Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 24 Şubat 2005 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Irak'ta demokrasi oyunu


Iraklı Kürt lider Celal Talabani'nin sözlerini anımsıyorum. 2003 yılı Mayıs ayı. Saddam rejimi daha yeni yıkılmış. Kendisiyle Bağdat'ta görüşürken Ankara'ya şu mesajı göndermişti:
"Türkiye bizimle iyi geçinsin. Kürtler, Bağdat'ta iktidar ortağı oluyor. Ama belki daha önemlisi, bizim tek laik güç olmamız. Şiiler ve diğerleri bizim gibi değil, laiklikten hoşlanmıyorlar."
İki yıl geçmiş.
Talabani'nin biraz da ince alay kokan bu mesajında gerçek payı yok değildi.
Nitekim, Irak'ta seçimler yapıldı ve beklendiği gibi Şiiler kazandı. Oyların yüzde 48'ini aldılar. Ekim ayına kadar yeni anayasayı yapacak olan 275 sandalyeli Kurucu Meclis'te 140 üyeleri var. Başbakan adayları da önceki gün açıklandı:
İbrahim Caferi.
Bizim basında 'Dava Partisi lideri' olarak geçiyor. Türkçe, İslam'a Davet Partisi anlamına geliyor. Irak'taki en büyük, en köklü iki partiden biri. Öteki Şii partisi, Irak İslam Devrimi İçin Yüksek Konsey (SCIRI) adını taşıyor.
Her iki partinin lider kadroları, İbrahim Caferi dahil Saddam'lı yılları İran'da, sürgünde geçirmişler. SCIRI'nin silahlı gücü olan Bedr Tugayları, Tahran'daki molla rejiminin vurucu gücü olan Devrim Muhafızları tarafından eğitilmiş... İslam'a Davet Partisi lideri İbrahim Caferi'yle Bağdat'ta 2003 yılı Kasım ayında görüşmüştüm.
1947 Kerbela doğumluydu. Musul'da tıp okumuştu. "Saddam'ı 1991'de devirebilirdik" demişti. "Amerika'nın ihaneti mi?" deyince, yanıtsız bırakmıştı sorumu.
Amerika'dan hoşlanmadığı her halinden belliydi Caferi'nin. Irak'ta özellikle İslam'a Davet Partisi'ni hedef alan ve korkunç 'Şii katliamları'na sahne olan her iki dönemde de Amerika vardı. Saddam 1980'de İran'a saldırırken arkasına Amerika'yı almıştı. Caferi aynı yıl yeraltına girmiş, İran'a kaçmıştı.
Amerika 1991'deyse Şiilerle Kürtlerin Saddam'a karşı isyanlarını önce destekleşmiş, sonra geri çekilmişti. Kuzey'de Kürtleri korurken, Bağdat ve Güney Irak'ta Saddam'ın Şii katliamlarına seyirci kalmıştı.
Caferi, Amerika konusunda fazla konuşmak istememişti. "Tarihi artık tarihe bırakalım" demekle yetinmişti.
Bu arada Türk askerinin Irak'a şu ya da bu şekilde gelmesine karşı çıkmıştı.
O tarihlerde, anayasayı yapacak olan bugünkü Kurucu Meclis'in nasıl seçileceği tartışılıyordu Irak'ta.
Şiiler seçimden yanaydı.
En yüksek ruhani otorite sayılan Büyük Ayetullah Ali Sistani bunun için fetva yayınlamıştı. İbrahim Caferi'den edindiğim izlenime göre, seçimle değil atama ile belirlenecek bir kurucu mecliste üstü örtülü Amerikan ağırlığından kaygı duyuyordu Şiiler...
İslam'a Davet Partisi lideri Caferi'yi devlet ve İslam konusunda sıkıştırmıştım. Fazla açık vermemişti. Ilımlı gözüküyordu.
Şu sorumdan rahatsız olmuştu:
"İran'dakine benzer bir rejimden yana mısınız?"
Bu sorumu yanıtsız bırakmıştı Caferi. Sadece din-devlet ve demokrasi konusunun ülkeden ülkeye değiştiğini söylemekle yetinmişti.
İbrahim Caferi daha sonraki açıklamalarında, devlet düzeni açısından İslam'ın tek olmasa da, referans kaynaklarından 'bir'i olacağını söylemeye başladı.
İbrahim Caferi'nin o zamanki suskunluğuna karşılık, İslam'a Davet Partisi'nin Bağdat sorumlusu, 49 yaşındaki inşaat mühendisi Abdülkerim Neyzi, demokrasiden yana olduklarını, ancak din - devlet işlerinin arasına duvar çekilmesine kesin karşı olduğunu örnekleriyle bana anlatmıştı.
İslam'la demokrasi..
İslam'la devlet...
Bunlar bugün Irak'ın gündemindeki en önemli konuyu oluşturuyor. İbrahim Caferi'nin önceki gün Şiiler tarafından ortak başbakan adayı olarak ilan edilmesinden sonra, 'laik cephe'den ilk tepki geldi. Laik Şiiler adına şimdiki Başbakan İyad Allawi ile Kürtler adına Başbakan yardımcısı Barham Salih ortak bir açıklamayla dediler ki:
"İbrahim Caferi eğer İslam konusunda katı olmayacağı ve Batı demokrasisinin değerlerine bağlı kalacağı sözünü vermezse kendisini desteklemeyiz."
Bu ne mi demek?
Caferi esnek davranmazsa, Başbakan olamaz demek. Yeni Irak siyasetindeki ilk kutuplaşma ve kriz işareti demek.
Çünkü, başbakan olabilmek için yeni mecliste üçte iki oy gerekiyor ki, Şiilerde bu yok. Allawi'nin yüzde 13 oyla 40 milletvekili, Talabani - Barzani'nin Kürt blokunun yüzde 25 oyla 75 milletvekili var.
Bir başka deyişle:
Yüzde 48 oyla 140 sandalyesi olan Şiiler kendi başlarına başbakanı da, hükümeti de seçemiyorlar. Caferi'nin başbakanlığı için Kürtler ve Allawi'nin laik Şiileri ile uzlaşmaları gerekiyor İslamcı Şiilerin.
Evet, Irak'ta siyaset gitgide ilginç hale gelecek. Ama şimdilik bilinemeyen, 'demokrasi oyunu'nun sınırları ve nereye kadar oynanabileceği...

