|
 |
|
|
Avrupa rüyası bitti, gözler yine Türkiye'ye çevrildi
Kesin dönüş! (2-1)
UEFA'daki temsilcimiz, karşılaşmaya hırslı girdi. Ancak Galletti'nin golü, umutları sıfıra indirdi. Savio'nun sayısı tur şansını yok etti. Alex'in ağları bulan golü taraftarları sadece teselli etti
YUSUF KOBAL
Fenerbahçe, Türkiye Ligi'nin 1.'si... Rakibi Real Zaragoza, La Liga'nın 13.'sü... Aslında sahaya çıkarken, İstanbul'daki 1 - 0'lık yenilginin umutsuzluk kılıfını üzerinden sıyırıp atan bir Fenerbahçe vardı karşımızda... Kendi çöplüğünde ötemese de, Zaragoza horozu aynı havasını koruyordu.
Daum'un böylesi zorlu durumlarda yap - boza çevirdiği Fenerbahçe kadrosu, sürprizlerle dolu ve savunma ağırlıklı. İlk maçın psikolojisini bozduğu Selçuk da maçın yine kader adamı olacağını bilemezdi aslında... 11. dakikada UEFA'da yoluna devam etmek isteyen Fenerbahçe'nin umutlarını tüketmek için çok erkendi. Ama Selçuk'un bu dakikada yaptığı kritik faul, hem Fenerbahçe'nin, hem kendisinin bir anlamda ipini çekiyordu. Galletti'nin frikik vuruşu, Rüştü'nün yanından direğe çarpıp filelere gidince, yine de geride kalan zamanlar için Fenerbahçe adına şans vardı.
Anelka gezindi
Tek pozisyon ve tek gol ile ilk yarıda uyutulan Fenerbahçe miydi, biz seyirciler miydi bilmiyoruz ama, sadece bu yarıda değil tüm maç boyu Anelka'nın sahadaki gezinmeleri, rakip savunma arasındaki gizlenmeleri, resmen bir uyutulmuşluk belgesiydi diyebiliriz. Anelka'nın yanı sıra Serkan ve Nobre'nin canhıraş çırpınmalarına sevinmeye de gerek yoktu.
Bir UEFA karşılaşmasına yakışan bol gol pozisyonlu ikinci yarı, Fenerbahçe'nin, hem kalesinde yaşadığı, hem de Zaragoza'ya yaşattığı gol pozisyonlarıyla renkleniyordu aslında... 47. dakikada Savio'nun iki kez üst üste kullandığı korner, Rüştü'nün çabalarıyla geçiştiriliyordu. 49'da Alvaro'nun kafası yandan auta çıkarken, 50. dakikada Fenerbahçe sanki ilk kez futbola başlar gibi Tuncay ile iki üst üste pozisyonu fazlasıyla cömert biçimde harcıyordu. 52'de Nobre, 56'da Anelka, 59'da da Serkan'ın Zaragoza kalesinde golle burun buruna gelmeleri bile, sahadaki Fenerbahçe'nin ezilmişlik psikolojisini gideremiyordu...
Savio umutları yıktı
Fenerbahçe'nin bu pozisyonları Zaragoza'nın geçiştiren futbolunu da tersine çevirdi. Nitekim 66'da Galletti, 71'de de Savio, Rüştü'yü geçemeyen organize ataklara isimlerini yazdırırken, 72'de ev sahibinin en dingin oyuncularından Savio'nun geceye hüzün düşüren golü geliyordu: 2 - 0.
87'de Alex, Fenerbahçe'nin golünü atarken, 3 dakika sonra kaçırdığı gol UEFA'daki turun da gidişinin son habercisi oluyordu.
Transfer yapmakla Dünya kulübü olunamayacağının, Avrupa'da söz sahibi olabilmenin bir fırın ekmek yemekten geçtiğini öğrendiğimiz ders niteliğindeki ikinci maçta Fenerbahçeliler'e yine hüsran, dışında bir şey kalmıyordu.
Maçın hakemi
İyi yönetti
HOLLANDALI hakem Braamhaar sonuca etki edecek hata yapmadı. Gördüğünü çalmaya çalıştı. Seyirci baskısında kalmadı. Yardımcılarıyla iyi anlaşırken, pozisyonlara sürekli yakındı, bir iki yanlış faul yorumu dışında düdüklerinde objektif davrandı. Tartışma yaratacak kararlardan maç boyunca uzak kaldı.
|
|
|

|