Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 02 Mart 2005 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Mafya babasına spagetti darbesi

"Alacakaranlık" dizisinde Özkan Uğur'un seksi İtalyan sevgilisi rolünü oynadım. Çekimler sırasında ona bir spagetti macerası yaşatmayı da ihmal etmedim

lezzetli fısıltılar

Oğlumun beslediği rottweiler cinsi Nesso, o karlı günlerde bahçeden eve alınınca yaptığı hareketle bir cezayı hak etmişti


Sinyor Uğur Yücel "Alacakaranlık" adlı dizisinde mafya üyesi seksi Angelica rolünü oynamamı önerdiğinde gülmekten yerlere yatarak, kendisine "Sinyor Uğur, mafya ile haşır neşir birini canlandırmayı kesinlikle beceremeyeceğim herhalde!" demiştim.
O da bir kahkaha attı ve "Merak etme, her şeyi yaparsın sen... Hem senin kadar sempatik bozuk Türkçe konuşan birini nereden bulacağız biz?" dedi.
Uğur'un iyi ki bulaşıcı bir canlılığı var. Hal böyle olunca, ben de genelde hayatımı yönlendiren şuursuz neşemle, siyah peruğumu ve gizemli "mafya annesi" giysilerimi giyerek sette "sevgilim" Bedir'in, yani Özkan Uğur'un gelmesini beklemeye başladım!
Özkan'ı 20 senedir tanırım. Şarkılarını ve şarkı söylemek dışında çıkardığı başarılı işleri hayranlıkla izliyorum. Ama açıkçası görüşmeyeli çok uzun zaman olmuştu! İtiraf etmeliyim ki kameraların önünde gerçekten çok paniğe kapılmıştım. Onu tekrar neşe içinde görmek beni inanılmaz rahatlattı. Onu, oyun icabı hapishaneden kaçıran arabadan bağırarak indi: "Angelica'm... Aşkııımm... Kız çok güzel olmuşsun. Esmerlik yakışmış. Neler yapıyorsun anlatsana... Oğlun nasıl? Çok özledim seniiii..."
Senelerin ve ünlü olmanın eski arkadaşımdan hiçbir şey götürmediğini görmek beni gerçekten mutlu etti! Özkan aynı eskisi gibiydi... Neşeli, gürültülü, güleç ve çatlak! Ama çok geçmeden değişen bir şeylerin olduğunu fark ettim. Evet, değişmişti ya da ben onu böyle hatırlamıyordum!
Özkan inanılmaz derecede titiz ve detaycıydı!
Bunu bir sahne tekrarı sırasında anladım. (Bilmiyorum haberiniz var mı ama gördüğünüz sahneler, birkaç dakikalık kısa bölümler olsa da, peygamber sabrına sahip zavallı sanatçılar tarafından en az 5, 10, 20 defa tekrarlanıyor... O sahne mükemmel olarak kabul edilene kadar!) Önce içmemiz sonra bardağı fırlatmamız gerekiyordu... Her tekrarda o yorulmadan nazikçe bardağın değiştirilmesini istiyordu. Benim hayret dolu bakışlarıma deli gibi gülerek cevap verdi: "Manyaklık derecesinde titizim."
Doğruydu... Bunu, birçok kere, yaptığı her işe gösterdiği özenle kanıtladı... Ne söylememi istersiniz ki? Esprili ve yaramaz ruhum beni ilk fırsatta ona güzel bir şaka düzenlemeye zorluyordu!
Bu fırsatı akşam yemeği sahnesiyle yakaladım. Onu masaya sürüklüyor, "aklını başına getirmek" için bir tabak kum midyeli spagetti sunuyordum.
İtalyanların (mafya üyesi olan ve olmayan) en sevdikleri klasik yemeğin hazırlanışıyla ilgili tüm taktikleri sempatik arkadaşımız Ebru'ya vermiştim ve setin arkasındaki mutfaktan sarmısak katkılı kum midyeli makarnanın keskin kokusu yayılmaya başlamıştı... Ağzı sulanan ve gözleri parlayan Özkan sordu heyecanla: "Gerçekten makarna yiyeceğiz, değil mi?"
Hemen cevap verdim: "Tabii ki... Sahnenin çekimi biter bitmez..."
Ebru görkemli ve davetkar bir tabak hazırlamıştı ama söylediğim gibi, sahnelerin birçok kez tekrarlanması gerekiyordu ve Özkan çatala doladığı spagettileri tam ağzına götürürken hep yönetmenin sesi duyuluyordu: "Tekraaaar..." O istekle makarnaya bakıyor, özenle çatalı temizliyor, yerine koyuyor ve çekim yeniden başlıyordu. En sonunda yönetmenimiz, memnun olduğunu belli eder bir ifade takınınca, Özkan bir "Ohhhh beee" çekip, nefis kokulu makarnanın içine çatalını dolayıp koca bir lokmayı ağzına götürdü. İşte tam bu anda içimde bir şeyler beni dürttü ve "Ne yapıyorsun Özkan? Makarnalar daha canlı gözüksün diye domates yerine allık kullandıklarını sana söylemediler mi? Hani şu yanaklarımıza sürdüklerimizden..."
Kahkahalar arasında, daha yutmamış olduğu lokmanın kalanını tabağa tükürmeye çalışırken Özkan'ın ağzından nasıl bir küfür çıkmış olabileceğini tahmin etmeyi size bırakıyorum.

