Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 02 Mart 2005 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ortadoğu'da demokrasi rüzgârı


ORTADOĞU'da sıra şimdi kimde? Suriye'de mi? İran'da mı? Bu soru sorulduğunda akla gelen ilk şey ABD'nin olası bir askeri harekât için bölgede hangi ülkeyi hedef alacağıdır.
Bugünkü konumuz bu değil. Sorumuz, Ortadoğu'da değişim ve demokrasiye yöneliş bağlamında, sıranın hangi ülkeye geldiği ile ilgili.
Evet, bir süredir bölgede demokrasi istikametinde değişim rüzgârları esiyor. Özgürlük cereyanı peş peşe bir ülkeden diğerine yayılıyor.
Afganistan, Irak, Filistin... Ardından (daha sınırlı çapta) Suudi Arabistan, Mısır... Son olarak da Lübnan...
İlk bakışta Ortadoğu'da bu olanlar, Soğuk Savaş'ın son günlerinde Doğu Avrupa ülkelerinin hızla demokrasiye geçiş süresini anımsatıyor...
Benzer bir durum da geçen yıl Gürcistan'da ve son olarak da Ukrayna'da görüldü.
Şimdi de Ortadoğu'da yeni bir "bahar" başlıyor...
* * *
KUŞKUSUZ Doğu Avrupa ülkelerinin veya Gürcistan'ın ya da Ukrayna'nın demokrasiye geçiş şekli ile, halen Ortadoğu'daki değişim belirtileri arasında önemli farklar var. Hatta bölgenin daha özgür bir sisteme yöneliş tarzı da, ülkelere göre değişiyor.
  • Afganistan'da ve Irak'ta eski dikta rejimleri "dıştan müdahale" ile devrildi. Seçimler "işgal altında" yapıldı. Ancak ilk kez çoğulcu sisteme geçildi ve daha temsili bir yönetim için ilk adımlar atıldı...
  • Filistin'de Yaser Arafat'ın ölümünden sonra yeni liderin ve yönetimin seçilmesi -anormal şartlara rağmen- demokratik bir ortamda yapıldı. İlk kez militan gruplar da bu yeni siyasi yapılanmaya katıldı...
  • Suudi Arabistan'da monarşi rejimi, ilk kez bölgesel meclislerin "kısmen" de olsa, seçim yolu ile yenilenmesine izin verdi. Bu "tepeden inme" bir karar da olsa, bu ülkede de bir şeylerin kıpırdamaya başladığını ortaya koydu...
  • Mısır'da da Başkan Mübarek ilk kez, başkanlık seçimlerinin birden fazla adayla yapılacağını ilan etti. Böylece "Reis"in kararı ile "çoğulcu" sisteme doğru bir adım atılıyor...
  • Lübnan'da olanlar, daha farklı. Bölgedeki ülkeler arasında Lübnan daha demokratik bir yapıya sahip. Ancak Başbakan'ın ve hükümetin "Suriye yanlısı" olması, ülkede uzun yıllardır bulunan Suriye askerlerinin geri çekilmesini isteyen geniş halk kitlelerini sokaklara döktü. Sonuçta "sokağın gücü" hükümeti istifaya zorladı. Lübnan'daki "kadife devrimi" aynı zamanda, Şam'a da güçlü bir mesaj göndermiş oldu...

  • * * *
    BÖLGEDEKİ değişim hareketleri ister "tepe"den ister "sokak"tan gelsin, gerçek şudur ki, bu ülkelerde halk düzeyinde bir "uyanış", yönetim kademesinde de bir "yöneliş" başladı...
    Bölge ülkelerindeki bu gelişmelere sırf eleştirel açıdan bakanlar "Bu mu demokrasi" diyebilirler. Ama unuttukları bir nokta var: Demokrasi bir çırpıda kurulmaz. Hele bölge ülkelerinin içinde bulunduğu şartlarda... Ancak bütün bu ülkelerde olup bitenlerin ortak özelliği, halkın daha özgür yaşama isteğinin ortaya çıkması, yöneticilerin de bu yönde adım atma zamanının geldiğini kavramalarıdır.
    Bunu en iyi takdir edecek durumda olan da biziz. Ülkemiz 1946'da ilk kez çoğulcu sisteme geçtiğinde de, ciddi aksamalar olmuştu...
    Önemli olan ilk adımları kararlılıkla atmaktır. Şimdi -bizden yarım yüz yıl sonra- bölge ülkeleri yavaş yavaş bu yola giriyorlar... Buna sevinmek ve destek olmak lazım...

    skohen@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Din dersleri ve cemaatler
    DİN sadece bir itikat değil, aynı zamanda sos...
    Çetin ALTAN
    Bir "mizah müzesi" kurulsa...
    TV programlarında emekli büyükelçilerin, emek...
    Melih AŞIK
    Mart'ın yıldönümü
    Irak'a asker göndermeyi öngören "tezkere"nin ...
    Fikret BİLA
    Ankara yorgun mu?
    AB çevrelerinden, Türkiye'nin yorulduğu yönün...
    Hasan CEMAL
    Irak'ta Kürtler mi anahtar oluyor?
    Yeni bir siyasal yapılanmanın eşiğindeki Irak...
    Güneri CIVAOĞLU
    Tarihin ırzı
    Almanya Parlamentosu'na da "24 nisan 1915'in ...
    Abbas GÜÇLÜ
    Yüksek lisans, doktora ne için yapılıyor? (2)
    Yüksek lisans ve doktora ne için yapılıyor? H...
    Hurşit GÜNEŞ
    Ekonomik dengeler kalıcı hale geldi mi?
    2001 mali krizinin iki boyutu vardı. Biri, ço...
    Nail GÜRELİ
    İşçi kimliğini arıyor
    İzmit'te SEKA işçileri... İstanbul Cevizli'de...
    Sami KOHEN
    Ortadoğu'da demokrasi rüzgârı
    ORTADOĞU'da sıra şimdi kimde? Suriye'de mi? İ...
    Mehmet Y. YILMAZ
    Bu Suriye gezisi yanlış amaçlara hizmet edebilir
    Tarihsel olayların ardından bakıp da "Şöyle o...
    Hasan PULUR
    Uyuşamayız, yollarımız ayrı...
    ORHAN Veli'nin, "Ciğercinin Kedisi" ile "Soka...
    Meral TAMER
    İlaç devleri, silah lobisinden bile cömert!
    Uluslararası ilaç devlerinin rekabete tümüyle...
    Ece TEMELKURAN
    Yok Ülke Çok Ülke
    Ben, bu ülkeyi yürek paralayıcı bir sevgiyle ...
    Osman ULAGAY
    İzmir'in dertleri ve AB süreci
    Geçen yıl Türkiye'deki vergi geliri tahsilatı...
    Güngör URAS
    Odalarla üyelerden çok adaylar ilgileniyor
    Ticaret ve sanayi odalarında, borsalarda seçi...
    M. Ali BİRAND
    Türkiye, Kıbrıs'a ambargoyu kaldıracak
    Türkiye hareket etmekte geciktikçe, Gümrük Bi...

    © 2005 Milliyet