Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 01 Mart 2005 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Irak'ta dönüm noktası!


Irak dün en kanlı gününü yaşadı. Bağdat'ta polis olmak isteyenlerin oluşturduğu bir kuyruğu hedef alan tek bir intihar saldırısında 130'a yakın kişi öldü.
Evet, korkunç!
Kan hiç durmayacak mı?
Irak'ta şiddet ve terörün inişe geçebilmesi için daha çok ön plana çıkan iki konu var: (1) Sünnilerin Irak'ta yönetime katılmaları. Bir başka deyişle siyasal sürece dahil edilmeleri... (2) Amerikan işgalinin ne zaman sona ereceği...
Sünniler, Irak'ta yüzde 20'lik bir nüfusla azınlık olmalarına rağmen 80 yıl boyunca ülkeyi yönettiler. Saddam Hüseyin rejiminin Amerika tarafından iki yıl önce yıkılmasıyla sona erdi bu durum.
Şimdi yönetim sırası Şiiler'de.
Ve Kürtler'de...
Irak'ta nüfusun yüzde 60'ını Şiiler, yüzde 20'sini Kürtler oluşturuyor. Çok uzun yıllar Baas diktası altında ezilen Şiilerle Kürtler 30 Ocak seçimlerinde çoğunluğu elde ettiler. Şimdi birlikte bir koalisyon hükümeti kurmaları en yakın ihtimal. Başbakanın Şii (İbrahim Caferi), cumhurbaşkanının Kürt olması (Celal Talabani) olması bekleniyor.
Sünniler tümüyle dışlanacak mı?
Arzu edilen bir şey değil bu.
30 Ocak seçimlerini büyük ölçüde boykot etmiş olan Sünnilerin siyasal sürece katılmaları için perde arkasında yoğun bir faaliyet var. Hem yeni hükümette temsil edilmeleri, hem de yeni anayasanın yapılmasında rol almaları isteniyor Sünnilerin.
Bu ne kadar gerçekleşebilirse, şiddet ve terör grafiği o kadar inişe geçer diyenlerin sesi duyuluyor.
Bu görüşte olanlara göre, Sünnilerin bir bölümünün siyasal sürece katılmasıyla Irak'taki direniş hareketi bölünecek. Özellikle Irak dışından gelen ve ülkeyi radikal İslamın kullanacağı bir üs, bir terör üssü haline dönüştürmeyi amaçlayan Bin Ladin-Zerkavi takımı böylece tecrit edilebilecek.
Bu görüşte gerçek payı var.
Ama güç bir iş.
Güç olanın başarılabilmesi için, demin belirttiğim gibi, çok duyarlı ikinci bir konu var:
Amerikan işgali...
Ne zaman bitecek?
Nasıl bitecek?
Bu konunun sağlam kazığa bağlanması ve bir tarih verilmesi halinde, bir yandan Sünnilerin siyasal sürece dahil edilmeleri, öte yandan 'Sünni direniş cephesi'nin bölünerek şiddet ve terörün zamanla inişe geçmesi mümkün deniyor.
Ama burada bir başka püf noktası uç veriyor. Amerika'nın Irak'tan erken çıkışı ülkeyi başka türlü bir kaosa sürükler diye düşünenler de var. Şiiler ve Kürtler de bu görüşte olanların safında yer alıyorlar.
Bu yüzden tarih yerine, Amerika'nın Irak'tan 'çıkış koşulları'nın somut olarak tarif edilmesi isteniyor. Özellikle bazı Şii liderler, yeni Irak meclisinin toplanmasıyla birlikte, eğer en azından çıkışla ilgili böyle bir çerçeve çizilirse, Sünnilerin siyasal sürece dahil edilmesinin kolaylaşacağını belirtiyorlar, (Financial Times, 26/27 Şubat 05, s. 4)
30 Ocak seçimleri, Irak'taki direniş cephesi açısından büyük ölçüde hayal kırıklığı yarattı. Katılımın bu kadar yüksek olabileceğine hiç ihtimal vermemişlerdi.
Bu durum ister istemez 'Sünni cephe'de de yeni bir durum değerlendirmesine yol açtı. Şimdi, yeni siyasal yapıdan dışlanmanın faturasını hesap etmeye başladıkları söylenebilir.
Sünniler eğer bu hesabı iyi yapar ve siyasal sürece katılmaya karar verirlerse, Irak'ta istikrar kapısı aralanır, şiddet ve terör yanlıları, Bin Ladinci kafalar zamanla tecrit edilir.
Irak bu açıdan 30 Ocak seçimleri sonrasında bir dönüm noktasına gelmiş durumda. Bu noktada önemli bir konu daha var gündemde:
Kürtler!
Kürtler, yeni Irak'ta anahtar güç haline geliyorlar. Şiileri dengelemekte ve İslam-devlet ilişkisini belirlemekte bir anahtar role soyunuyorlar.
Hiç kuşkusuz Ankara'nın da farkında olduğu bu konuyu yarın yazacağım.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Değişim, ulus-devlet ve İslam
GELİŞMİŞ ülkeler arasındaki yarışta bile "gi...
Melih AŞIK
Etiyopya fıkrası
Başbakan Erdoğan bugün 5 günlük bir gezi için...
Fikret BİLA
100 bin mağdur
Enerji Bakanlığı soruşturması nedeniyle yansı...
Hasan CEMAL
Irak'ta dönüm noktası!
Irak dün en kanlı gününü yaşadı. Bağdat'ta po...
Güneri CIVAOĞLU
Mizah gibi
Dün uçakta, hem Süleyman Demirel'e hem Erbaka...
Can DÜNDAR
1 Mart'ın yıldönümünde...
Tarihi 1 Mart tezkeresinin reddinin 2. yıldön...
Abbas GÜÇLÜ
Mastır, doktora ihtiyaç mı, kaçış mı?
Yüksek lisans ve doktora yapan öğrenci sayıla...
Hurşit GÜNEŞ
İşsizliği nasıl çözeceğiz?
Son üç yıldır işsizlik oranı azalmıyor. Nüfus...
Sami KOHEN
Nükleer tartışma
İran'ın nükleer programını sadece enerji üret...
Derya SAZAK
Ekonomide riskler
Milliyet Business'ın 'Şubat krizi'nin dördünc...
Meral TAMER
Dünya entellekt havuzuna Türkiye'den katkı
Mühendislikten ekonomi ve finansa, oradan da ...
Güngör URAS
Dolar 1.00 YTL olabilir mi? Olur (!)
Dün akşam üzeri iç piyasa kapanırken dolar 1....
Serpil YILMAZ
İran ve stratejik yalnızlık
Panel başlığı "Nükleer Tartışma: İhtiyaçlar, ...
M. Ali BİRAND
Türkiye sustukça AB memnun...
Geçen hafta Brükseldeydim.Başkan Bush'un NATO...

© 2005 Milliyet