Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 13 Şubat 2005 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Aşk ilanları!!!


14 Şubat Sevgililer Günü öncesi biri kadın biri erkek iki usta reklamcıya, Feryal Pere ve Haluk Mesci'ye sorduk: "Aşkınızın reklamını yapsaydınız, nasıl bir reklam metni yazardınız? Sloganınız ne olurdu?"
Pere ve Mesci bizi kırmadılar "aşk üzerine" birer reklam metni yazdılar... Bakalım aşkın reklamı nasıl oluyormuş!

Sloganı: İLAN-I AŞK!

Feryal Pere
Bir kibrit kutusu talimatıyla peynir yiyenler, brokoli ve havuç sevenler, azıcık rüzgarda hırka giyenler, kırmızı et kırmızı şarap, yumurtanın sarısı / yere düştü yarısı kıymeti bilmeyenler, ezberciler, kuralcılar, yanlarında hep silgi taşıyanlar lütfen ürünümüzden uzak durunuz.
* * *

Ürünümüz çok kıymetlidir ablalar abiler!
Her tadışta, kendini en büyük / en eşsiz /en sonsuz sandırır.
Asla... Bir daha asla dedirtse bile Tom Jones abiye ne şarkılar yaptırır!
Verona'da Romeo'nun evinin lokanta olduğunu görenlerin gözünü yaşartır.
Durduk yerde sırıttırır, bilakisle bilhassayı karıştırtır ağlatır, çok ağlatır, sevindirir göz kamaştırır, hayatı anlamlandırır.

Telefon bekletir, İncitir, incittirir, ya acıtırsa, korkma, arkadaşlarla paylaşılır, aynı cümlenin kırkbir kere farklı söylenişiyle şairlerden medet umdurur, şarkılardan fal tutturur çiçeğe reçele benzer, Golden Retriever masumiyetiyle baktırır.

Kanarya gibi şakıtır, bazen susar bülbüller, hayatımızda hep istediğimiz görüntüler (Yan etkileri: Mide ağrıtır, kalp çarptırır, tansiyon yükseltir)

a / b / c / d / e / .....z grubu insanlık!
Marketlerde ve banka şubelerinde değil, burnunuzun dibinde arayınız.

Bir kere tadınca, "el çek ilacımdan tabip, kılma derman kim helakim zehri dermanındadır..." diyeceksiniz!
Vazgeçmeyiniz!

Feryal Pere kimdir?
20 yıllık reklamcı. Bugüne dek pek çok büyük ajansta kreatif direktör olarak çalıştı. Kurumsal menajerlik şirketi Ajans'ta genel müdürlük yaptı. Arçelik, Beko, Superfresh ve pek çok bankanın da aralarında olduğu yüzlerce reklama imza attı. Şu aralar FB TV'de "Yüksek Kramponlar" programını sunuyor, Radikal'de köşe yazılarına devam ediyor ve aktif olarak Fenerbahçe'nin reklamını yapıyor!

Sloganı: Aşkın Formülü Bulundu!!!

Haluk Mesci
"A" harfiyle başlayan sözcüklerin en netamelisi. Aşk.
9 Şubat tarihli bir gazete haberine göre "aşkın formülü" bulunmuş:
((Ak + K + Ah) / 2) + (3 (G + D) / 10) / ((5 - KG)2 +2)
Efendim, formülü psikoloji, matematik ve iletişim alanlarından araştırmacılar Sevgililer Günü'ne yetiştirmişler. (Küçücük haberdeki küçücük ayrıntıdan anladığım kadarıyla, Ak "arzulanma kabiliyeti", K "karizma", Ah "aşk hormonları", G "güven", D "dostluk" ve KG "kişisel görünüş" imiş.)
İyi halt etmişler, af buyrun! Çoğunluğu matematikten kronik kötü not alan bize yapılacak şey mi şimdi bu yani? Yine bir alay işlem var, parantez var, harf var. (Zaten zor kavram "aşk". Adını söylemesi bile zor. Arapçadan girme:
Kökü ne olursa olsun, A harfiyle başlayan "acı, ağlama, ağrı, ağu, ah, anı, ayrılık, azap" gibi sözcüklerle bal gibi hısım bence. Aynı kan grubundan yani.)
2005'te millet aşkı formülle filan açıklamaya hâlâ çabalayadursun, yıllar önce o güzelim saptamalarından birinde Aşık Veysel, "Kavuşamazsın, aşk olur" deyip tanımlamayı vesaire bitirivermemiş mi ?
Hem kavuşsan da sonsuza kadar süren bir şey olmuyor be usta ! En mutlu aşk bile, zamanla, entropik sona gelip dayanıyor. Yani, "Rakılar ısınır, köfteler soğur" kaçınılmazlığı aşkta da karşımıza çıkıyor. Kimimiz sesimizi içimize gömüp statükoyu sürdürüyoruz, kimimiz mektupları, çocukları paylaşıp yolumuza gidiyoruz. Kötü ayrılmamayı becermişsek, sözler veriyoruz karşılıklı:

- Reach out, I'll be there.
- You've got a friend.

