|
 |
|
|
Sabredelim... Lütfen!
Futbolumuzdaki son "kirlilik" tartışmaları, TFF'den refleks tepkiler beklenmesine neden oldu.
Özellikle teşvik primi alındığı - verildiği - dağıtıldığı iddialarına karşılık TFF Başkanı Bıçakcı'dan derhal bıçak kullanması, yaptırım uygulaması istendi.
Milli Takım Teknik Direktörü'nün mutlak değiştirilmesi talepleriyle yaptırım beklentileri karşılığını bulamayınca Bıçakcı Federasyonu'nun tepkisizliği öne çıkarılıp yok sayıldığını gördük. Kimileri Bıçakcı'nın derhal istifa etmesini, yerine Başkanvekili Hasan Doğan'ın getirilmesini önerdi. Kimileri de yeni bir seçim beklentisine girdi.
Bütün bunlar Bıçakcı'nın sergilediği bir farklılıktan kaynaklanıyor.
TFF'nin eski Başkanı Haluk Ulusoy, bir liderdi... Çoğu kararları - onaylasak da onaylamasak da - kimseye danışmadan tek başına alır, tavrını belirler, kurullar ve kurum (TFF) ona göre vaziyet alırdı... Ya da başkanın kararını kitabına uydururdu.
Hayır, Levent Bıçakcı öyle bir lider değil...
O sadece başkan...
Her şeyden önce bir hukuk adamı...
Spor alanında uzmanlaşmış bir hukuk adamı.
Ne hukuktan ne de hukukçu bir başkandan refleks tepkiler bekleyemezsiniz...
TFF, lider yönetiminden kurumsal yönetim aşamasına geçerken, kuşkusuz Levent Bıçakcı çoğumuzun acil beklentilerini iki dudak arasından karşılamayacaktır. Sabır kültürümüz aşındığı için bu durum bizi tatmin etmeyebilir ama, gerçek budur.
TFF Başkanı'nın ne yaptığına gelince...
Asla boş durmuyor...
Özellikle TFF için ortada olmayan bir yol haritasını oluşturmaya, belirlemeye çalışıyor...
Çeşme toplantısında uzman bilim adamlarından da yararlanarak yol haritasını çizmeye başladı...
Öncelikle yasa ve yönetmeliklerdeki boşlukları da gidererek kirliliğe tüm kapıları kapatacak bir hazırlık başladı. Sırası gelmişken belirtmeliyim... Şike ve teşvik kavramları yürürlükteki yönetmeliklerde ancak dolaylı anlatımlarla yer alıyor... Daha kesin, net ve anlaşılabilir bir dil kullanılacak.
Türkiye Kupası'nın yeni organizasyon formatıyla, kulüplere hatırı sayılır bir yayın geliri üretecek çözümlemeler hazırlanıyor.
Süper Lig'e bir ana sponsor bulundu. En az 15 milyon dolarlık bir katkı sözkonusu. Anlaşma için el sıkıldı, iş imzaya kaldı...
Milli Takım Teknik Direktörü'nün dört yıllık sözleşmesi var... 2006 eleme maçlarının sonuna kadar beklenecek. Yanal bir anlamda kendi kaderini kendi belirleyecek.
Ligin resmi topu da değişecek... Tüm maçlarda federasyonun belirlediği markalı topla oynanacak. Toplar kulüplere bedava verilecek, federasyon ayrıca satıştan pay alacak.
Daha da önemli hedef, Süper Lig TV yayın hakkı gelirinin ligdeki rekabeti yaygınlaştıracak biçimde daha adil paylaşımı... Bıçakcı özellikle Dörtler'i zaman içinde ikna edeceğini umuyor. Hazırlıkları ciddi.
Zaman zaman dost söyleşilerinde yaptığı kişisel görüş açıklamalarıyla TFF Başkanı olarak dile getirdiği resmi söylemler elbette çelişiyor. Asıl sorun şu: Hangi Levent Bıçakcı'yı ciddiye almalıyız ? Dost ve arkadaş olarak paylaşımlarını mı, yoksa resmi kimliğiyle açıkladıklarını mı? Elbette ikincisinden sorumludur. İki farklı söylemi ise onun sorunudur. (Kimbilir, belki de zamanla o çelişkileri giderir.)
