
|
|
|
 |
|
|
Yüksel Uzel, Güney Afrika'da turizmci
SERPİL YILMAZ
Türk Sanat Müziği yorumcusu Yüksel Uzel, Amerika'da yaşayan ünlü beyin cerrahı Gazi Yaşargil'in elinden şifa bulmuş ve emeklilik hayatına geçmişti.
1989 yılında sahnelere veda ettikten sonra, hayranlarıyla son buluşması 1993 yılında çıkardığı 'Nasıl Geçer Bu Yaz Sensiz' albümü ile gerçekleşmişti. Özal dönemi ile özdeşleşen Yüksel Uzel, 2000 yılında karşımıza Güney Afrika'da çıktı. Neden bu ülkeye gitti, neler yapıyor sohbet ediyoruz...
Uzel "Oksijen ve şekerin beyine etkisi, bir kürek kömürün sobaya atılması gibi... Ben hayata üç kere gidip geldim. Burada yaşayan bir arkadaşımın önerisiyle Güney Afrika'ya yerleştim. Bana gerekli olan oksijen burada bol bol var" diyor...
Uzel, Güney Afrika'nın Johannesburg kentinde yaşıyor. Suç oranının en yüksek olduğu dünya illerinden birinde. Güney Afrika'da İngilizler'in kurduğu güvenlik şirketlerinin yıllık cirosu 8 milyar doları buluyor. Evlerin bahçe duvarları insan boyunu aşıyor; elektrikli donanımlarla ve güvenlik elemanlarıyla korunuyorlar. Zenginlik perdeleniyor bu ülkede, yoksulluk incinmesin diye. 1994 yılında demokrasiye geçişle birlikte ırkçılığın son bulduğu Güney Afrika'da, Uzel'i rahatsız eden olaylar oluyor mu?
Güvenlik açısından dünyanın herhangi bir yerinden daha ürkütücü bulmuyor. Evine girdiğinizde bunun nedenini anlıyorsunuz. Özel bir güvenlikle açılan evin bahçe kapısından adımınızı attığınızda, bir botanik bahçesinde buluyorsunuz kendinizi. Karadenizli olarak genlerinin emrine uyup, 5 dönüm arazi içindeki evini bin metrekareye kadar büyütmüş.
Uzel "Bu evi çevirmek, İstanbul'daki bir evi çevirmekten çok daha ucuz" diyor...
Evinin 3 odasını suit daireye dönüştürmüş ve özel konuklara otel hizmeti veriyor. Ünlü konuklar ağırlıyor. Azeri sanatçı Yıldız İbrahimova da Uzel'in 'evinde' konaklayanlardan...
Semra Özal'ın bu eve gelip, gelmediğini merak ediyorum. Semra Hanım geçirdiği bir çene ameliyatı nedeniyle uzun yolculuklara çıkamıyormuş. Telefonlaşıyorlar.
Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile birlikte çekilmiş fotoğrafları evinin en görünür yerlerde.
Siyasete doğru adım atmışken, buradan yürüyelim istiyorum. Hemen ekliyor "Demirel ile de 16 - 17 yıllık dostluğum vardır, kendisi ile görüşürüm" diyor. Hiç partili olmadığını ifade eden Uzel'in bu sözlerine rağmen, Özal dönemindeki popülaritesini hatırlayanlar farklı düşünmeye devam edecektir.
Helal olsun adama!
Güney Afrika'dan Türk TV kanalları izlenemiyor. Günlük gazete ve dergiler gelmiyor. Geriye internet ortamı kalıyor; Uzel buna da pek meraklı değil. Ayaklı gazete vazifesi görüp, CHP'deki son gelişmeleri, Başbakan Tayyip Erdoğan'ı gündemine sokuyoruz.
CHP'nin Genel Başkanlığı'na Mustafa Sarıgül'ün aday olduğunu hatırlatıyoruz, "Hülya Süer'in eski sevgilisi değil mi?" diyor.
Erdoğan'a gelince, onunla biraz daha içli dışlı. Annesinin rahatsızlığı nedeniyle Türkiye'ye geldiğinde Erdoğan'dan "Geçmiş olsun" mesajı aldığını söylüyor.
Erdoğan ile ilgili görüşlerini Güney Afrika'daki yabancıların ağzından aktarıyor:
"AB müzakereleri sırasında Erdoğan'ın performansından çok etkilendiler, 'Helal olsun adama' (aktardığı tam bu söz değildi, ben biraz yumuşattım) yorumunu yaptılar."
Söz Deniz Baykal 'a geliyor.
"Gerçek solcu, showman değil" diyor. ANAP eski Genel Başkanı Mesut Yılmaz ile katıldığı bir TV programı sonrasında 'yapıcı' üslubunu kutladığını anlatıyor. 26 kedisi ve tavus kuşlarıyla yaşayan Uzel, "Siyasete, sanata, ticarete küstüm" dese de, kimlere küstüğünü belli etmiyor; "Benim insanlarım ne diyebilirim" diyerek geçiştiriyor konuyu.
Ölümün yakınında yaşamın kıyısında
Güney Afrika insanları gibi ülkenin ekonomisi de siyah - beyaz... 45 milyonluk ülkenin, kişi başına geliri 9400 doları bulmasına rağmen, 5 milyon kişi baraka diyebiliceğimiz, teneke kutularda yaşıyor. Güney Afrika hükümetinin öncelikli ekonomik ve sosyal programının başında evsizlere ev yapmak ve ülkede nüfusun yüzde 33'ünü oluşturan AIDS/HİV virüslü hasta oranını düşürebilmek geliyor.
Güney Afrika'nın Johannesburg kenti yakınlarında siyahi lider Nelson Mandela'nın da evinin bulunduğu Soweto bölgesine gittim. Burada yaklaşık 3 milyon Afrikalı yoksulluk içinde boğuluyor. Mandela'nın evi müze haline getirilmiş. 28 yıl hapis yattıktan sonra 1991 yılında serbest bırakılan Mandela, ülke yönetiminin bugün onursal başkanı.
AIDS bu ülkenin kaderi gibi. Yapılan tahminlere göre 2050 yılında bu ülkede AIDS'ten ölümler nedeniyle siyahların nüfusu beyazların gerisinde kalacak. Nüfusun yüzde 75'inin siyah, yüzde 7'sinin de melez olduğu bir ülkede çok ciddi bir tahmin.
AIDS ile bu ülkede kurulan nükleer santraller arasında bağlantı da kuruluyor. UNAIDS Haziran 2000 raporuna göre, bu ülkede nükleer santralin olduğu yerde yetişkinlerin yüzde 20'den fazlası AIDS'den ölüyor. Santralin en yakın bölgesinde bu oran yüzde 10'lara, en uzak yerde ise yüzde 1'lere düşüyor. Aynı karşılaştırma ABD ve Rusya'daki nükleer santral bölgelerinde de benzer sonuçlar veriyor.
|
|
|

|
|