Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 02 Mart 2005 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Horrr!


Galatasaray'la deplasmana gittiğimizde takım uçağıyla seyahat ettiğimizden bir gün önce yola dökülürüz. Diyarbakır'a da öyle gidecektim, ama pazartesi CNN Türk'de İleri Üçlü'nün yayını olduğu için gidemedim. İşte bu sebeple yukarıda gözlem yazmakta. Zira evimde televizyondan takipteyim. Bu tip durumlarda içim rahat etmez. Bir zorunluluk olmadığı sürece de yapmadığım iştir. Çünkü televizyondan gördüklerinle, sahada gördüklerin çok farklıdır. TV'den yazılan yazılara da çok güvenmem. Bu yazıların sağlıklılığı tartışılır. Sahanın tamamı görünmüyorsa iyi olmaz. Çünkü futbol aslında topun olmadığı yerde kurulur, topun olduğu yerde ise sahnelenir. Arka planını, hazırlığını bilmezsen de yazamazsın. Antrenman yapmamış topçunun maça çıkması gibidir TV'den yazmak.
Ama konu dünkü maçsa, değil tribünden, sahanın içinden, bir elimde teleskop diğer elimde tekrarları gösteren bir televizyonla seyretsem, altı kişilik bir ekip benim için istatistik tutsa, Ercan Taner maçı kulağıma anlatsa, Gary Lineker ve Rıdvan şemalarla oyunu açıklasa, Hagi ve Oğuz Çetin'in yardımcılarıyla konuşmalarının metinleri elimde olsa bir şey fark etmezdi. Çünkü bir şey olmuyordu.
Maç boyunca Ayhan'ın yok artık Lebron James (Murat Murathanoğlu lehçe ve aksanıyla okuyunuz) golünden başka hiçbir şey yoktu. Hiçbir şey. Uyumamı kendi horlamam önledi. Ne diyeyim? Gidemediğim için meslektaşlarımdan ve sizden özür diliyorum. Üzgünüm, ama ne yalan söyleyeyim televizyon programımı seviyorum, beni bir zulümden kurtardı.
Oyun hakkında bir şeyler söylemeye gerek var mı bilmiyorum? Ama ekrandan gördüğüm kadarıyla; Galatasaray, Hakan Şükür olmayınca ve orta sahada da bir oyun kurucusu olmadığından, kontratak dışında hiçbir oyuna uymaz ekip oluyor. İkinci yarıda - Allah rızası için - biraz olsun hareketlenişleri, öne geçişleriyle Diyarbakır'ın biraz açılmasından. Ve Oğuz Çetin: Sahada böylesine dahi olup, kulübede bu kadar ama bu kadar olmamak. Anlaşılır şey değil. Farkında mı bilmiyorum. İlk ve son pozisyonu 88'de bulabildi.

mdemirkol@milliyet.com.tr




SPOR
Yarım elma gönül alma: 0-1
Carew faka bastı
Cepheden cepheye
Teklifi görelim
Bordo-Mavi, masmavi
Dikkat, büyük tehlike!
Terim: Beni unutun
Şartlı panel!
Asil duruş
Parlamento çıkarması
Ekrandan taşanlar!
Sakatlığı bile sorun edilmiyor
İki yıldızdan Türklük söylemi
Haber turu...
Horrr!
Sabredelim... Lütfen!
At yarışları
El Amin'e ceza yok
Memo hayat verdi





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Mehmet DEMİRKOL
Horrr!
Galatasaray'la deplasmana gittiğimizde takım ...
Atilla GÖKÇE
Sabredelim... Lütfen!
Futbolumuzdaki son "kirlilik" tartışmaları, ...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 İstatisliklerle lig
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2005 Milliyet