|
 |
|
|
Bu nasıl savunma?
Baba oğul Kaymaz'ın öldüğü operasyona katıldıkları gerekçesiyle 4 polisin yargılandığı davada sanık avukatı, "BM raporuna göre, çocuklar da terörist olabilir. Çocuğun koltuk altındaki kıllar uzamış, bıyıkları terlemiş" dedi
ÖZGÜR CEBE, FERİT ASLAN, ADNAN AVUKA Mardin DHA
Kızıltepe'de, kamyon şoförü Ahmet Kaymaz (31) ile oğlu Uğur'un (12) öldüğü operasyona katıldıkları gerekçesiyle haklarında 6'şar yıl hapis istemiyle dava açılan 4 polisin yargılamasına dün başlandı. Sanık avukatı Veysel Güler, savunmasında, "12 yaşında bir çocuğun terörist olamayacağı söyleniyor. Birleşmiş Milletler'in (BM) geçen hafta yayımladığı rapora göre, dünyadaki çocuk terörist sayısının 360 binden 300 bine düştüğü belirtiliyor. Demek ki çocuklar da terörist olabiliyor" dedi.
'Talimatla ifade veririz'
Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya sanık polisler Seydi Ahmet Töngel, Yaşafettin Açıksöz, Mehmet Karaca ve Salih Ayaz katılmadı. Polisler, geçen hafta gönderdikleri dilekçeyle başka bir ile tayin edildiklerinden duruşmaya katılamayacaklarını ve bulundukları yerde talimatla ifade vermeye hazır olduklarını bildirdi. Mahkeme, Ahmet Kaymaz'ın kardeşleri Reşat ve Murat Kaymaz'ın müdahil olma taleplerini de, "suçtan doğrudan zarar görmedikleri" gerekçesiyle reddetti.
Müdahil avukat Tahir Elçi, "Sanıklar gelmeden, mahkemede hazır olmadan, gerçek ortaya çıkmaz. Sanıklar ancak savunmaları alındıktan sonra duruşmadan vareste tutulabilir" dedi. Avukat Sezgin Tanrıkulu da idarenin sanıkları başka illere tayin ederek yargıya müdahale ettiğini iddia etti. Kızıltepe Savcılığı'nın hazırladığı fezlekede, baba oğulun terörist olarak gösterildiğini belirten Tanrıkulu, "Herhalde 'ölüler canlanır' diye bu fezlekeyi hazırlamışlar. Zaruret 12 yaşındaki çocuğa, 13 kurşun sıkılması mıdır?" diye konuştu.
Sanık avukatı Güler de, yargısız infazın 5 - 10 saniye ile sınırlı olduğunu kaydederek şunları söyledi: "Tanıkların silah seslerinin 20 dakika sürdüğünü söylemesi, çatışma yaşandığını gösteriyor. Ahmet Kaymaz'ın kullandığı silahın 7 Ağustos 2004'te Mardin'de bir polis karakolu baskınında da kullanıldığı ortaya çıktı. Uğur'un silahından 8, Ahmet'in silahından ise 5 el atış yapılmış. Ayrıca ellerinde atış artığı olduğuna dair tespitler var."
Uğur Kaymaz'ın yaşı konusunda tereddütleri olduğunu da söyleyen Güler, "Bu çocuğun tanıkların anlatımına göre koltuk altındaki kıllarının uzamış olduğu ve bıyıklarının terlediği belirtiliyor" şeklinde konuştu.
Mahkeme heyeti, Ahmet ve Uğur Kaymaz'ın öldükleri andaki durumlarının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu'na yazı yazılmasına, sanık polislerin tutuklanması talebinin reddine ve talimatla ifadelerinin alınması amacıyla görev yaptıkları illerin Cumhuriyet Başsavcılıklarına yazı yazılmasına karar vererek duruşmayı 16 Mayıs'a erteledi.
50 müdahil avukat
50'den fazla avukatın müdahil olduğu davayı, TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyeleri AKP'li Cavit Torun, CHP'li Mesut Değer, AKP'li Faruk Ünsal, CHP'li Hüseyin Güler, AP Milletvekili Feleknaz Uca, DEHAP lideri Tuncer Bakırhan ve eski DEP'li Selim Sadak da izledi. Ahmet Kaymaz'ın eşi Makbule, annesi Emine ve kardeşi Reşat da salonda yerlerini aldı. Makbule Kaymaz, Kürtçe dışında dil bilmediği için, kimlik tespiti tercüman aracılığıyla yapıldı.
|
|
|

|