Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 10 Şubat 2005 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Tatlıses'in kasedi eşittir Roche'un ilacı!

Türkiye'de korsan ilaç mı üretiliyor dediniz? İbo'nun kasedi karşılaştırmasına, ilgili bakanlıkların herhalde bir cevabı olacak


Uluslararası dev ilaç üreticilerinin Türkiye'deki şirketlerini çatısı altında toplayan Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği'nin Başkanı Altan Demirdere ve Genel Sekreteri Engin Güner, gazetelerden izleyebildiğim kadarıyla bir süredir kamuoyu oluşturma çabası içindeler. Ekonomi sayfalarında köşesi olan meslektaşlarımı teker teker ziyaret ederek, Türk halkının ucuz eşdeğeri yerine, neden ille de pahalı orijinal ilaçları kullanması gerektiğini anlatmaya çalışıyorlar.
Hürriyet Ekonomi Müdürü Vahap Munyar'ın 7 şubat günkü "Ürettiğimiz ilacın, İbo kasedi kadar değeri yok mu?" başlıklı yazısından Demirdere ve Güner'in şu sözlerini aynen aktarıyorum:

Pes doğrusu!
(...) "Veri Korumanın, fikir ve sanat eserini korumadan ne farkı var? Eğer İbrahim Tatlıses korsan kasetçiye karşı korunuyorsa, bizim şirketlerin yarattığı ilaçlar da korunmalı. Kendi buluşumuz olan ilaçların İbo kasedi kadar değeri yok mu?"
Pes doğrusu! Diplomat kökenli Güner'i Özal'a danışmanlık yaptığı ve ANAP milletvekili olduğu günlerden tanırım. Novartis'in genel müdürü de olan Demirdere'yi ise Roche skandalı sırasında tanıdım. Şu İbo kasedi ile ilaç patenti benzetmesini hayretler içinde okudum ve kendilerini tanıyabildiğim kadarıyla, ikisinin bilgi birikimleriyle de bağdaştıramadım.

Bakanlar ne diyecek?
Kaldı ki yukarıdaki sözler, Türkiye'de korsan ilaç üretildiğini ima ediyor. Bu çok ciddi ve ağır bir iddia! 4 - 4.5 milyar dolarlık ilaç pazarımızın % 85 - 90'lık bölümünün alıcısı devletimiz olduğuna göre, gerek Sağlık Bakanlığı'nın, gerek Çalışma Bakanlığı'nın, gerekse yerli ilaç firmalarının da bu iddiaya karşı söyleyecek sözleri olacak herhalde.
Roche skandalının patlak verdiği günlerde yazdığım "Roche'un ve Meral'in fikri mülkiyet hakkı" (19 ağustos 2004) yazımda da belirtmiştim. 35 - 40 milyar dolar cirolu bir şirketin patent hakkıyla bir kitabın, derginin, kasedin ya da yazının fikri mülkiyet hakkı nasıl karşılaştırılabilir ki?

Kaset şahsa aittir
Kaset, film, dergi, kitap, Tatlıses'in şarkısı, Van Gogh'un resmi v.s. copyright kanunlarıyla korunur, patentin aksine bir kuruma ait buluş değil, fikri bir üründür ve şahsa aittir. Üretildiği andan itibaren korunma altına alınır. Korsan kaset ya da kitap, bu fikri ürünü kimseden izin alma ve telif ödeme gereği duymadan çoğaltıp çok daha ucuza satışa sunulmaktadır.
İlaçta korsan üretim, umarız söz konusu değildir. Sağlık Bakanlığı, herhalde en kısa zamanda bu konuda bir açıklama yapacaktır. Bizim bildiğimiz kadarıyla -ve umuyoruz ki ülkemizde resmi makamlardan izni alınmamış hiçbir ilacın üretilip satışa sunulması mümkün değildir.

Patent lokaldir
Demirdere ve Güner'e hatırlatmak istediğim önemli bir nokta daha var. Patent coğrafyayla sınırlı yani lokal, fikri mülkiyet hakkı küreseldir. Tıkır tıkır işlediği söylenemese de bir Yunanlı şarkıcının bestesini telif ödenmeden Türkçe şarkı yaparsanız tazminat ödemek zorunda kalabilirsiniz. Ama Amerika'da patentini aldığınız bir ürünün koruması sadece Amerika için geçerlidir, otomatikman Türkiye'de de patentli hale gelmez. Türkiye'de üretmek istiyorsanız, ayrıca patent almanız gerekir.
Yazıya son noktayı koymadan, Demirdere ve Güner'e naçizane bir önerim olacak: Bizim hükümet yetkililerini AB notasıyla korkutmaya çalışmak yerine, temsil ettikleri uluslararası ilaç tekellerini; promosyona cirodan % 37 pay ayırmak yerine, birazcık olsun rekabetçi koşullarda çalışmaya ikna etseler...
Yeni ilaç keşfi için ayırdığı paranın 3 katını pazarlamaya ayıran, rekabetin r'sinin bile geçerli olmadığı bir sektör, bugünün dünyasında artık kimseye kendi argümanlarını kolay kolay dikte edemez.

mtamer@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Apoletle sarığın politik sambaları...
SIRTINI "Kışla" parfümlü politikaya dayayarak...
Melih AŞIK
Hatalı paslar...
Birinci gün... Almanya'nın ciddi Die Welt gaz...
Fikret BİLA
Sezer de görüşünü koruyor
Başbakan Erdoğan'ın, Alman Welt am Sonntag ga...
Hasan CEMAL
Türban, şeriat, bölücü derken!
Bazı konular var ki Türkiye'yi geriyor. Huzur...
Yılmaz ÇETİNER
Liderleri tahrik eden yağcılar!
ÜLKELERİNİ yöneten liderler içeride veya dışa...
Güneri CIVAOĞLU
Cerrah/Guiliani
İstanbul, "New York'laşıyor" Ne güzel değil m...
Can DÜNDAR
Sam Amca'nın imaj çalışması
Amerikan Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, Irak...
Hurşit GÜNEŞ
Ya ABD'de bütçe açığı daralmazsa?
Parite yeniden dolar lehine gelişiyor. Bu gel...
Doğan HEPER
Kim vurduya gitmek!..
Geçen gün TV'de Ceviz Kabuğu programında Orge...
Sami KOHEN
"Condi" gönül alıyor...
ABD'nin Irak işgalinden sonra, o dönemde Ulus...
Mehmet Y. YILMAZ
Kamuoyunun güveni böyle zedeleniyor
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "türban" üze...
Hasan PULUR
Hakem ve ilaç...
TURHAN Selçuk'un yıllar önce yaptığı bir kari...
Derya SAZAK
Türban ve iktidar
Başbakan Erdoğan'ın Almanya'da pazar günleri ...
Meral TAMER
Tatlıses'in kasedi eşittir Roche'un ilacı!
Uluslararası dev ilaç üreticilerinin Türkiye'...
Yaman TÖRÜNER
New York'ta karla mücadele
Karla mücadele meteorolojinin güvenilirliği v...
Güngör URAS
Yabancılar 'Sabancı' hisselerini kapıştı
Demir Sabancı'nın İMKB'de satışa çıkardığı hi...
Serpil YILMAZ
KKTC'ye ilk resmi uçuş ABD'den
Amerika, KKTC'ye yönelik izolasyonu, 17 Şubat...
M. Ali BİRAND
Köktendinciliğin ilacı AB üyeliği
Genelkurmay Başkanı Org. Özkök ile , Fransız ...

© 2005 Milliyet