|
 |
|
|
Mizah gibi
Dün uçakta, hem Süleyman Demirel'e hem Erbakan'a yakın -bir süredir yurt dışında yaşayan dost- "ortak anımızı" hatırlattı. Anlatayım...
RP - DYP ortaklığıyla kurulan hükümetin odağında bulunduğu bunalıma artık gün sayılıyor.
28 Şubat'ta MGK toplanmış.
"İrtica" eksenli ve "yaptırım" uyarılı zehir zıkkım kararlar alınmış.
Ancak Başbakan Necmettin Erbakan imzalamıyor.
Neden?
Ya Cumhurbaşkanı Demirel imzalamazsa?
İç metinler değiştirilerek imzalanırsa?
Bu krize çözüm olarak, "önce Demirel'in imza atması ve geri dönülmemesi için de içeriğinin TV'lerden açıklanması" formülü bulunuyor.
O dost bana telefon ederek, "Kritik MGK bildirisi, Sayın Cumhurbaşkanı tarafından şimdi imzalandı" diyor.
Bu dost o zamana kadar yıllar boyu daha bir dizi böyle tüyolar vermiş. Hepsi de doğru çıkmış. Ama gene de haberi, Çankaya'daki kaynaklarımdan doğrulatıyorum.
"Evet imzalandı" bilgisi geliyor.
Az sonra, çalıştığım TV kanalında yayınlar sürerken ekranda altyazı geçiyor.
"MGK kararları metnini Demirel de imzaladı..."
Bu süreç sonrası MGK kararını Erbakan imzalıyor.
Kullanıldım mı?
Belki de evet...
Nereden bilebilirdim ki, "Erbakan imzalamamış henüz..."
Peki altyazılar doğru haber miydi?
Evet...
Bu anının konuşulmasına Milliyet'in Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Y. Yılmaz da tanık oldu.
Böylece MGK kararlarının sadece son sayfalarının imzalandığını, ortadaki sayfaları ise MGK Genel Sekreteri'nin paraf ettiğini ve paraflı metnin "değiştirilme olasılığı" bulunduğunu da öğrenmiş olduk.
Hâlâ öyle mi?
Bilmiyorum.
Ama imza atılmasaydı ne olacağını burada yansıtmak bile istemem.
MGK Genel Sekreteri
Bu anıyı neden yansıttım?
Çünkü Milliyet yazı mutfağına dün gene böyle kokusu tuhaf bir MGK haberi gelmişti... Kuşkulanılmış ve derinliği araştırıldığında müthiş bir gerçek ortaya çıkmıştı.
Haber 1. sayfamızda...
İbretle okunmalı...
Haber ilk haliyle MGK'den hükümete "dudak uçurtacak" tavsiyelerdi.
"Güney Kıbrıs'ın AB üyesi olması halinde AB'ye karşı Türkiye'nin Avrupa Adalet Divanı'na dava açması... AB'yi, BM'ye şikâyet etmesi vs..."
MGK böyle kararlar alacak. Hükümete bildirilecek de aradan bunca zaman geçmesine karşın sızmayacak... Hükümet bu tavsiyeleri sumen altı edecek!
Olacak şey değil...
Ancak kaynaklar da ciddi.
Sonunda dönemin MGK Genel Sekreteri Orgeneral Tuncer Kılınç'a haber sunuluyor.
Bu tavsiyeler doğru mu?
"Doğru."
Bunlar MGK kararı mı?
"Hayır."
Peki nereden çıktı?
"Yasalar gereği benim başında bulunduğum MGK sekreteryası çalışmasıdır."
Hükümete bildirildi mi?
"Evet."
Peki bu bildirimden MGK'nin haberi var mı?
"Yok."
..........
Buyurun buradan yakın...
..........
Tuncer Paşa son zamanlarda başka nedenlerle medyada...
Dosya yargıda olduğu için geçiyorum.
Ama o zamanlar da Zihni Sinir'vari buluşları medyaya yansımıştı.
Yanlış anımsamıyorsam şöyle söylemleri olmuştu:
"Ne yapacak Türkiye AB üyesi olup da! İran ve Rusya ile birlik kurulsun..."
Ya da...
"Döviz sıkıntısını önlemenin yolu var. Banknot matbaası dolar basar, olur biter..."
...........
En duyarlı kurumlara atamalar ve abartılmış yetkiler bazen "mizah" konusu üretiyor.
g.civaoglu@milliyet.com.tr
|
|
|

|