|
 |
|
|
Olmadı
Yedek kadro: Volkan, Deniz, Kemal, Mehmet Yozgatlı, Serhat, Van Hooijdonk, Tuncay. Dört PAF takımı oyuncusu takviyesiyle, Türkiye liginde kafaya oynaması kaçınılmaz bu grup, dün Fenerbahçe'nin fazlalıkları, yedek kulübesiydi. Ama Zaragoza'da olmadı. Genel istek üzerine 4-3-1-2 ile üç mücadeleci orta sahayla maça çıkan Sarı - Lacivertliler'in kısırlığı devam ediyordu. Otto Rehhagel'in tozlu raflardan çıkarıp, Dünya sahnesine sunduğu kütle savunma, Munoz tarafından dün İstanbul'da olmadığı kadar uygulanıyordu. Zaragoza ilerde sadece Villa'yı bırakıp dokuzlu bir yığıntıyla tempo sorunu yaşayan Fenerbahçe'nin karşısına delinmez bir duvar ördü. Ve ortaya çıktı ki, Aurelio dahil hiçbir Fenerbahçe ön liberosu bu oyunu ters ayakta bırakacak çabuklukta top atamıyor. Topu dört defa dürtmeden pas veremiyor. Halbuki bu tip oyunlarda pası kime vereceğine top sana gelmeden karar verip, bunu uygulamalısın. Bunu hiç yapamadılar. Hem de hakemin büyük yardımlarına rağmen. Rakipten hiçbir zaman hızlı olamayınca pozisyon bulamadan devre bitti. Bunun sistemle, dizilişle alakası yok. Basit bir savunmayı, alışkanlıkları olmadıklarından geçemediler. Ama şunu unutmamalı ki, bu savunmayı Portekiz ve Fransa gibi devler de geçememişti.
Daum risk aldı
Daum ikinci yarıya kanat beklerini ileri sürerek, Luciano'yu da ileri çıkararak, risk alarak başladı. Daha iyi ve kalabalık yayılarak pozisyon verme pahasına pozisyonlar buldular. Ama müthiş bir toylukla 15 dakikada dört net pozisyon kaçırdılar. Bu oyun umut vaadederken, Daum Önder'in yerine Van Hooijdonk'u oyuna sürdü. Beş forvetli ve yumuşak bir takım oldular. Zaragoza'nın kalabalık çıktığı her an mahkum kaldılar. Ve onlardan birinde maç bitti. Savio'un acayip golünü çıkarmak için tıpkı Galletti'nin sayısında olduğu gibi ikinci bir kaleci gerekirdi. Aslına bakarsanız tüm olumsuzluklara rağmen biraz talihin yardımıyla tur gelebilirdi.
mdemirkol@milliyet.com.tr
|
|
|

|