Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 20 Şubat 2005 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Özal / Erdoğan


Recep Tayyip Erdoğan'ın, Turgut Özal'ı model aldığı yakınlarınca- yazılıyor, söyleniyor. Eğer öyle ise... İşte bir Özal modeli... Özal, başbakan olduğunda Devlet Planlama kökeni nedeniyle sanayi ve enerji yatırımlarına yoğunlaşmıştı.
Türklerin çoğu gibi deniz kültürü gelişmiş değildi.
Kanıtı...
Gökova'nın pırlanta gibi bir koyuna termik santral kurdu.
Başbakanlığının ilk yıllarıydı.
İnatçıydı.
Çevrecilerin, aydınların, deniz tutkunlarının, yöredekilerin bütün direnişlerine karşın dayattı.
Güzelim Gökova hâlâ asit yağmuru altında.

İkinci Özal
Daha sonraki yıllarda Özal, Göcek koyunu keşfetti. Mavi yolculuklar yaptı.
Doğayı, denizi, çevreciliği "değer" olarak algılamaya başladı. Her şeyin baraj, elektrik, yüksek gerilim hatları, çimento, taş ve iş makinesi olmadığını zamanla anladı.
Bunda, sevgili Can Pulak'ın katkısı büyüktür.
Bir kez daha kısaca anlatayım:
Göcek körfezinin cennet gibi koyları tek tek Özal'ın yakını işadamları tarafından satın alınmıştı.
Göcek'i taş ve beton yığını otellerle dolduracaklardı.
Bangır bangır disko müziğiyle ve kumarhanelerle kirleteceklerdi. Ne balık kalacaktı, ne çiçek, ne arı, ne böcek, ne kelebek...
Turgut Özal'a, bir uçak yolculuğunda Göcek'teki yağmayı, diğer kıyılarımızdaki genel beton kirlenmesini anlattım. Eğer, "yeşil ve mavi korumaya alınmazsa kıyılar çöplük olacak" dedim.
Birkaç dakikada durumu algıladı.
Bana, "Sen denizleri biliyorsun. Korunmaya alınması gereken yerleri işaretle" dedi. Sonra konuya nasıl içtenlikle sahip çıktığını da gösterdi:
"Ama hükümet kararnamesiyle falan olmaz. Başka hükümet gelir, kararnameyi iptal eder, her şeyi bozar. Biz, esaslı bir kanun çıkaralım. Hükümetler, böyle hassas konulardaki kanunları değiştirmeye cesaret edemezler..."
.......
Antalya'da gene bir gezi...
Özal'ın odasındaydık.
Güncel siyasetle ilgili konuşmalardan sonra bana "korunmaya alınacak yerler listesini" sordu.
Kâğıdı verdim. Başdanışmanı Can Pulak'ı çağırdı.
"Can, bu listeyi al, bütün kıyıları dolaş, incele. Zaten çoğunu da biliyorsun. Listenin son halini sen belirle, bana getir" dedi.
Can, ciddi bir çalışma yaptı. Onun yaptığı liste üzerinden bir "özel çevre" yasa tasarısı hazırlandı ve Meclis'ten geçerek yasalaştı. İşaretli yerler ve Göcek, Milli Park sayıldı. Beton yağmasından kurtuldu.
"Özel Çevre Kurumu" ve ilk kez "Çevre Bakanlığı" da kuruldu. Türkiye'nin kıyılarında hâlâ nefes alınıyorsa bu nedenledir.
Ne ilginçtir ki, Turgut Özal, yazlık çalışma konutunu da Gökova'nın Okluk koyuna yaptırdı.
Her şeyini Can Pulak düzenledi. Küçücük bir konuttu.
Cumhurbaşkanlığı personelinin kalmaları için hiçbir inşaat yapılmadı. Can Pulak, beton kirliliği olmasın diye gezici / tekerlekli yeşil ofisler kurdurdu. Konutu çevreleyen kafes teller bile yeşile boyandı.
Ve AKP dönemi...
Ne yazık ki, başbakana doğrudan bağlı olan "Özel Çevre Kurumu" iğdiş edildi. Çevre Bakanlığı yok edildi ve Tarım Bakanlığı'nın bir "takısı" haline geldi.
Türkiye'de ciddi çevre katliamı yaşanıyor.
Şimdi de Bodrum'da akvaryum diye anılan cennet gibi kıyılar ve birinci derecede sit alanı olan Adaboğaz gibi burunlar, yeşillik olarak öngörülen yarımadalar ve hatta adalar Ankara'da peşkeş çekilmiş.
Bürokrasi sürecinde, ekspres hızıyla "izin" yolculuğu yapıyor.
Ancak, tüm Bodrum ayakta.
On binlerce imza toplanıyor, yürüyüşler yapılıyor. Avrupa Birliği'nden de çevre örgütleri bu hareketin arkasında.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Turgut Özal'ın Gökova Enerji Santralı ayıbını üstlenen "pişman" kimliğini mi örnek alacak?.. Yoksa daha sonraki çevreciliğini mi?
Son pişmanlık fayda vermiyor.
Yeşil de mavi de giderse, geri gelmez.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Kuyruksuz uçurtmalar, uçurtmasız kuyruklar...
BEKTAŞİ babasına sormuşlar: - Baba erenler, ...
Melih AŞIK
Halk emperyalizmi
Zülfü Livaneli, köşesinde Yunanlı besteci Mik...
Fikret BİLA
Denetim ve yönetim
Türkiye, maalesef bir yolsuzluk cenneti gibi ...
Hasan CEMAL
Türkiye, Amerika, dostluk, düşmanlık!
Türkiye'yi uzun yıllardan beri hemen her konu...
Güneri CIVAOĞLU
Özal / Erdoğan
Recep Tayyip Erdoğan'ın, Turgut Özal'ı model ...
Abbas GÜÇLÜ
Haydi Çocuklar Okula (1)
2005 Türkiye'si için en büyük yüz karası, en ...
Mehmet Y. YILMAZ
Yunanlılar Müslüman olsaydı Türkler gibi olurlardı derken..
Masalardan yükselen kesif bir sigara dumanı, ...
Hasan PULUR
Yine türban...
HAYIR, bu "başörtüsü" değil "türban"dır... "B...
Derya SAZAK
Münih'te Türk gecesi
Sahnedeki rock solisti Alev, Alman bir baba v...
Meral TAMER
İyi ki aradınız Asım Bey
Cumhuriyet gazetesinde, dış haberler servisin...
Ece TEMELKURAN
Lütfen nükleer santral yapma!
Yeryüzü için iki seçenek giderek daha keskin ...
Tamer HEPER
Böyle mantık olur mu?
Bir gün "Yeni Medeni Kanun yapıldı, bundan so...
Güngör URAS
"Asayiş Uzmanı" Giuliani
Rudolph Giuliani, New York'ta yaşayan bir İta...
Serpil YILMAZ
Mandela'nın ülkesindeki Gülen okulları
Siyahların zaferinin simgesi Mandela'nın ülke...

© 2005 Milliyet