Hayır, Levent Bıçakcı'nın avukatı değilim... İkimizin de böyle bir gereksinmesi yok.
Galiba hepimizin "sabır"a ihtiyacı var!
Güvenlik mi dediniz?
İnönü'deki burun kırma olayını soruşturdum...
Euroserve güvenlik firması, günde adam başına 50 milyon artı KDV alarak o elemanları görevlendiriyor. Yasa ve yönetmeliğe göre lise mezunu ve özel eğitim almaları gereken bu elemanlara 20 milyon TL veriyor.
Sakaryalı Serdal'ın sivil giyimli özel güvenlik amiri Remzi Köseleci ile tartıştığını gören kardeşleri Harun (177) ve Hasan (236) olaya kendilerince müdahale ediyorlar... Abimiz dövülüyor diye olaya balıklama atlıyorlar.
Eğitilmiş olacaklardı, değil mi?
Bu elemanların içinde görevi alıp stada girdikten sonra yeleği çıkararak bedava maç seyredenler olduğunu da öğrendim...
Daha önce oynanan Denizlispor maçında özel güvenlik elemanları 62 kişiyi içeri "sızdırmış"... Şirket, stat kameralarının saptadığı bu kaçak nedeniyle adam başı 200 dolardan toplam 12 bin 400 dolar ceza ödemiş Beşiktaş'a...
Şimdi yeni bir güvenlik şirketi ile anlaşma yapılacak.
Bu örnekler tekrarlanabilir, artabilir... Özel güvenliği şıpınişi icadedenler umarım gerekli sonuçları çıkarmışlardır.
Derbi'nin dengeleri
Galatasaray - Beşiktaş, hafta sonunda kaderlerini belirleyecek önemli bir derbiye hazırlanıyor...
Galatasaray, Samsun'da kötü futbolla acı bir ders aldı...
Beşiktaş, İnönü'de kötü futbol ve kötü olaylarla maçı kazandı.
Hagi ve Rıza Çalımbay kuşkusuz bu derbi için çok özel hazırlıklar yapacaklar. Olabildiğince taktik yaratıcılıklarını ortaya koyarak maçı kendi lehlerine çevirmeye çalışacaklar.
Kimi zaman iki takım arasındaki puan farkı önde olan için beraberliği bir avantaj haline getirebilir. Ancak bu defa kazın ayağı öyle değil. Beraberlik, Galatasaray'ı Fenerbahçe ve Trabzonspor'un gerisine düşürebilir. Lidere ve Karadeniz ekibine şampiyonluk yarışında küçük bir kopma fırsatı yaratabilir. Beşiktaş ise Avrupa Kupaları hedefini şansa bırakır.
İlle de galibiyet, mutlaka galibiyet için oynayacaklar.
Galatasaray'ın dengeli ve başarılı savunması, geçen hafta orta alandaki çöküntüye dayanamadı ve yıkıldı. Beşiktaş savunması Rıza Çalımbay ile daha sağlam duruyor.
Galatasaray orta alanında Ergün ve Ayhan aynı verimlilikle göreve dönerse hem savunma nefes alır, hem de forvetler (Hakan - Necati) rahatlar... Tayfur - Koray ikilisi Beşiktaş'ı sağlam tutacak bir ön bariyerdir. İş forvetlere kalırsa Beşiktaş'ın golü bulması o kadar kolay olmayacak. Ama karşı tarafta da bir Tümer yok... Tümer Metin hem orta alan hem forvet görevi yüklenerek, son maçta olduğu gibi bireysel çabasıyla her an golü bulabilir. Kaldı ki Pancu da var Derbi'de... Pancu önündeki forvetlere daha rahat servis yapan bir oyuncu.
Küçük bir ev sahibi avantajı söz konusu...
Unutmayalım ama... Bu bir derbi!
Bilmece
Oscar ödüllü ilk Türk oyuncu kimdir ?
Yanıt: Oscar Cordoba'nın uzaklaştırdığı topu kapan ve terkedilmiş Beşiktaş kalesine Sakarya'nın golünü atan Emre Toraman.
agokce@milliyet.com.tr
|
|
|

|