Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 24 Şubat 2005 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Mumcu'nun ve Tayyip Bey'in ensesinde...


En kaba hatlarıyla 2 tip okur var:
1) Olaylara futbol takımı tutar gibi koyu taraftar gözlükleriyle bakmamızı isteyenler.
2) Dengelerin bir gecede altüst olabildiği günümüz dünyasında gerek Türkiye, gerekse dünyadaki muhtemel gelişmelere ilişkin kritik ipuçlarını yakalamaya çalışanlar.
"Koyu taraftar" okura hitap eden, çok sayıda usta köşe yazarımız var. Hayat boyu hiçbir konuda koyu taraftar olmayı beceremeyen bendeniz ise ikinci grup meslektaşlarımla birlikte, kendimce önemli bulduğum gelişmeleri gözlemeye ve ahkâm kesmekten ziyade ipuçlarının peşinden giderek sizleri bilgilendirmeye devam edeceğim.

Hiç mi iyi şey yok?
Bu uzun girizgâh da nereden çıktı derseniz?
Yıllardır aksatmadan beni okuyan sadık okurlarımın bazıları, bir ay öncesine kadar AKP'yi desteklediğimi düşünerek zaman zaman bana sitem ediyorlardı. Şimdiyse "yine eski Meral Tamer olduğum" için çok mutlular. Buna karşılık sanırım, daha yeni okurlarımdan bir bölümü, "Son 1 aydır AKP hiç mi iyi bir şey yapmıyor. Eskiden iyiye aferin der, kötüyü kıyasıya eleştirirdiniz. Ne oldu size?" diye soruyorlar. Bu arada Erkan Mumcu'yu ciddiye alıp köşemde yer verdiğim için beni "Ekonomideki istikrarı sabote etmekle" suçlayanlar bile var.
Bugün size Mumcu ve Başbakan Erdoğan üzerinden kendimi anlatmaya çalışacağım.
Ekonomi sayfalarında yazdığım halde, son dönemde siyaseti izlemekten kendimi alıkoyamıyorum. Dünya ekonomisini de, Türkiye siyaseti kadar ilgiyle izliyorum, çünkü artık söz gelişi Çin'in domates tüketimini arttırması, bir bakıyorsunuz Türkiye'de domates fiyatlarını yukarı çekivermiş!

AKP takibimde...
Türkiye'de ise ekonomide sağlanan istikrarın devamı, AKP hükümetinin 2 dudağı arasında. Henüz istikrarı bozacak olumsuz bir gelişme yok, ama gazeteci olarak benim görevim ve sorumluluğum, sizlere geleceğe dönük ipuçları vermek ve iş başındakileri de zamanında uyarmak. Çünkü geçmişte de gördük, bir kriz patladığında hepimiz altında kalıyoruz.
"AKP son 1 aydır hiç mi iyi bir şey yapmıyor?" diye sitem eden okurlarıma cevabım şu: Örneğin kredi kartlarında vatandaşın önce sereserpe borçlanıp, sonra da batmasını engelleyecek düzenlemeler yapıyorlar. Ama daha hayati birçok konuda hükümeti dağınık ve karar alamaz halde gördüğüm için, onları vurgulamaya öncelik veriyorum. Bu yüzden de kimilerine göre "bir ay öncesine kadar desteklediğim" AKP'ye karşı sert muhalefete başlamış oluyorum!"
Yok böyle birşey. Eğer AKP içindeki kamplaşmalar yatışır da hükümet, üzerindeki rehaveti atarak yeniden hızlı icraata başlarsa, ben de yeniden olumlu bulduklarımı destekler, yanlış bulduklarımı eleştiririm.

İzlemek görevim
Gelelim "Ekonomi güzel güzel rayında giderken lüzumsuz yere ortaya çıkan Erkan Mumcu'yu niye ciddiye aldığım ve Mumcu'ya destek olduğum" eleştirilerine... Erdoğan gibi Mumcu'ya da destek falan olduğum yok. Sadece kendisini dikkatle izlenmeye değer buluyorum. Ve Mumcu'yla ilgili gelişme ve izlenimleri sizlere aktarmayı gazetecilik görevim sayıyorum.
Siyasette alternatifsizlikten ve birikimli insanların siyasetten uzak durmasından bu denli yakınıldığı bir dönemde Mumcu gibi genç, birikimli, üstelik istekli bir politikacı, lider olarak ne söyleyecek diye siz merak etmez misiniz? Ben şahsen ediyorum. Çünkü iddiası büyük. "Siyasetin yapılma tarzını değiştireceğim, herşey şeffaf olacak," diyor. Sadece söylemekle mi kalacak, yapabilecek mi, yakında görürüz.

