|
Erkan Mumcu'ya müteşekkir olmalıyız
Dün sabah uyanır uyanmaz uzak - yakın tanıdıklarımdan peşpeşe telefonlar gelmeye başladı. Gazeteye gittiğimde ise dostlarımın telefonlarına okur telefonları, e - postalar ve Doğan Medya Center çalışanlarının ilgisi de eklendi.
800 kişinin çalıştığı binamızda merdivenleri inip çıkarken, asansörde, odamdan yemekhaneye hatta tuvalete giderken bile iş arkadaşlarım yolumu kesip, önceki gece Habertürk'teki Basın Kulübü'nde 3 saat boyunca birlikte olduğumuz Erkan Mumcu ile ilgili fikir beyan ettiler, izlenimlerimi sordular.
Öncelikle Basın Kulübü'nü başarıyla yöneten Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Melih Meriç'e teşekkür etmek istiyorum. Mumcu'nun AKP'den ve bakanlıktan istifa haberini ilk andan itibaren enine boyuna işleyen Meriç, bizleri (Mehmet Barlas, Mehmet Altan, Metin Münir, Taki Doğan) Mumcu ile biraraya getirerek, Türkiye'nin geleceğine farklı bir perspektiften bakabilmemiz için fırsat yarattı. Ancak bizler de Mumcu da, elbirliğiyle bu fırsatı layıkıyla değerlendiremedik galiba...
Lider olarak ilk!
İlgi yelpazesi ve ufku çok geniş olan Mumcu, liderliğe soyunduktan sonra ilk kez çıktığı bu programda, herşeyi peşpeşe, soluksuz söylemek istiyor gibiydi. Gazeteci arkadaşlarımın hepsi için geçerli değil ama bizler de galiba 2,5 yıldır alışık olduğumuz Kasımpaşalı terminolojisi ve Kemal Abi (Unakıtan) üslubundan Mumcu'ya geçiş yaparken, antrenmansız kaldığımız için biraz zorlandık.
Ancak dün Milliyet'i açıp da Derya Sazak'ın Sohbet Odası'na konuk olan DYP Başkanı Mehmet Ağar'ın fotoğrafını görünce, söylemi farklı, yeni bir lider görmeye insanların nasıl da susamış olduklarını daha iyi algıladım. (Örneğin gazeteci olduğum halde hiç bir kuvvet beni, Mumcu'nun yerinde Ağar'ın oturduğu bir Basın Kulübü'ne katılmaya -hatta bu örnekte seyretmeye bile ikna edemezdi.
Tarihi bir hamle
Mumcu'nun istifasını duyduğum ilk andan itibaren, bunun sıradan bir olay olmadığına emindim. Mumcu, mükemmel bir zamanlamayla, AKP'nin kırılma noktasını belirleyecek olan düğmeye basmıştı. Kendisi için iyi mi kötü mü olur bilemiyordum, ama siyasetin yaramaz çocuğu Türkiye için çok hayırlı ve tarihi bir çıkış yapmıştı. Bu tek kişilik istifayla;
1) AKP, Anayasa'yı değiştirebilecek çoğunluğunu yitirmiş,
2) Parti içinde 17 Aralık sonrasında hızla su yüzüne çıkan dağınıklığın sürüncemede kalması önlenmiş, (ya daha da çözülür, ya da toparlanır)
3) Aylardır sözü edilen, ancak parti içi rakip grupların onayı sağlanamadığı için bir türlü gerçekleştirilemeyen kabine değişikliğinin fitili çekilmiş,
4) "Tek parti iktidarı" diye övünülen AKP'nin, hiç de homojen bir yapıya sahip olmadığı, kamuoyu ile de paylaşılmış,
5) "Başarının" sarhoşluğuyla gerçeklerden kopmaya başlayan Başbakan'a, ivedi çözüm bekleyen sorunlara yönelmesi için ciddi bir uyarı mesajı göndermiştir.
AKP hafife alamaz
Habertürk'teki programda da altını birkaç kez çizdiğim gibi bütün Türkiye, hepimiz, AKP'liler de dahil, istifasıyla taşları yerinden oynattığı için Mumcu'ya müteşekkir olmalıyız. Mumcu düğmeye basmıştır, bundan sonra AKP ya bir an önce toparlanacak, ya da çözülme hızlanacaktır. Mumcu'nun istifasına AKP'li çevrelerden gelen "Sıradan, önemsiz bir olay", "İstifa etmedi, kendisine git dendi", "Turizm tahsislerinde ve Türkiye'nin tanıtım ihalesinde boşluklar vardı" yollu yorumlar, ancak kamuoyunu yanıltmaya yönelik olabilir. Dünkü Akşam'da okudum. Başbakan Mumcu'nun istifasının kayıp olmadığını belirterek "Cüceyi dev yaptılar" demiş. Gazete kupürünü kesip arşivime koydum, zamanı geldiğinde AKP'lilere hatırlatmak üzere...
DEVAMI YARIN
mtamer@milliyet.com.tr
|
|