|
Laikliğin tekzibi
Ömer Öngüt adlı tarikat şeyhi, yazdığı kitapta organ naklini günah ilan ediyor. Organ bağışlayanların cehennemde yanacağını ilan ediyor. Sabah gazetesi de bu kitabı haber yapıyor. Sahte hadislere dayandığını belirtiyor. Derken Ömer Öngüt, Sabah'a tekzip gönderiyor. Yarım sayfa uzunluğundaki tekzipte yine hadis ve din kurallarına dayanarak organ naklinin yanlışlığını savunuyor.
İşin ilginci... Sakarya Sulh Ceza Mahkemesi ve itiraz üzerine konuyu inceleyen üst mahkeme 2. Asliye Ceza, hadislere ve dini izahlara dayandırılan iddiayı, tekzip olarak uygun görüyor. Yayınını şart koşuyor.
Sabah Genel Yayın Yönetmeni Ergun Babahan, dün bu hukuk uygulamasının laikliğe aykırı yönünü vurguluyor ve çok tehlikeli bir yola girildiğini haber veriyordu. Doğrudur. Ama sormak da gerekir...
Acaba basın olarak laikliği ancak böyle durumlar ortaya çıkınca mı hatırlayacağız? Acaba medyanın geneli iki yıldır ne tarafa omuz veriyor, laikliğe mi, yoksa dinci siyasete mi?
Tesadüfe bakın:
AKP'nin ABD'yle arasının limonileşmesine parelel olarak, bizim ülkedeki hararetli AKP destekçileri de AKP'yi eleştirmeye başladılar...
ABD'nin sıkıntısı...
BBC'nin (ABD ile aramızı açan) anketine göre, Türkiye'de Amerikan karşıtlığı yüzde 82, Almanya'da yüzde 77, Fransa'da yüzde 75... Fark büyük değil... Ancak ABD başkalarıyla değil, sadece bizimle uğraşıyor. "Beni nasıl sevmezsin" diye psikolojik baskı yapıyor. Belli ki Türkiye'yi suçlama altında bırakıp taviz olarak İncirlik'i kullanmayı falan tasarlıyor... Suçlamalara boyun eğip Suriye ve İran'a saldırıya hazırlanan ABD'nin yanında yer almak, yeni katliamlara ortak olmaktır. Çok dikkatli olalım.
ABD Başkanı Bush'un izlediği politikalara karşı çıkmak "Amerikan düşmanlığı" ise, o düşmanların başkomutanı Amerikalı yönetmen Michael Moore'dur.
* * *
Başbakan Erdoğan, "CHP'nin geçmişi lekeli" demiş. Enerji Bakanlığı'ndaki yolsuzluklara bakarsak, AKP'nin de bugünü...
Haldun Ertem
Keçiören'de öpücük
Ankaralı genç hanım okurumuz, geçenlerde Keçiören'de sevgilisiyle birlikte belediyenin parkında oturuyormuş. Bir ara sevgilisi onu öpmüş. Biraz sonra yanlarına bir görevli gelmiş.
- Ne yapıyorsunuz burada?
- Oturuyoruz...
- Biraz dikkatli olun, bakın yukarıda Başbakan'ın evi var...
O sırada Başbakan'ın evine 500 metre uzaklıkta olduklarını söyleyen hanım okurumuz nasıl bir tehlike arz ettiklerini anlamamış, hâlâ merak ediyormuş...
Erkan Mumcu'yu dinlerken, "Ohhh, Türkiye'de yükseköğrenimin türbandan başka sorunu yokmuş" diye düşünüyor ve rahatlıyoruz.
Harun Telci
Küresel BAK...
Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu'nun (Küresel BAK) düzenlediği, "Savaşsız Bir Dünya için Uluslararası Buluşma"nın 2.'si geçen hafta sonu İstanbul'da yapıldı. Konuşmacılardan biri ABD'deki "Military Families Speak Out" (Asker Aileleri Konuşuyor) adlı örgütten Dr. Anne Roesler idi... Oğlu Musul'da bulunan Dr. Roesler, başlangıçta savaşı destekleyen ABD halkının, artık üretilen yalanları yavaş yavaş kavradığını söyledi. Buna rağmen halkın henüz büyük bir tepki koymamasında "sansür"ün etken olduğunu belirtti... Roesler, "Irak'ta ölen ABD askerlerine ilişkin medyada herhangi bir bilgi verilmiyor. Irak'tan dönen yaralı askerlerin görüntüleri gösterilmiyor. Bu savaşın belki de sadece yakınları askerde olan aileler farkında. Onlar da konuşmaktan korkuyor..." diye konuştu.
Dr. Roesler, buna rağmen geçtiğimiz yıl 100 - 200 arası aile tarafından kurulan örgütlerinin her geçen gün büyüdüğünü ekledi.
Etkinliğe katılan bir başka önemli isim, Irak Müslüman Bilim Adamları Birliği'nin üyesi Isam El - Rawi'ydi. El - Rawi dedi ki:
- ABD ve İngiltere bize özgürlük getirmek için geldiklerini söylediler. Bu nasıl özgürlük? Elektriğimiz yok, hâlâ günde 4 saat elektrik veriliyor. Temiz su bulamıyoruz. Petrol ülkesiyiz ama benzin kuyruklarında saatlerce beklemek zorundayız. İşgal başladığından beri 300'ü aşkın profesör öldürüldü. 2000'den fazla profesör ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. İşgalciler her şeyi yıktılar. Irak kütüphanesi tahrip edildi. Kuran'lar, kitaplar, belgeler; hepsi kayboldu. Irak'ta bir direniş hareketi var. Teröristler de var. İşgal başladığından beri teröristler Irak'a kolayca girebiliyor. Niçin engel olmuyorlar onlara? Teröristler bu kadar parayı, yüksek teknolojili silahları nereden buluyor? Kim destek oluyor onlara? Bunların cevabını vermesi gereken işgalcilerdir.
m.asik@milliyet.com.tr
|
|