Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 24 Şubat 2005 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Mona Lisa'nın türbanı


Londra'nın Türk mahallesinde bir bakkal... Tezgâhta bakkal ile çırağı... Dükkâna bir İngiliz müşteri giriyor. Bakkal, çırağını dürtüyor: "- Oğlum baksana turist geldi".
***
Bizzat tanık olunmuş bu sahne, göçmenlerin Batılıları kendi evlerinde turiste dönüştürdüğünün belgesi...
1960'ların ilk konuklarının torunları şimdi ev sahibinin eskimiş koltuğuna yerleşirken Avrupa kamuoyundan çığlıklar yükseliyor.
Time dergisinin "Türbanlı Mona Lisa" kapağı bu paniği simgeliyor.
Kapaktaki başlık ise sorunu özetliyor: "Avrupa'nın Kimlik Krizi: Çokkültürlülük öldü mü?"
***
Aralık başında Amsterdam gezisi dönüşü bu sütunda çokkültürlülüğün kalesi sayılan Hollanda'nın "Maalesef modelimiz çöktü" itirafına yer vermiştim.
"Hoşgörü efsanesi"nin iki bıçaklık canı olduğu anlaşılmıştı. Bir film yönetmenine yönelik vahşi saldırı ırkçılığı hortlatmış, camiler yakılmıştı.
Bir Hollandalı profesör, "'Tolerance' (hoşgörü) sandığımız şey, meğer 'ignorance'mış (kayıtsızlık)" diye itirafta bulunuyordu.
***
20. yüzyıl Batı'nın büyük zikzaklar çağı oldu. 1960'ların nihilist, protest kuşağı 80'lerdeki çocuklarına, dağılmış aileler, mutsuz kitleler, uyuşturucu ve intihar batağı bıraktı.
Ve Batı, inançsızlığın panzehirini dine dönmekte buldu.
Garbın ateist gettolarından, Doğu Bloku'nun kilise enkazlarından, Çin duvarının ardından yeniden çan sesleri yükseldi. Lakin teşvik edilen "dine dönüş" sırasında, hesapta olmayan bir din daha tırmandı: İslam.
***
Avrupa'nın yükselen milliyetçilik ve Hıristiyanlık dalgası içinde dışlanan ve kimlik krizine düşen göçmenler de aradıkları barınağı kendi dinlerinde buldu.
Karşılıklı tırmanışın yarattığı gerilim, 11 Eylül'ün din kostümlü terörüyle tam bir çatışmaya dönüştü.
Avrupa, sorunu "dışlananların tepkisi" olarak görüp kucaklayıcı tedbirler almak yerine, gelişmelere "Medeniyetler çatışması" mührünü vurdu. Böylece, hafızasında korkunç anılar bırakan "genetik ayrımcılık"ın yerine "kültürel ayrımcılık"ı koydu.
Böyle yapmakla İslama da "Yeni Haçlı seferleri karşısında mazlumların yegâne sığınağı" unvanını bahşetti. Müslümanlığa yönelim hepten arttı.
***
Batı iyice korktu.
Panik, baskıyı getirdi.
Çokkültürlülük adına yıllar yılı teşvik edilen -ve Türkiye gibi AB adaylarına zorla kabul ettirilen- ana dilde yayınlar, dersler, kültür koruma programları "Entegrasyonu zorlaştırıyor" gerekçesiyle iptal edildi.
Avrupa kendi değerlerinden vazgeçti. Sorunlara çare olarak sunulan din, bizatihi bir sorun olarak karşısına dikildi.
Şimdi iki büyük din de birbirine karşı güvensizlik içinde büyüyor.
Türkiye'de misyonerlik faaliyetlerinin yarattığı korku ile Batı'da Müslüman nüfusun artma endişesi birlikte gelişiyor ve ırkçılığı tetikliyor.
Ve herkes yaklaşan tehlikeyi seziyor: 21. yüzyıl, bir dinler çatışmasına gebe görünüyor.
***
Peki bu gidişat nasıl durdurulur?
Geçen hafta çokkültürlülüğün bir başka kalesi sayılan Avustralya'daydım. Avrupa'da çöken modelin orada hâlâ ayakta olduğunu gözledim.
Bunun sırrı neydi?
Birkaç gün bunu yazacağım.

can.dundar@e-kolay.net








Taha AKYOL
Kokoreç için 'derogasyon'
AVRUPA Birliği için başmüzakereci birkaç gün,...
Çetin ALTAN
Türbanlı Mona Lisa, silindir şapkalı Fatih Mehmet...
AÇIK denizlerde giden bir geminin, alt kamara...
Melih AŞIK
Roche sanıkları...
Roche firmasının SSK'ye neorecormon adlı ilac...
Fikret BİLA
80 kuruşluk kuyruk
SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığı'na devrin...
Hasan CEMAL
Irak'ta demokrasi oyunu
Iraklı Kürt lider Celal Talabani'nin sözlerin...
Yılmaz ÇETİNER
Yatak odanıza giren soyguncuyu vurursanız hapse girersiniz!
SABAHIN erken saatlerinde eşimin çığlıklarıyl...
Güneri CIVAOĞLU
Sahipler/Konuklar
Hükümetin "ev sahibi" bakanları var... Bir de...
Can DÜNDAR
Mona Lisa'nın türbanı
Londra'nın Türk mahallesinde bir bakkal... Te...
Hurşit GÜNEŞ
Kapalılıkta rakibimiz az!!!
Uluslararası bir danışmanlık firması olan Kur...
Doğan HEPER
ABD'nin hiç mi günahı yok?
WASHINGTON Türkiye'deki ABD aleyhtarlığından ...
Sami KOHEN
İlişkiler nasıl düzelir?
TÜRKİYE ile ABD arasında, yöneticiler düzeyin...
Mehmet Y. YILMAZ
Bush ve Blair'in sözlerinde biraz istihza sezdim
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile İngiltere B...
Hasan PULUR
SSK hastaneleri ve organizasyon...
DOĞAN Avcıoğlu'nun kitabının adı "Türkiye'nin...
Derya SAZAK
Hastane eziyeti
Sağlık Bakanlığı'na devredilen SSK hastaneler...
Meral TAMER
Mumcu'nun ve Tayyip Bey'in ensesinde...
En kaba hatlarıyla 2 tip okur var:
Yaman TÖRÜNER
Ne zaman deniz biter?
Ülkeler ikiye ayrılır: 1) Başka ülkelere borç...
Güngör URAS
Bu halk çok para harcıyor abicim (!)
Ankara, bu halkın para harcamasından hiç mi h...
Serpil YILMAZ
Bağış: Sorumluluğu olmayan konuşmasın
Başlığa oturan bu söz, DEİK bünyesindeki Türk...
M. Ali BİRAND
Ankara'nın, Kıbrıs tutumu anlaşılamıyor
Türkiye, Avrupa Birliği ve NATO müttefiklerin...

© 2005 Milliyet