|
Türbanlı Mona Lisa
Nihayet "Mona Lisa"ya da türban taktılar. Radikal İslam köktencileri değil, ünlü Amerikan dergisi TIME...
28 Şubat 2005 tarihli TIME'ın kapağında elleri ve tebessümüyle ünlü, Leonardo Da Vinci'nin Mona Lisa'sı, kutsal kitap Kuranıkerim'in Nur suresindeki gibi boynunu ve omuzlarını kapatacak şekilde bir türbanla sarılmıştı.
Kapakta "AVRUPA'NIN KİMLİK KRİZİ" başlığı var.
Hemen altında şöyle bir soru: "Çokkültürlülük ölüyor mu? Müslüman göçmenlere karşı burukluk..."
İlk sayfa açılıyor...
İçindekiler sayfası...
Kırmızı beyaz sweetshirtler içinde beyaz türbanlar takmış, beyaz tunikli, beyaz çizmeli genç kızlar... Göğüslerinde ve kollarında beyaz ay yıldızlar. Fotoğraf altı: "Berlin'de/kendi evlerindeki Türkler - bugünkü Avrupa'nın yüzü."
Dünyanın en çok okunan ABD dergisinde bu kapak ve Avrupa'daki İslam ile Avrupa'daki Türkleri örtüştüren fotoğraf, herhalde bir rastlantı değil. ABD mutfağında, Türkiye kokuları gelen bir şeyler kaynatılıyor.
Dünyanın en çok satan ve Washington'da Bush'un sabah kahvaltısında okuduğu ilk gazete olan Wall Street Journal'da Türkiye'ye şimşekler yağdıran makale, hiç kuşku yok ki "yazılmış" değil, "yazdırılmıştı."
TIME'ın da bu haftaki kapak konusu, ABD Başkanı Bush'un, Avrupa gezisi ve Brüksel'de Avrupalı liderlerle yapacağı görüşmeler nedeniyle düzenlenmiştir. Ama...
Hangi Avrupa'yla?
TIME'a göre "Avrupa, kimlik krizi sürecinde. Avrupa'yı Avrupa yapan Rönesans değerleri, değişim ve dönüşüm göstermekte...
Almakta olduğu Müslüman göçüyle Rönesans kimliğinden kopmakta..."
..............
TIME'ın kapağında yer alan Leonardo da Vinci'nin Mona Lisa'sı (La Jaconde'u) türban takmışsa, işte bu verilmek istenen "kimlik karmaşası" mesajıdır.
ABD'nin AB ihtiyacı
Bu gezisinde Bush'un çabası, "Atlantik'in iki yakası arasında esintileri ısıtmak..."
Ortadoğu ve Asya içlerinde Rusya'yı yola getirmekte, Avrupa'nın katkısını sağlamak...
TIME'da bu doğrultuda bir makale var. Mark Leonard imzalı makale, "ABD, 50 yıldır ilk kez, Avrupa'nın yardımına ihtiyaç duyuyor" diye başlıyor.
Şöyle saptamalar var:
"Kiev'de, Saraybosna'da, Ankara'da, Ramallah'ta ve hatta Tahran'da AB'nin ABD'ye göre çok daha yapıcı etkisi vardır. AB'nin dönüştürücü gücü, güçsüzlükle karıştırılmasın. AB, diğer ülkeleri, işgalle ve tehditle değiştirmiyor, en büyük tehdidi dostluk ve özellikle üyelik ilişkileri sürecinden geri çekilmek oluyor.
Bosna, Türkiye ya da Ukrayna için Brüksel bürokrasisinin ilişkileri dondurması, en kötü olasılık. (Üye olan her ülke eşcinsellikten sağlıklı besine kadar 80 bin sayfa dolaylarında yeni yasayı kabul etmek ve kesinlikle değişerek Avrupalı olmak durumunda.)
Başkan Bush, Avrupa'nın başarılı modeline bir kez daha bakıyor ve Asya'dan Afrika Birliği'ne ve Arap Ligi'ne kadar ilişkilerini yeniden düzenlemekte bu modelden yararlanmayı düşünüyor.
21. yüzyılın YENİ AVRUPA YÜZYILI olacağına inanıyorum. Çünkü, Avrupalılık tarzı, dünyalılık tarzı olacak."
...........
Ama hangi Avrupa?
TIME'ın kapağı ve içerideki başı örtülü Türk genç kızlarının fotoğrafları, "Avrupa İslam etkisine girmesin" kaygısını yansıtıyor.
Ama yukarıda bazı satırlarını yansıttığım Mark Leonard'ın makalesinde, "Batı'yla bütünleşmekte olan Türkiye üzerinden, terörizm tehdidiyle daha iyi mücadele edilebileceğine" de işaret ediliyor.
Peki hangi Türkiye?
Bütün bu bulgular, ABD'nin belki de Türkiye için "ılımlı İslam demokrasisi" yaklaşımlarını yeniden gözden geçirmekte olduğu izlenimini veriyor. Avrupa medyasında da yer alan, "Türkiye'de Kemalizm ve Laisizm tehlikede" mesajını veren yayınlar, Laik Türkiye'ye giydirilmek istenen "ılımlı İslam demokrasisi" cüppesinin dikiş atmakta olduğu gibi de yorumlanabilir.
g.civaoglu@milliyet.com.tr
|
|