|
 |
|
|
İran'ın üç koşulu
ABD'nin tehditlerini İran nasıl algılıyor? Tahran'a göre, ABD ne yapmak istiyor?
İran'ın Ankara Büyükelçisi Firuz Devletabadi, Tahran'ın algılamasını şöyle yansıtıyor:
"ABD, İran'la ilişki kurmak istiyor. Ancak bunu yaparken yukarıdan bakan bir tutum sergiliyor. Kendini üstün gören bir yaklaşımla yapmak istiyor. İran da böyle yukarıdan bakan bir ilişkiyi kabul etmez."
ABD'nin ne yapmak istediğine ilişkin sorumuza da Devletabadi, şu yanıtı veriyor:
"ABD'nin amacı, İran kanalıyla bölgeyi kontrol etmek. Bunun için ilişki kurmaya çalışıyor. Eğer İran'ı kontrol ederse bölgeyi kontrol edebileceğini biliyor. Bunu sağlarsa bir yandan İsrail'in güvenliğini de sağlayacağını bir yandan da masraflarının azalacağını düşünüyor. Gayreti budur."
Büyükelçi Devletabadi, ABD'nin İran'a müdahalede bulunacağını sanmadığını vurgularken, "Böyle bir askeri girişimi kendileri bile abartılı buluyorlar, biz böyle bir girişimde bulunacaklarını sanmıyoruz" diyor.
ABD'ye üç koşul
Peki, İran, ABD ile ilişki kurar mı?
Devletabadi, "ilişki kurmaya dönük bir müzakere" gerekir, dedikten sonra şu bilgiyi veriyor:
"Biz önkoşullarımızı söyledik. İlişki kurmak istiyorsanız, bu amaçla bir müzakere başlaması için öncelikle ABD'nin yapması gereken şeyler var, dedik. Bu önkoşulları şöyle sıralayabiliriz:
1- Şah döneminde bloke edilen İran varlıklarını İran'a vermeniz gerekir,
2- İran'a karşı çıkarılan yasaları iptal etmeniz gerekir,
3- İran'ın iç işlerine karışmayacağınızı deklare etmeniz gerekir."
ABD'nin bu üç koşulu yerine getirmesi halinde iki ülke arasında ilişki kurmaya yönelik müzakere yapılabileceğini anımsatıyor Büyükelçi Devletabadi...
Bir işarete bakar
İran'ın Ankara Büyükelçisi'ne göre, ABD, İran'la ilişki kurmak ve geliştirmek için bir işaret bekliyor. "Biz" diyor, "bir işaret versek koşarak gelirler." Devletabadi, bir de geçmişten örnek veriyor:
"Reagan zamanında bunu gördük. Başkan'ın güvenlik danışmanı McFarbin, elinde New York'un altın anahtarı özel bir uçakla İran'a görüşmeye geliyordu. İzin vermedik, geri döndü. Yani bir işaret versek ABD hemen bunun üzerine atlayacak."
Buyrun denetleyin
Büyükelçi Devletabadi, İran'ın nükleer faaliyetlerinin barışçıl amaçlı ve açık olduğunu vurgularken, dünyaya da şu çağrıyı yapıyor:
"İran, nükleer faaliyetlerinin barışçıl olduğu konusunda her türlü güvenceyi vermiş. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın gözetimi altında. Biz herkese söylüyoruz. AB'ye de söyledik. Tekrar ediyorum, buyursun gelsinler. Davet ediyoruz. Tesislere baksınlar.
Barışçı olduğunu kendi gözleriyle görsünler. Nükleer enerjiden barışçı amaçlar için yararlanmak bütün dünyanın da İran'ın da hakkıdır. İran'ın her faaliyeti şeffaftır."
İran, Irak değildir
Devletabadi, ABD'nin Irak'a müdahalesini değerlendirirken de şöyle diyor:
"Irak, bir diktatörlüktü. Kapalı bir devletti. Küçük bir devletti. Jeopolitik açıdan da kapalı bir ülkeydi. Bütün bunlar İran'da tam tersidir. İran büyük bir devlettir. Diktatörlük değildir.
Açık bir ülkedir. Dünyayla ilişki halinde bir ülkedir. Kaldı ki, ABD, özelliklerini saydığım Irak gibi bir ülkeye müdahalede bile başarısız olmuştur. Müdahalesi yenilgiyle sonuçlanmıştır. Nasıl çıkacaklarını bilemiyorlar. Irak'la ilgili yeni senaryolar geliştiriyorlar. Bu nedenlerle İran'a müdahalelerini mümkün görmüyorum. Diplomatik girişimler var. Bu yüzden İran'a karşı söyledikleri sözler ilişki kurmak içindir."
Büyükelçi Devletabadi, ABD'nin İran'a dönük tehditlerini böyle değerlendiriyor. ABD ile İran arasında ilişki kurulmasının önkoşullarını sıralayarak da Tahran'ın beklentilerini özetlemiş oluyor.
İran'ın değerlendirme ve yöntem önerisine Washington'un nasıl yaklaşacağı da önümüzdeki günlerde ortaya çıkacaktır...
fbila@milliyet.com.tr
|
|
|

|