Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 24 Şubat 2005 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bu halk çok para harcıyor abicim (!)


Ankara, bu halkın para harcamasından hiç mi hiç hoşlanmaz... Ankara'ya göre bu halk para harcar ise, bu ülke batar (!)
Ankara'nın gözü tüketim harcamalarına dikilmiştir. Tüketim harcamalarının artması bir felaket olarak görülür. Tüketim artmaya başlayınca Ankara tedbir üzerine tedbir düşünür: "Faizi artıralım, maaşları ücretleri donduralım, tüketime vergi koyalım", şeklinde tedbirler üretilir. Halbuki tüketim artışı talep artışıdır. Talep artışı arz artışını ateşler. Üretim artışını tetikler. Üretim artışı istihdam artışıdır. Gelir artışıdır. Yatırımdır. Kalkınmadır.
Ankara, IMF destekli istikrar programıyla halkın kemerlerini sıktı... Sıktı... Halkımız nefes alamaz duruma geldi. (Hikaye anlatmıyorum, Ankara'nın rakamlarına dayanıyorum. Milli gelir rakamlarına göre 2004 yılının ilk dokuz ayında halkımızın gıda harcamalarında yüzde -1.2 azalma var.)
Kredi kartı sistemi halkımıza nefes alma imkanı veriyor. Kredi kartı halkın en basit ihtiyaçlarını (ekmeği, peyniri) krediyle ve hatta taksitli olarak alma imkanı veriyor.
Bu, Ankara'yı rahatsız etti. Ankara şimdi kredi kartı sistemini "Ankara'nın emir ve kumandasını" alarak öldürmeye çalışıyor. (Dikkat buyurunuz. "Düzenleme" başka, "öldürme" başka şeydir. Ankara'nın görevi "öldürmek" değil "düzenlemektir.) Dün BDDK Başkanı kredi kartları sistemini öldürmek için hazırlanan kanun taslağını açıkladı.
(1) Bankacılarımızın başı bugüne kadarki kanun değişikliklerinden dönmüş durumda. Bankalarla ilgili kanunlar devamlı değişiyor. Devamlı yeni kanunlar çıkarılıyor. Kredi kartı bankaların çok sayıdaki hizmetlerinden sadece biridir. Bu hizmet için 52 maddelik bir kanun çıkarılır ve de bu kanuna dayalı olarak BDDK değişik düzenlemeler yapmaya kalkar ise bankalar çok zorlanır.
(2) Tasarıyla, sadece bankalar tarafından çıkarılan kredi kartlarıyla ilgili sınırlamalar getiriliyor. Kendi işyerleri için kredi kartı çıkaranlar, vadeli satış yapanlar kanun kapsamı dışında tutuluyor.
(3) Tasarıyla bankalara kredi limiti tespiti ve uygulamada sınırlamalar getiriliyor. Bu durumda bankalar arası hizmet rekabeti yok oluyor.
(4) Tekrarda yarar var. Kredi kartı hizmeti bankacılık işlemlerinden sadece biridir. Kredi kartına sınırlama getirilirse ardında tarım kredileri, ticari krediler, esnaf kredileri için sınırlama gereği ortaya çıkar.
(5) Her banka kendi riskini kendi belirler. Kanunla bankacılık hizmetlerine sınırlama getirmek yanlıştır. Banka sadece kredi kartı işlemlerinde değil diğer bankacılık hizmetlerinde de hazmedibileceği riskin sınırını kendi belirler.
Bütün bunlardan sonra gelelim kredi kartı konusunda BDDK'nin ne tür bir düzenleme yapabileceğine.
(1) Kredi kartı riskiyle bankaların sermaye yeterliliği arasında bir ilişki kurularak belli sınırların aşılmaması sağlanabilir.
(2) Sadece kredi kartı işlemlerinde değil tüm kredi işlemlerinde kredi kullananlar ile bankalar arasındaki mukavelelerin, "sağlam, şeffaf olması ve mukavele şartlarına uyulması" konusunda düzenlemeler getirilebilir. Bunlar dışındaki müdahale bankaların her türlü işlemleri için özel bir kanun çıkarılmasına yol açabilir.
Tekrar başa dönelim. IMF destekli sıkı para politikasına rağmen 2004 yılında piyasanın canlanmasının arkasında kredi kartına dayalı harcamalar vardır. Unutmayınız kredi kartı harcamalarının artmasına rağmen halkın gıda harcamaları dokuz ayda yüzde 1.2 oranında gerilemiştir. Halka nefes alma imkânı veren kredi kartı sistemini "düzenleyiniz!.. Ama öldürmeyiniz."

guras@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kokoreç için 'derogasyon'
AVRUPA Birliği için başmüzakereci birkaç gün,...
Çetin ALTAN
Türbanlı Mona Lisa, silindir şapkalı Fatih Mehmet...
AÇIK denizlerde giden bir geminin, alt kamara...
Melih AŞIK
Roche sanıkları...
Roche firmasının SSK'ye neorecormon adlı ilac...
Fikret BİLA
80 kuruşluk kuyruk
SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığı'na devrin...
Hasan CEMAL
Irak'ta demokrasi oyunu
Iraklı Kürt lider Celal Talabani'nin sözlerin...
Yılmaz ÇETİNER
Yatak odanıza giren soyguncuyu vurursanız hapse girersiniz!
SABAHIN erken saatlerinde eşimin çığlıklarıyl...
Güneri CIVAOĞLU
Sahipler/Konuklar
Hükümetin "ev sahibi" bakanları var... Bir de...
Can DÜNDAR
Mona Lisa'nın türbanı
Londra'nın Türk mahallesinde bir bakkal... Te...
Hurşit GÜNEŞ
Kapalılıkta rakibimiz az!!!
Uluslararası bir danışmanlık firması olan Kur...
Doğan HEPER
ABD'nin hiç mi günahı yok?
WASHINGTON Türkiye'deki ABD aleyhtarlığından ...
Sami KOHEN
İlişkiler nasıl düzelir?
TÜRKİYE ile ABD arasında, yöneticiler düzeyin...
Mehmet Y. YILMAZ
Bush ve Blair'in sözlerinde biraz istihza sezdim
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile İngiltere B...
Hasan PULUR
SSK hastaneleri ve organizasyon...
DOĞAN Avcıoğlu'nun kitabının adı "Türkiye'nin...
Derya SAZAK
Hastane eziyeti
Sağlık Bakanlığı'na devredilen SSK hastaneler...
Meral TAMER
Mumcu'nun ve Tayyip Bey'in ensesinde...
En kaba hatlarıyla 2 tip okur var:
Yaman TÖRÜNER
Ne zaman deniz biter?
Ülkeler ikiye ayrılır: 1) Başka ülkelere borç...
Güngör URAS
Bu halk çok para harcıyor abicim (!)
Ankara, bu halkın para harcamasından hiç mi h...
Serpil YILMAZ
Bağış: Sorumluluğu olmayan konuşmasın
Başlığa oturan bu söz, DEİK bünyesindeki Türk...
M. Ali BİRAND
Ankara'nın, Kıbrıs tutumu anlaşılamıyor
Türkiye, Avrupa Birliği ve NATO müttefiklerin...

© 2005 Milliyet