Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 26 Şubat 2005 / Cumartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Şubat acıları


Cüce şubat, kıyıcıdır.
Coşkun Kırca'yı toprağa verdi.
Kırca, Türk siyasetinin entelektüel ender isimlerinden biriydi. Diplomat kökenliydi.
Gazetecilik de yapmıştı.
Onu ilk kez tanıdığımda, CHP'nin "harika çocuğu" diye anılıyordu.
Çatı katındaki araştırma bürosunun parlak uzmanları arasındaydı.
Tarihi Ankara Palas salonlarındaki bir baloda smokinler içindeydi.
Gelip geçen CHP kodomanları ona uğruyorlar, iltifat yağdırıyorlardı.
Karşı masadaydım.
CHP'nin ünlü bir kodomanı eğildi. Kırca'nın başını avuçları içine aldı. "Bu küçük kafaya, parti grubu büyüklüğünde beyin nasıl sığıyor?" diye sordu.
Kırca, onun elini okşamakla yetinip gülümsemişti.

Grup sözcüsü
Gerçekten...
Coşkun Kırca, kürsüye sık sık CHP Grup Sözcüsü olarak çıkıyordu. Müthiş hatipti. Kültür düzeyi yüksekti.
Ancak...
Dinleyenlere "hakaret" sınırına varacak kadar küçümseyen söylemleri nedeniyle, çok tepki alırdı.
Geçen hafta yazmıştım... Merhum Hüdai Oral, nasıl "En kısa zamana, en fazla kelimeyi, en net ve en anlaşılır telaffuzla sığdırıyor" ve "ılımlı bir üslupla polemik yapıyor" idiyse, Kırca da tam tersiydi.
Kürsüye ağır ağır yürürdü, ağır konuşurdu.
Zaman zaman hardal lezzetinden kırmızı bibere geçtiğinde, söyleminin etkisinin tadını çıkarırcasına susardı.
Bir söylem gladyatörü gibi tribünlere bakardı.
Provokatifti.
O konuşurken, çoğu kez milletvekili sıralarından ses çıkardı.
Hele... Satır aralarında ya da açık açık verdiği "Şimdi gerçeği anlatacağım ama gene anlayamayacaksınız" mesajı, çileden çıkarıcıydı.
Zemberekler boşanırdı.
Coşkun Bey için "bir konuyu kürsüden en iyi savunan ama üslubu nedeniyle kırmızı oyları çoğunluğa geçirten hatip" gibi iğnelemeler de yapılırdı.
Ne olursa olsun... Fikirlerine taraftar ya da karşı olunsun... Sohbetini de, kürsü konuşmalarını da dinlemek zevkti.
"Çırak" gazetecilik yıllarımda bu keyfi çok kez yaşadım. Daha sonraları, yıllar içinde çok kez aynı mekânları, aynı yemek masalarını paylaştık.
Sohbetlerimiz oldu. Kültürünü, hafızasını, zekâsını gıpta ile izledim.
Bazı fikirlerini, çizgilerini hiç paylaşmasam da, kalitesine saygı duydum.
Türkiye siyasetinin kaybıdır Coşkun Kırca.
Kırıcı olmuştur, dostlarını da üzmüştür. Ama böyle bir kayıptan sonra her şey gerilerde kalıyor.

Vehbi Bey'i anmak
Ve dün, şubatın bizlerden alıp toprağa verdiği merhum Vehbi Koç'u andık.
Nakkaştepe'deki duası, onun dostlarını, saygı yumağı halinde bir araya getirdi. Geçen yıla göre iki eksik vardı: Merhum Sakıp Sabancı ve Coşkun Kırca... Özellikle Sakıp Bey, bu anma toplantılarında hazır bulunmayı hiç aksatmazdı. Vefalı dosttu.
Vehbi Koç'u 9 yıl önce kaybetmiştik.
Ama her şey sanki o yaşıyormuşçasına, onun ilkeleri ve onun düzeni, sadeliği içinde gerçekleşti.
Duahanlar uygar ve tertemizdi.
Dua, ne çok kısa, ne uzundu. Tam kararında...
Holding Başkanı Mustafa Koç'un konuşması da öyle. Dedesininki gibiydi.
Vehbi Koç'un bütün isteği, bu dünyadan göçtükten sonra da, Koç Holding'in bir kurum halinde sapasağlam ve büyüyerek sürmesiydi.
Bu isteğinin gerçekleştiği, her yıl açıklanan rakamlarla kanıtlanmakta.
Nur içinde yatsın.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Talabani ile Barzani çatışabilir!
KUZEY Irak'a giden Türk heyeti, Dışişleri Bak...
Çetin ALTAN
Sahanda sucuklu yumurta
TA öteden beri benim en iyi anlaştığım insanl...
Melih AŞIK
Avrupa sonrası
Şükrü Saracoğlu Stadı'nın soyunma tünelinde ş...
Fikret BİLA
Merkel ve İrtemçelik
Almanya ve Fransa, AB'nin iki lider ülkesi. B...
Hasan CEMAL
Kafayı takmak!
Başbakan Tayyip Erdoğan'ı geçen akşam NTV'de ...
Güneri CIVAOĞLU
Şubat acıları
Cüce şubat, kıyıcıdır.
Can DÜNDAR
Sebze çorbası ile meyve salatası
Avustralya'da 116 dinden, 180 ayrı dil konuşa...
Abbas GÜÇLÜ
Af yasası Çankaya'dan dönecek mi?
Yasayı çıkaranların bile içine sinmeyen öğren...
Sami KOHEN
Hep dik durdu...
YIL 1985... 12 Mart günü Ottawa'daki büyükelç...
Mehmet Y. YILMAZ
Suçu önleyelim derken özgürlüğü yok etmesek..
Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in bir soru önerges...
Meliha OKUR
Oda seçimleri
Merkez sağın nabzı nerede atar? Yanıt basit: ...
Hasan PULUR
Padişahın ölümü...
NE oldum deme, ne olacağım de! Eski bir deyim...
Derya SAZAK
Diyanet ve Aleviler
TESEV'in 'Türkiye'de Din-Devlet-Toplum İlişki...
Meral TAMER
Tayyipler Âlemi'nde bir başbakan!
Biliyorsunuz Başbakan Tayyip Erdoğan, Cumhuri...
Tamer HEPER
Artık bu tehlikeyi görün
Bilen bilmeyen, yalan yanlış ortaya bir laf a...
Yaman TÖRÜNER
Yargının işleyişi mükemmelden uzak
Birkaç hafta önce, Avrupa Birliği Komisyonu'n...
Güngör URAS
Bursa'da kala kala 'İpekiş' kaldı
Çelikpalas Oteli'ne yıllar öncenin özlemiyle ...
M. Ali BİRAND
FB Avrupada kendine güvenemiyor
Fenerbahçe'nin bu maçı almasını çok istemişti...

© 2005 Milliyet