pek sorun yaratmadı. Çünkü Uzakdoğu Asya'nın merkez bankaları şimdiye dek 1 trilyon dolarlık ABD Hazinesi borç senetleri aldı. Üstelik bu alımlar onlara hiç bir reel getiri sağlamadı. Çünkü dolardaki düşüş geçtiğimiz iki yılda faiz getirisinden fazla oldu. Ancak bunu yapmaya mecburdular, çünkü dolar düştüğü takdirde bu ülkeler dış ticarette ciddi ölçüde rekabet gücü yitirecekti.
Peki, bu ülkeler eskisi kadar ABD Hazinesi'ni finanse etmezse ne olacak? Kaldı ki, IMF Çin'in ulusal parasının revalüe edilmesini istiyor. Bu durumda, ABD'de faizler hızla yükselecek ve durgunluk da hızla artacak. Kısacası, Çin'de eğer siyasal bir karar değişikliği olursa, açıkça belirtelim, vay ABD'nin haline!
Gelelim 2005 bütçesine. Dört yıl önce Bush 2005 bütçesinin büyüklüğünün 2.16 trilyon dolar olacağını söylemişti. Oysa gelecek yılın bütçesinin 2.46 trilyon dolar olacağı anlaşılıyor. Bu 300 milyar dolarlık, yani neredeyse Türkiye'nin milli geliri kadar bir şaşma. Görünen o ki, ABD'de Bush'un dedikleri tutmuyor, ya da Bush dediklerini tutamıyor.
Neden? Çünkü Bush'un izlediği dış politika askeri harcamaları çok artırıyor. Eh,ne de olsa dünyaya hükümran olmanın bir maliyeti var. Üstelik ekonomik canlanma gecikince, vergi gelirleri de artmıyor. Bu da cabası.
ABD'de Demokratlar bu son bütçe kesintilerinin gerçekçi olmadığını, birçok kalemin dışarıda tutularak göz boyandığını iddia ediyor. Bazıları da fakir kesime yapılan yardımların kısıldığını savunarak sosyal adalet boyutuna değiniyor.
Son bütçede gösterilen niyet, doların euro karşısında değer kazanmasına neden oldu. Böylece euro paritesi 1.27 dolara kadar gevşedi. Ancak "Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz" misali dolar yine düşebilir. Çünkü Bush sözünü tutamayıp bütçe yine şaşabilir. Biz bu nedenle dolar tutanlara euroyu unutmamalarını tavsiye ederiz.
Üstelik dolardaki yükselme bizim işimize gelmez. Türkiye dolar harcayıp euro kazanan bir ülke. Borçları da dolar ağırlıklı. Elbette batsın bu ABD ekonomisi denemez, ama güçlü euro bizim işimize geliyor.
hgunes@milliyet.com.tr
|
|
|

|