|
 |
|
|
Diyanet ve Aleviler
TESEV'in 'Türkiye'de Din-Devlet-Toplum İlişkileri ve Diyanet İşleri Başkanlığı' raporu İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde düzenlenen panelde tartışmaya açıldı.
Ruşen Çakır ve İrfan Bozan tarafından hazırlanan raporda 'Sivil, şeffaf ve demokratik bir Diyanet İşleri Başkanlığı mümkün mü?' sorusu bağlamında Türkiye'deki modernleşme ve AB sürecinde 'dinde değişim' beklentisine uygun yeni yapılanmaya ilişkin tespitler yer alıyor.
Bilgi Üniversitesi'ndeki sunuşa TESEV Başkanı Can Paker'in yanı sıra Diyanet İşleri Başkanı Prof. Ali Bardakoğlu ile Prof. Şerif Mardin de katıldılar.
'Laik bir ülkede Diyanet gibi bir kurumun yeri var mıdır?'
Raporda bu konuda varılan sonuç şöyle özetlenebilir: "Yaptığımız araştırma sonucunda Diyanet'in lağvedilip dini hayatın cemaatlere terk edilmesi önerisinin toplumsal anlamda bir karşılığının olmadığı açıktır. Bu öneri etrafında toplumsal uzlaşma sağlamak mümkün olmadığı gibi, ülkemizde var olan cemaat yapılarının ve sivil toplum kuruluşlarının böylesine ağır bir yükü taşıyabilme imkânı olmadığı da çok açık ve net. Fakat bu reel durum saptaması, 'Laik bir ülkede Diyanet gibi bir kurumun yeri var mıdır?' sorusunun meşruiyetini ortadan kaldırmıyor. Ama bugün için Türkiye'nin din-devlet-toplum ilişkilerini düzenlemede somut, uygulanabilir ve kalıcı başka alternatifinin olmadığını kabullenmek gerekiyor."
TESEV'in raporunda Diyanet'in topluma açılması ve sivilleşmesi istenirken Aleviler ve diğer inanç grupları yönünden 'temsil' sorununa da değiniliyor: "Bugün itibariyle Türkiye'nin din-devlet-toplum bağlamında en hayati ve sahici tartışması Alevi sorunu etrafında yaşanıyor. Türkiye ve dolayısıyla Diyanet, Alevi kimliğini tanımayı ve Alevilerin taleplerini ciddiye almayı daha fazla erteleyemez.
(...) AB sürecinde Türkiye bir dizi reforma imza attı. Reforma muhtaç alanlardan biri de din-devlet-toplum ilişkileri. Bu alandaki tartışmalar uzun süre sadece gayrimüslimler ekseninde yürüdü. Ne var ki, AB İlerleme Raporu'nda Alevilerin 'Müslüman azınlık' olarak tanımlanmasıyla her şey değişti. Artık Türkiye istese de istemese de Diyanet'i masaya yatırmak zorunda. Ve bu tartışma sadece Alevilerle sınırlı kalacağa da benzemiyor.
Aleviliğin Diyanet'te temsili talebinin, diğer dini grupların da aynı talebi dile getirmesine yol açacağı iddiasıyla bir 'bölücülük' gibi gösterilmeye çalışılmasından da vazgeçilmelidir." Diyanet İşleri Başkanı Prof. Ali Bardakoğlu, Müslüman üst kimliği içinde her türlü inanışın Diyanet'te 'eşit' temsil edilmesine özen gösterdiklerini açıkladı. Alevilerin temsili açısından bu söylem yeterli mi? Rapora göre yetmez!
dsazak@milliyet.com.tr
|
|
|

|