Solun Mumcu'su kim?
Tam rekabeti savunan Mumcu'nun liberal ekonomik görüşleriyle hiç mutabık değilim. Bugüne kadar hep sol partilere oy vermiş bir seçmen olarak Mumcu'yu desteklemem söz konusu değil. Gelecek seçimlerde benim gönlümü çalacak sol parti henüz piyasada yok. Umarım solda da yeni bir yüz, Mumcu'dan cesaret bularak kendini ortaya atar.
Daha önce de yazdım. En azından AKP'nin TBMM'de Anayasa'yı değiştirebilecek çoğunluğu yitirmesini sağladığı için Mumcu'ya minnettar olmalıyız. Liderlikte başarılı olabilirse, merkez sağdaki boşlukların Cem Uzan gibileri tarafından doldurulması engellenmiş olur. Fena mı olur?
Başarılı olamazsa da kendi düşen ağlamaz. O siyasetçi olarak cesur bir adım attı, ben ise gazeteci olarak görevimi yapıyorum.

mtamer@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kokoreç için 'derogasyon'
AVRUPA Birliği için başmüzakereci birkaç gün,...
Çetin ALTAN
Türbanlı Mona Lisa, silindir şapkalı Fatih Mehmet...
AÇIK denizlerde giden bir geminin, alt kamara...
Melih AŞIK
Roche sanıkları...
Roche firmasının SSK'ye neorecormon adlı ilac...
Fikret BİLA
80 kuruşluk kuyruk
SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığı'na devrin...
Hasan CEMAL
Irak'ta demokrasi oyunu
Iraklı Kürt lider Celal Talabani'nin sözlerin...
Yılmaz ÇETİNER
Yatak odanıza giren soyguncuyu vurursanız hapse girersiniz!
SABAHIN erken saatlerinde eşimin çığlıklarıyl...
Güneri CIVAOĞLU
Sahipler/Konuklar
Hükümetin "ev sahibi" bakanları var... Bir de...
Can DÜNDAR
Mona Lisa'nın türbanı
Londra'nın Türk mahallesinde bir bakkal... Te...
Hurşit GÜNEŞ
Kapalılıkta rakibimiz az!!!
Uluslararası bir danışmanlık firması olan Kur...
Doğan HEPER
ABD'nin hiç mi günahı yok?
WASHINGTON Türkiye'deki ABD aleyhtarlığından ...
Sami KOHEN
İlişkiler nasıl düzelir?
TÜRKİYE ile ABD arasında, yöneticiler düzeyin...
Mehmet Y. YILMAZ
Bush ve Blair'in sözlerinde biraz istihza sezdim
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile İngiltere B...
Hasan PULUR
SSK hastaneleri ve organizasyon...
DOĞAN Avcıoğlu'nun kitabının adı "Türkiye'nin...
Derya SAZAK
Hastane eziyeti
Sağlık Bakanlığı'na devredilen SSK hastaneler...
Meral TAMER
Mumcu'nun ve Tayyip Bey'in ensesinde...
En kaba hatlarıyla 2 tip okur var:
Yaman TÖRÜNER
Ne zaman deniz biter?
Ülkeler ikiye ayrılır: 1) Başka ülkelere borç...
Güngör URAS
Bu halk çok para harcıyor abicim (!)
Ankara, bu halkın para harcamasından hiç mi h...
Serpil YILMAZ
Bağış: Sorumluluğu olmayan konuşmasın
Başlığa oturan bu söz, DEİK bünyesindeki Türk...
M. Ali BİRAND
Ankara'nın, Kıbrıs tutumu anlaşılamıyor
Türkiye, Avrupa Birliği ve NATO müttefiklerin...

© 2005 Milliyet