|
 |
|
|

Balık burcunun özellikleri
Balık burcu ayrı yönlere giden iki balık ile temsil edilir. Biri maddi ihtiyaçlardan sıyrılmayı, diğeri bu dünyaya ait işleri anlatır. Tam anlamıyla ikilemlerin burcudur
Güneş 19 Şubat'la 21 Mart tarihleri arasında tropikal zodyakta Balık burcundan geçer. Balık, Koç'la başlayan burçlar kuşağının son burcudur ve sembolünde zıt yönlere giden iki balık ile temsil edilir. Balık gerçekten de ikilemlerin burcudur. Balıklardan birisi öte dünyayı, ruhsal hayatı, maddi yaşamın, sorumlulukların ötesinde kalan ve yaratıcı ile birleşmeye giden öğeleri, çözülmeyi, fedakarlığı, doğal olarak dünyevi ihtiyaçlardan sıyrılmayı anlatırken diğer balık onu bu dünyaya yeniden sürükler, ikinci balık adeta hâlâ bitirilmemiş bir iş için dünyaya dönmek zorundadır, tamamlaması gereken işler vardır. Balık bu özellikleri ile iki dünya arasındaki köprüye işaret eder. Sembolünde ortada yer alan birleştirici çizgi, köprünün ta kendisidir.
Büyüklük içinde yok olmak, okyanuslarda erimek Balık burcunun en dikkat çekici yönü
Eski çağlarda bu burcun sembolü yunus olarak resmedilmiştir. Greklerde yunus insanlara yardımcı oluşu, kibarlığı ve sağaltıcı özellikleri nedeniyle Apollo, Poseidon ve Dionysos için kutsal bir yaratık kabul ediliyordu. Ayrı yöne doğru yüzen iki yunus resmi Girit'teki Kral Minos'ın sarayında da yer almaktadır. Romalı tarihçi Pliny ise yetim bir çocukla yunusun hikayesinden söz eder. Hikayeye göre çocuk her gün yunusu beslemek üzere deniz kıyısına gitmekte ve onun üzerine binmektedir. Çocuğun gelmediği bir gün, yunus onu aramaya koyulur ve çocuğu denizde boğulmuş olarak bulur. Yunus çocuğu kıyıya getirir ve kendisi de onunla ölene kadar kalır. Bu hikayede de yunusun ölüm ve ötesi ile ilişkisi vurgulanmıştır.
Büyük denizler, okyanuslar Balık burcunu en iyi şekilde ifade eder. Büyüklük içinde yok olmak, okyanuslarda erimek Balık'ın en dikkat çekici özelliğidir. Günümüzdeki anlamı ile bu, egonun erimesi ve düşük benliğimizden kurtuluş sürecidir. 13'üncü yüzyılda Belh Horasan'da doğmuş ve daha sonra Anadolu Selçuklu Sultanı Keykubat'ın çağrısı ile Konya'ya yerleşmiş olan Mevlana Celaleddin-i Rumi rubailerinde şöyle der: "Yoklukla kavuş varlığa, dünyayı bırak, vuslatla yolun ahreti, ukbayı bırak, Tanrıysa muradın düşünüp durma derin, dünyayı unut, maddeyi, manayı bırak."
İnançların ve ruhsal öğretilerin burcu olan Balık Hıristiyanlığın da sembollerinden biriydi
Balık aynı zamanda inançların, ruhsal öğretilerin ve imanın burcudur. Balık, Hıristiyanlığın da sembollerinden birisi olmuştur. Hâlâ içinde bulunduğumuz Balık çağında büyük dinler ortaya çıkmış, sosyal yaşama hakim olmuşlardır. (Astrolojik çağlar ekinoksların kaymasına göre hesap edilir, zira yıldız zodyakında 0 derece Koç'un bulunduğu derecede şu anda tropikal zodyakta Balık yer almaktadır, yaklaşık 350 yıl içerisinde, bu noktaya Kova burcu denk gelecektir, Kova çağına henüz girmedik ancak kırılmalarını yaşıyoruz.) Hint bilgilerinde ise bu burç ilk üç derecesinde Purvabhadra, ardından (13.20 derecelik) Uttarabhadra ve Revati bölümleri (ay menzilleri ya da nakşatralar) ile tamamlanır. Saydığımız ikinci bölümde gizemler, ruhsal bilgelik ve insan psikolojisine eğilim gözükür. Örneğin Nobel ödüllü Alman yazar Herman Hesse'nin Ay'ı bu bölümdedir. Bu bölüm aynı zamanda yalnız ve gizleyicilikle de ilişkilidir. Revati bölümü ise çok daha yumuşak, koruyucu ve hırstan uzakta bir görünüm sergiler.
Hangi kültürde olursa olsun Balık burcu bize fedakarlık geliştirme, ruhsala açılma, başkalarının acılarını anlayabilme yetisini anlatan hikayelerle doludur. Yaşam ise sürekli bir devinim içerisindedir; Balık yerini yeni doğan bir bebeğe, Koç'a bıracaktır.
web: www.hakankirkoglu.com
Faks: 287 74 37
e-mail: hkirkoglu@superonline.com
|
|
|

|