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kokoreç için 'derogasyon'
AVRUPA Birliği için başmüzakereci birkaç gün,...
Çetin ALTAN
Türbanlı Mona Lisa, silindir şapkalı Fatih Mehmet...
AÇIK denizlerde giden bir geminin, alt kamara...
Melih AŞIK
Roche sanıkları...
Roche firmasının SSK'ye neorecormon adlı ilac...
Fikret BİLA
80 kuruşluk kuyruk
SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığı'na devrin...
Hasan CEMAL
Irak'ta demokrasi oyunu
Iraklı Kürt lider Celal Talabani'nin sözlerin...
Yılmaz ÇETİNER
Yatak odanıza giren soyguncuyu vurursanız hapse girersiniz!
SABAHIN erken saatlerinde eşimin çığlıklarıyl...
Güneri CIVAOĞLU
Sahipler/Konuklar
Hükümetin "ev sahibi" bakanları var... Bir de...
Can DÜNDAR
Mona Lisa'nın türbanı
Londra'nın Türk mahallesinde bir bakkal... Te...
Hurşit GÜNEŞ
Kapalılıkta rakibimiz az!!!
Uluslararası bir danışmanlık firması olan Kur...
Doğan HEPER
ABD'nin hiç mi günahı yok?
WASHINGTON Türkiye'deki ABD aleyhtarlığından ...
Sami KOHEN
İlişkiler nasıl düzelir?
TÜRKİYE ile ABD arasında, yöneticiler düzeyin...
Mehmet Y. YILMAZ
Bush ve Blair'in sözlerinde biraz istihza sezdim
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile İngiltere B...
Hasan PULUR
SSK hastaneleri ve organizasyon...
DOĞAN Avcıoğlu'nun kitabının adı "Türkiye'nin...
Derya SAZAK
Hastane eziyeti
Sağlık Bakanlığı'na devredilen SSK hastaneler...
Meral TAMER
Mumcu'nun ve Tayyip Bey'in ensesinde...
En kaba hatlarıyla 2 tip okur var:
Yaman TÖRÜNER
Ne zaman deniz biter?
Ülkeler ikiye ayrılır: 1) Başka ülkelere borç...
Güngör URAS
Bu halk çok para harcıyor abicim (!)
Ankara, bu halkın para harcamasından hiç mi h...
Serpil YILMAZ
Bağış: Sorumluluğu olmayan konuşmasın
Başlığa oturan bu söz, DEİK bünyesindeki Türk...
M. Ali BİRAND
Ankara'nın, Kıbrıs tutumu anlaşılamıyor
Türkiye, Avrupa Birliği ve NATO müttefiklerin...

© 2005 Milliyet