|
 |
|
|
Şahsım hakkında suç duyurusudur!
ABD ile Türkiye'nin arasını bozan benim. Bütün sorumluluğu alıyorum. Görüşmeler için hazırım...
Wall Street Journal gazetesinde, Robert L. Pollock imzalı bir makale yayımlandı. Çok mühim makale idi bu. Zira makaleye göre ABD'ye karşı Türkiye'de bir düşmanlık büyüyor ve bunun "ele başılığını" da medya yapıyordu. Yapıyormuş yani. Makaleye göre bu "düşman cephenin" neferleri Solcu-İslamcı ittifakı imiş. Elhamdülillah İslamcılarla müteffik olmuş değilim. Kapımıza geldiler, istediler (!), kabul etmedik. Kusura bakmasınlar kısmet değilmiş! Benim kısmetimde, muktedirlerle ittifak yapmak pek olmaz zaten. Neyse, bu konuyu belki çok zaman sonra, köşe yazarlığı işini bırakırsam mesela, "hatırat" olarak anlatırım.
Onlar masum...
Gelelim esas mevzuya. Diyeceğim odur ki, bu suçu kardeşim, ben işledim. Kralla aramızı bozan benim. Neyse vebali boynuma. Bunu açıklama gereği duyuyorum çünkü "masumların" bu suçun bedelini ödemesini istemem. Birinci sayfalarından "Amerikalıların şahane füzeleri var" diye savaş başlamadan önce yayın yapanlar, ABD'nin silahlarını neredeyse bir "fallus hayranlığıyla" anlata anlata bitiremeyenler; "Tabii savaş kötü bir olay. Ancak..." diye lafa başlayıp neredeyse ABD birliklerine nereden girerlerse en "fizibıl" sonucun nasıl alınabileceğini anlatanlar; savaş karşıtlarına "bir grup meczup" muamelesi yapanlar; Bush'un elini sıkmak için beyin önünde küçülen marabalar gibi bükülenler; Iraklılar ölürse bundan nasıl kâr edeceğimizi yazılarında, haberlerinde, manşetlerinde ince ince hesap edenler ve dahi ABD askerleriyle kılıç kalkan kuşanıp orduyla aynı yatağa giren "embedded" kardeşler masumdur! Suçlu olan benim...
Fakat birkaç konuya da açıklık getirmek isterim. Benim ve basındaki az sayıdaki bazı meslektaşlarımın yaptığı şey, "Amerikan düşmanlığı" yaratmak değil, olsa olsa Bush kabinesi düşmanlığı yaratmaktır. Ancak öyle görünüyor ki kendisini ABD'nin "komutan kralı" zanneden Bush, kendisine ve pervasız dış politikasına yöneltilen düşmanlığı ve nefreti Amerikan halkının hesabına geçirerek çıktığı açgözlü seferberlikleri onların gözünde haklı göstermeye, kendi halkını korkutarak saldırganlaştırmaya çalışıyor.
Sanırım bir gün, ABD halkının tamamı (!) bu adamın paranoyasıyla uyutulduğunu anlayacaktır. Umarım bu uyanış için Bush'un bir gün çıkıp Kuzey Kutbu'ndaki Eskimoların da ABD'ye karşı bir "şer ekseni" oluşturmak üzere olduklarını, buzların altında Amerikalıları öldürmek için nükleer silah imal ettiklerini söylemesini beklemek gerekmez.
Diğer yandan bugün de ABD'de milyonlarca insan durumun en az bu kadar yalan, en az bu kadar saçma olduğunun farkında. Bu yalanlarla yönetilen, bu yalanlara inanan insanları uyandırmaya çalışmak için müthiş azap verici bir sorumlulukla baş başa olan Amerikan halkına ben niye düşman olayım? Olsa olsa onlara karşı kederli bir kardeşlik beslerim. Onlar da ezilenlerdir; onlar da Bush kabinesi tarafından istilaya uğramış bir ülkenin yurttaşlarıdır. Evet, böyle söylemek lazım: Bush'un Amerika işgaline karşı biz, Amerikan halkının tarafındayız!
Birinin yapması lazım
Bugünlerde artık, eskitilmiş, aynı mankafalılıkla tekrar edildikçe çürümüş yalanlarıyla Bush kabinesi, ağzına İran'ın ve Suriye'nin adını daha sık almaya başladı. "O kadarını da yapamaz" diye düşündüğümüz şeyleri yapmaya hazırlanıyor gibiler.
Bu da demektir ki benim sicil yine kabaracak. Tıpkı bu yazı gibi şahsım hakkındaki suç duyuruları çoğalacak da çoğalacak. Ne yapayım? Birilerinin de zalimlere karşı "namus suçlarını" işlemesi lazım!
ecetem@hotmail.com
|
|
|

|