Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 24 Şubat 2005 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İlişkiler nasıl düzelir?


TÜRKİYE ile ABD arasında, yöneticiler düzeyinde, bir gerginlik yok... Önceki gün Brüksel'de gerçekleşen Bush-Erdoğan görüşmesinin de ortaya koyduğu gibi, liderler samimi bir diyalog içindeler... Son zamanlarda yaşanan konjonktürel iletişim sorunları abartılmamalı, ilişkiler duygusallığa terk edilmemeli... Mevcut hassasiyetleri çözmeye çalışırken, geriye değil, ileriye bakmalı, ilişkilerin stratejik önemi daima göz önünde bulundurulmalı...
Dün "Türk-Amerikan İş Konseyleri"nin yemekli toplantısında konuşan Başbakan'ın dış ilişkiler danışmanı, AKP Milletvekili Egemen Bağış, Türk-ABD ilişkilerinin şimdiki durumunu bu sözlerle ifade etti. Günlerden beri sık sık tekrarlanan "Amerikan aleyhtarlığı, gerginlik, kriz" gibi terimleri kullanmamayı ve kamuoyu düzeyinde ortaya çıkan rahatsızlığı, "hassasiyet" diye nitelendirmeyi tercih etti.
Bağış, konuşmasında, Türkiye ile ABD arasında halen hükümetler düzeyinde bir krizin veya gerginliğin yaşanmadığı ve iki tarafın da diyaloğu sürdürmeye ve ilişkilerini geliştirmeye kararlı olduğu mesajını verdi.
Başbakan Erdoğan'ın dün Ankara'da AKP Meclis Grubu'nda söyledikleri de bu doğrultuda idi...
***
SON haftalarda Türkiye'deki "Amerikan aleyhtarlığı" konusunda büyüyen tartışmaların gerek Washington'da, gerekse Ankara'da ciddi rahatsızlıklar yarattığı çok açık. Şimdi resmi ağızların bu sıkıntıyı hafifletici sözcükler kullanarak gidermeye çalıştığı görülüyor. Türk-ABD ilişkilerinin önemine ve yararına inanan herkes elbet bu yaklaşımı yerinde bulacaktır.
Şu da bir gerçek ki, Türk kamuoyunda son zamanlarda ABD'ye karşı esen havanın bir çırpıda dağılması mümkün değil. Bu aleyhtarlığın daha önceki yazılarımızda incelediğimiz çeşitli nedenleri var. Ancak ABD'ye ideolojik saplantıları veya önyargıları nedeniyle düşman gözüyle bakan marjinal çevrelerin dışında, daha geniş kitleler arasında -daha çok Bush yönetiminin politikaları sonunda- yayılan anti-Amerikanizmin giderilmesi de zaman alacaktır.
Türk-ABD ilişkilerinin bu duygulardan sıyrılıp rayına oturmasında -iki tarafta da- yöneticilere, politikacılara, sivil toplum kuruluşlarına ve medyaya büyük görev ve sorumluluk düşüyor.
***
ANKARA'da ve Washington'da liderlerin ve hükümetlerin bu yönde adım atması nispeten daha kolay. Şimdi resmi düzeyde iki tarafın da böyle bir kararlılık içinde olduğu görülüyor.
Egemen Bağış'ın belirttiği gibi iki tarafın da yapması gereken şeylerden biri, sorumlu mevkilerde bulunanların sözlerine dikkat etmesidir. Açıkçası son dönemde ileri geri laf edenler, sorumsuzca davrananlar oldu. Bundan böyle kışkırtıcı beyanlardan bilhassa kaçınmak, uyuşmazlıkları tribünlere seslenerek değil, normal diplomatik yollara başvurarak halletmek lazım.
Kuşkusuz kamuoyunun özellikle Kuzey Irak'la ve PKK ile ilgili beklentileri, bunların yerine getirilmemesinden kaynaklanan düş kırıklıkları, hatta öfkesi var. Amerikan aleyhtarlığında (sadece ideolojik saplantılar veya dezenformasyon değil) bu faktörler de büyük rol oynuyor.
Ne var ki, bu sorunların halli düşmanlık yaratmakla, ipleri daha germekle hiç olmaz. Tek yol gene serinkanlılıkla ve sağduyu ile hareket edip, çözüm için işbirliğini sürdürmektir...

skohen@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kokoreç için 'derogasyon'
AVRUPA Birliği için başmüzakereci birkaç gün,...
Çetin ALTAN
Türbanlı Mona Lisa, silindir şapkalı Fatih Mehmet...
AÇIK denizlerde giden bir geminin, alt kamara...
Melih AŞIK
Roche sanıkları...
Roche firmasının SSK'ye neorecormon adlı ilac...
Fikret BİLA
80 kuruşluk kuyruk
SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığı'na devrin...
Hasan CEMAL
Irak'ta demokrasi oyunu
Iraklı Kürt lider Celal Talabani'nin sözlerin...
Yılmaz ÇETİNER
Yatak odanıza giren soyguncuyu vurursanız hapse girersiniz!
SABAHIN erken saatlerinde eşimin çığlıklarıyl...
Güneri CIVAOĞLU
Sahipler/Konuklar
Hükümetin "ev sahibi" bakanları var... Bir de...
Can DÜNDAR
Mona Lisa'nın türbanı
Londra'nın Türk mahallesinde bir bakkal... Te...
Hurşit GÜNEŞ
Kapalılıkta rakibimiz az!!!
Uluslararası bir danışmanlık firması olan Kur...
Doğan HEPER
ABD'nin hiç mi günahı yok?
WASHINGTON Türkiye'deki ABD aleyhtarlığından ...
Sami KOHEN
İlişkiler nasıl düzelir?
TÜRKİYE ile ABD arasında, yöneticiler düzeyin...
Mehmet Y. YILMAZ
Bush ve Blair'in sözlerinde biraz istihza sezdim
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile İngiltere B...
Hasan PULUR
SSK hastaneleri ve organizasyon...
DOĞAN Avcıoğlu'nun kitabının adı "Türkiye'nin...
Derya SAZAK
Hastane eziyeti
Sağlık Bakanlığı'na devredilen SSK hastaneler...
Meral TAMER
Mumcu'nun ve Tayyip Bey'in ensesinde...
En kaba hatlarıyla 2 tip okur var:
Yaman TÖRÜNER
Ne zaman deniz biter?
Ülkeler ikiye ayrılır: 1) Başka ülkelere borç...
Güngör URAS
Bu halk çok para harcıyor abicim (!)
Ankara, bu halkın para harcamasından hiç mi h...
Serpil YILMAZ
Bağış: Sorumluluğu olmayan konuşmasın
Başlığa oturan bu söz, DEİK bünyesindeki Türk...
M. Ali BİRAND
Ankara'nın, Kıbrıs tutumu anlaşılamıyor
Türkiye, Avrupa Birliği ve NATO müttefiklerin...

© 2005 Milliyet