Kum midyeli spagetti
Malzemesi (4 kişilik):
  • 1 paket spagetti

  • 1,5 kg. kum midyesi (her zaman bulunmadığı için balıkçınıza 1 gün önce ısmarlamanızı tavsiye ederim)

  • 150 gr. kokulu kiraz domates

  • 2 diş sarmısak

  • biraz ince kıyılmış maydanoz

  • fesleğen

  • zeytinyağı

  • pul biber

  • 1 bardak sek beyaz şarap.


  • Yapılışı:
    Midyeleri özenle yıkadıktan sonra çok az suyla tencereye koyun. İki dakika boyunca, hepsi kabuklarını tamamen açana dek kaynatın. Sonra tülbentten geçirerek süzün ve suyun bir kısmını kenarda tutun. Geniş ama fazla yüksek olmayan bir tencereye yağı ve sarmısakları koyun; altın sarısı renge dönmelerine yakın midyeleri (yarısı kabuklu yarısı kabuksuz) atın ve daha önce ayırmış olduğunuz suyu ve beyaz şarabı ekleyin... Ateşi artırın ve suyun buharlaşmasını bekleyin. Ardından maydanoz, fesleğen, tuz ve biber koyun, kapağı kapatın ve sosun biraz yoğunlaşmasını bekleyin. Spagettileri haşlayın ve süzdükten sonra sos ve son olarak koyduğunuz kiraz domateslerle beraber karıştırın. Beyaz şarap ve mevsim salatası eşliğinde sıcak servis edin...

    donatellapiatti@hotmail.com



    CUMARTESİ
    Ödüllerin hakimi kim olacak?
    "Çıplak fotoğrafım var dememe gerek yoktu"
    "Bizi bir orkestrayı izler gibi izliyorlar"
    'Doktor' Murat ve bilgisayar oyunları
    "Jennifer Lopez sahneye çıkmadan önce sprey bronzlaştırıcı kullanıyor"
    Aklınızın kalitesi
    İş kadınını tayyörden kurtarmaya çalışıyor
    Kanada'da eğitim fırsatı
    Bugün Açık Radyo'yu açın
    Sinemada uzay yolculuğu
    Soğuk hava sınırlarımıza dayandı
    ALTI NOKTA KÖRLER VAKFI
    Mani oluyor gördüklerim





    Donatella Piatti
    Sarıkız'ın Anıları
    Tuba Akyol
    İlhan Uçkan

    © 2005 Milliyet