Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 02 Mart 2005 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ekonomik dengeler kalıcı hale geldi mi?


2001 mali krizinin iki boyutu vardı. Biri, çok yüksek kamu borcu, diğeri de cari işlemler açığı. Yani hem iç denge sarsılmıştı, hem de dış denge. Bütün bunlara rağmen bankacılık sisteminde bir zafiyet olmasaydı, kriz daha geç yahut da daha hafif atlatılabilirdi. Olmadı. Çünkü kamu ve özel kesim bankaları ağır biçimde hastalanmıştı. Kamu bankalarını zararlar, özel bankaları da aldıkları büyük riskler çökertti.
Krizle birlikte çeşitli tedbirler alındı. Ancak kriz atlatıldı mı? Kamu borcundan başlayalım. Toplam borç arttı. Milli gelire oranla düşse de, kamu borcunun tamamı TL olsaydı, bu olumlu gelişme gözlenmeyecekti. Demek ki, bu alandaki tedirginlik sürmeli. Cari işlemler açığı ise çok daha vahim bir boyuta ulaştı. 2000 yılına göre hem miktar olarak, hem de milli gelire oran olarak dış açık büyüdü. Bu anlamda krizin iki temel etmeni konusunda daha olumlu değil, hatta daha olumsuz bir noktaya gelindi.
Bankalara gelince. Kamu bankaları artık sorunlu değil. Ancak bu onların piyasada giderek daha verimli ve hizmet kalitesinde daha rekabetici hale geldiğini göstermiyor. Özel bankalar ise döviz riski taşımasa da, ciddi boyutta vade riski riski taşıyorlar. Mevduatlar hala kısa vadeli, bono portföyleri ise uzun vadeli. İnşallah olumsuz bir gelişme olmaz da, bankalar çarpılmaz.
2001 sonrası elde edilen en önemli gelişme enflasyonun çok ciddi ve olasılıkla da kalıcı biçimde düşmesi. Öte yandan, mali disiplinde çok önemli başarılar elde edildi. Bununla beraber, bankacılık sistemi elbette 2001'e göre daha sağlıklı bir yapıda. En azından özkaynakları çok daha güçlü. İşte bu açılardan baktığımızda ise, 2001 yılına göre daha iyi bir noktada olduğumuz görülüyor. IMF'ye olan yüklü borcun maliyeti ve esnekliğinin yanı sıra, şu andaki kamu borcunun daha uzun vadeli hale gelmiş olması Türkiye'yi rahatlatıyor.
Ancak içeride çok daha fazla sıcak para var. Gerçi kur dalgalı ama oldukça değer kazanmış düzeydeki bu kurun, sıcak paranın birdenbire çıkışıyla aşırı yükselmesi, mali piyasalardaki dengeleri de çok ciddi ölçüde sarsabilir. Bu durumda, reel faizler fırlayabilir ve borcun döndürülmesi sıkıntıya girebilir.
Demek ki, daha iyi durumda olsak da sorunlar hala sürüyor. Bütün bunlardan daha önemlisi, iç siyasal istikrarın kalıcılığı. 2002 Kasım'ından bu yana tek parti hükümetinin varlığı piyasalara güven verdi. Yine Batı desteğinin sürmesi piyasaları rahatlattı. Özellikle de IMF desteğinin sürmesi. Ancak son zamanlarda hem AKP içindeki rahatsızlıklar su yüzüne çıkmaya başladı, hem de ABD'nin hükümetle ilişkileri eski tadında değil.
Bütün bunlar şu anda ekonomik dengeleri sarsacak boyutta değil. Ancak ABD İran'a girmeye, veya Suriye'ye müdahale etmeye, yahut da İran'a saldırmaya kalkarsa piyasalardaki mutluluğun sona ereceğini söylemek herhalde kehanet olmaz.
Özetle, daha iyi bir noktada olmamız sorunları çözdüğümüz anlamına gelmiyor.

hgunes@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Din dersleri ve cemaatler
DİN sadece bir itikat değil, aynı zamanda sos...
Çetin ALTAN
Bir "mizah müzesi" kurulsa...
TV programlarında emekli büyükelçilerin, emek...
Melih AŞIK
Mart'ın yıldönümü
Irak'a asker göndermeyi öngören "tezkere"nin ...
Fikret BİLA
Ankara yorgun mu?
AB çevrelerinden, Türkiye'nin yorulduğu yönün...
Hasan CEMAL
Irak'ta Kürtler mi anahtar oluyor?
Yeni bir siyasal yapılanmanın eşiğindeki Irak...
Güneri CIVAOĞLU
Tarihin ırzı
Almanya Parlamentosu'na da "24 nisan 1915'in ...
Abbas GÜÇLÜ
Yüksek lisans, doktora ne için yapılıyor? (2)
Yüksek lisans ve doktora ne için yapılıyor? H...
Hurşit GÜNEŞ
Ekonomik dengeler kalıcı hale geldi mi?
2001 mali krizinin iki boyutu vardı. Biri, ço...
Nail GÜRELİ
İşçi kimliğini arıyor
İzmit'te SEKA işçileri... İstanbul Cevizli'de...
Sami KOHEN
Ortadoğu'da demokrasi rüzgârı
ORTADOĞU'da sıra şimdi kimde? Suriye'de mi? İ...
Mehmet Y. YILMAZ
Bu Suriye gezisi yanlış amaçlara hizmet edebilir
Tarihsel olayların ardından bakıp da "Şöyle o...
Hasan PULUR
Uyuşamayız, yollarımız ayrı...
ORHAN Veli'nin, "Ciğercinin Kedisi" ile "Soka...
Meral TAMER
İlaç devleri, silah lobisinden bile cömert!
Uluslararası ilaç devlerinin rekabete tümüyle...
Ece TEMELKURAN
Yok Ülke Çok Ülke
Ben, bu ülkeyi yürek paralayıcı bir sevgiyle ...
Osman ULAGAY
İzmir'in dertleri ve AB süreci
Geçen yıl Türkiye'deki vergi geliri tahsilatı...
Güngör URAS
Odalarla üyelerden çok adaylar ilgileniyor
Ticaret ve sanayi odalarında, borsalarda seçi...
M. Ali BİRAND
Türkiye, Kıbrıs'a ambargoyu kaldıracak
Türkiye hareket etmekte geciktikçe, Gümrük Bi...

© 2005 Milliyet