İyi veya kötü filan değil, ayrılmanın kendisini becerememe durumları var bir de. O zaman, açıktan veya gizliden, beddualar sallanıyor karşıya :

Sevişirken, öpüşürken, yapayalnız dolaşırken, Unutmaya çalışırken, unutama beni.

Aşk bedduaları tutuyor mudur nedir; kimileri, unutmadığı gibi üstüne üstlük hâlâ bir umut beslediğini söylüyor :

Karlı Dağından Esmedim
Ben O Yare Hiç Küsmedim
Daha Umudum Kesmedim.

Şurası kesin, hangi taraftan gelirse gelsin, kararsızlık "hem karnım doysun hem peynirim bütün kalsın" demek oluyor aşkta. Seviyorum. Sevmiyorum. İstiyorum. İstemiyorum. Gidiyorum. Kalıyorum.

Git... me dur ne olursun, Ola se thymizoun.
Koklamaya kıyamam benim güzel manolyam;
Sen ağlama, dayanamam.

Aragon dolaylı yoldan aynı noktaya çıkıyor Veysel'le : "Mutlu aşk yoktur".
Bazen, bunu, "mutluluk varsa, aşk yoktur" diye de okuyasım gelmiyor değil ya, neyse. Ama zorluğu veya bulanıklığı kişinin kendisi yaratıyor belki de :

Penceremin perdesini havalandıran rüzgar,
Ne kadınlar sevdim zaten yoktular.
Bir demet yasemen; So easy to look at, so hard to define.

Herkes platonik ve melankolik değil a, tenin emri demiri kesiyor; töreyi, korkuyu, zorluğu, bulanıklığı yeniyor. En azından, yensin isteniyor :

Görmüşem Sevmişem, İsterem Seni Edim Ne Çare; Sevda baştan gitmiyor, sarılıp yatmayınca.
Alam seni koynuma, kış yatam yaz uyanam.

Aşk ritüellerine ve hemen hepsinin sonucunda çıkan acılara, tantanalara karşı en gerçekçi öğüdü, biraz fazla pragmatik olmakla birlikte, "sevdiğini alamıyorsan, aldığını sev" diyen Stephen Stills yapıyor galiba :

If you can't be with the one you love, honey,
Love the one you're with.

Mutlu ya da değil, aşk var ve olmaya devam edecek. Herkes sırasını öyle ya da böyle, yoğun ya da ılımlı savacak; savdığını var sayacak. İnşallah diye, keşke diye düşüncelere dalacak. Tüh diyecek, Allah kahretsin diyecek. Şiirler, şarkılar, Sevgililer Günleri, o günlerde yazılar sürüp gidecek.
Gidecek de, nafile işte. Ben demiyorum, Abdurrahim Karakoç-Musa Eroğlu diyor:

Yar deyince kalem elden düşüyor,
Gözlerim görmüyor aklım şaşıyor.
Lambada titreyen alev üşüyor,
Aşk kâğıda yazılmıyor Mihriban.

Bana sorarsanız,

Bi açlığı seviyorum,
Bi de hasretliği.

Her şeye rağmen, formülünüz kolay, aşkınız bol ve kalıcı olsun. n

Haluk Mesci kimdir?
Eylül 1973'ten Ağustos 2004'e, reklamın yaratıcı bölüm (yazı) tarafında çalıştı. 1978'den bu yana, Birleşik Reklamcılar, Markom Leo Burnett, KLAN EURO RSCG gibi muteber ajanslar kurdu, yönetti, sattı. Halen, iki kurucusundan biri olduğu Mahi Mahi Markalaştırma Hizmetleri'nde reklamcılığa devam ediyor.

PAZAR
"Ses tellerim normalin üç katı uzunluğunda"
Sezen Aksu çalışırken yanından vitaminlerini ve diyet kolayı ayırmıyor
Gelinliği 550 saatte işlendi
Yarım asırlık aşkın hikayesi sahnelerde
Aşk ilanları!!!
Meme küçültme operasyonlarında eşin de fikri mutlaka alınmalı
Suni sperm ve yumurtayla tüp bebek
Hayal kurma dersleri...
Kim korkar hain Chucky'den?
"Patron olmak istemiyorum, ben halimden memnunum"
"Müşterilerim bana balık doktoru derler"
Kalamış'ta bir mahalle meyhanesi
Opera eşliğinde yemek
El yapımı pasta ve kurabiyeler
Çiftlere özel
Azizim Valentinus
Çin'de Çin yemeği yemek zor
Mutluluğu seçmek elinizde
O sadece bir müze müdürü değil, saray nazırıdır
"Bir demet yasemen" / Mutluluğumuzun tek hatırası





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
NEVSAL ELEVLİ
İlber Ortaylı
Tuba Akyol

© 2005 Milliyet