|
 |
|
|
İzmir'in dertleri ve AB süreci
Geçen yıl Türkiye'deki vergi geliri tahsilatındaki artış ortalaması % 7 iken İzmir'deki tahsilat artış oranının % 25 olduğunu ve İzmir'in tahsilat tutarı artışında Türkiye birincisi olduğunu biliyor muydunuz? İzmir Defterdarlığı'nın 18 Şubat 2005 tarihli açıklamasına göre, İzmir'deki vergi tahsilat oranı da % 91.44 olmuş ve Türkiye ortalamasının çok üzerine çıkmış 2004 yılında.
İzmirliler bu olguyu İzmir'in ekonomik performansındaki ani bir sıçramaya değil, İzmir'in, kayıt dışı ekonominin sürekli olarak genişlediği Türkiye'de önemli bir istisna oluşturmasına bağlıyorlar. Köklü bir ticaret ve sanayi geleneğine sahip olan İzmir, bu niteliğiyle Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) ile bütünleşme çabalarına en kolay uyum sağlayacak illerinden biri görünümünde. Ancak bu İzmirlilerin dertli olmasını önleyemiyor.
İzmir'in dertleri
Önceki akşam İzmir'de, Ege Sanayicileri ve İşadamları Derneği'nin (ESİAD) Milliyet'le birlikte düzenlediği toplantıda İzmir'in ve İzmirlilerin sorunlarına odaklanmak fırsatını bulduk. Gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Y.Yılmaz ve Başyazarı Güneri Civaoğlu ile birlikte İzmirli işadamlarının sorularını yanıtlarken, İzmir'in sosyal ve siyasal tarihimizdeki yerini de düşünmeye zorlandık. Tarihsel olarak Anadolu'nun Batı'ya açılan penceresi, ticarette ve ekonomide ülkemizin öne çıkan kenti olan İzmir, Serbest Fırka deneyinden beri, Türkiye'deki siyasi hareketlenmenin de en önemli merkezlerinden biri olmuştu. Ancak bugün gelinen noktada İzmir'in öneminin yeterince anlaşılmadığını ve devletin ilgisini İzmir'den esirgediğini düşünüyordu İzmirliler. İzmirli işadamlarıyla İzmir Valisi Yusuf Ziya Göksu'nun dile getirdiği güncel sorunlar arasında not ettiklerim şunlar oldu:
İzmir limanını genişletme projesinin çeşitli engellerle karşılaşması ve liman kapasitesinin artırılamamasıÇevre yolları inşaatının yıllardan beri tamamlanamamasıİzmir'in sembollerinden biri haline gelmiş olan Efes Oteli'ni yenileme çalışmalarının bir türlü başlayamamasıDevletin on yıldır İzmir'e hiçbir sağlık yatırımı yapmamış olması.
Bu sorunları dile getiren İzmirliler kendilerine dönüp "neyi eksik yapıyoruz?" sorusunu da soruyor ve bir çıkış yolu arıyorlar. Milliyet'in Ege ekinde yazıları yayımlanan tarihçi Sabri Yektin'e göre 13. yüzyıldan beri dünyayla ticaret yapan, köklü ve kozmopolit bir ticaret burjuvazisine sahip olan İzmir, hiçbir dönemde iktidara yakın olup bundan kendine bir ayrıcalık sağlamamış, hep kendi gücüyle, kendi başarısıyla öne çıkmış. "Bunun tek istisnası 1950 - 60 arasındaki Demokrat Parti dönemiydi" diyor tarihçi Yetkin.
Bu tarihsel açıklama ilginç göründü bana. İzmir'in devlet ve hükümet katında neden etkisiz kaldığı sorusuna cevap ararken benim aklıma ise öncelikle Özal dönemi geldi. Anımsanacağı gibi, 12 Eylül askeri yönetim dönemini noktalayan 1983 seçimlerinde İzmir'in önde gelen kimi işadamları Turgut Özal'a karşı Turgut Sunalp'ın kurduğu partiyi desteklemiş, Özal da iktidar olunca da İzmir'e fazla sempatiyle bakmamıştı.
Avrupa kenti İzmir
AKP'nin zaferiyle sonuçlanan 2002'deki genel seçimde ve daha sonraki yerel seçimde de iktidar partisinin umduğu başarıyı zafer kazanamadığı bir il İzmir. Bu nedenle devlete karşı durumu değişmiş değil. Ancak bunun önemi azalacak belki önümüzdeki dönemde çünkü devletin ekonomideki belirleyici önemi azalıyor. Buna karşılık AB ile uyum sürecinde öne çıkabilen iller ve kentlerin önemi artacak. AB ile bütünleşme süreci aksamadan sürerse, köklü dışa açılma geleneğiyle, ticaret deneyimiyle, kayıt içi ekonomisinin gücüyle öne çıkabilir belki İzmir. Eksik kalan altyapı yatırımlarının önemi de bu süreçte daha iyi anlaşılabilir.
İzmirli işadamları arasında da, ESİAD Başkanı M. Ali Kasalı gibi, bu umudu taşıyan ve bu nedenle AB sürecini önemseyenler var. Büyük bir şevkle Türkiye'yi 17 Aralık eşiğine getiren hükümetin bu eşiği geçince duraklaması ve AB sürecinde tereddütlerin belirmesi onları da hayli tedirgin ediyor.
oulagay@milliyet.com.tr
|
|
|


 | Taha AKYOL | | Din dersleri ve cemaatler DİN sadece bir itikat değil, aynı zamanda sos... | |  | Çetin ALTAN | | Bir "mizah müzesi" kurulsa... TV programlarında emekli büyükelçilerin, emek... | |  | Melih AŞIK | | Mart'ın yıldönümü Irak'a asker göndermeyi öngören "tezkere"nin ... | |  | Fikret BİLA | | Ankara yorgun mu? AB çevrelerinden, Türkiye'nin yorulduğu yönün... | |  | Hasan CEMAL | | Irak'ta Kürtler mi anahtar oluyor? Yeni bir siyasal yapılanmanın eşiğindeki Irak... | |  | Güneri CIVAOĞLU | | Tarihin ırzı Almanya Parlamentosu'na da "24 nisan 1915'in ... | |  | Abbas GÜÇLÜ | | Yüksek lisans, doktora ne için yapılıyor? (2) Yüksek lisans ve doktora ne için yapılıyor? H... | |  | Hurşit GÜNEŞ | | Ekonomik dengeler kalıcı hale geldi mi? 2001 mali krizinin iki boyutu vardı. Biri, ço... | |  | Nail GÜRELİ | | İşçi kimliğini arıyor İzmit'te SEKA işçileri... İstanbul Cevizli'de... | |  | Sami KOHEN | | Ortadoğu'da demokrasi rüzgârı ORTADOĞU'da sıra şimdi kimde? Suriye'de mi? İ... | |  | Mehmet Y. YILMAZ | | Bu Suriye gezisi yanlış amaçlara hizmet edebilir Tarihsel olayların ardından bakıp da "Şöyle o... | |  | Hasan PULUR | | Uyuşamayız, yollarımız ayrı... ORHAN Veli'nin, "Ciğercinin Kedisi" ile "Soka... | |  | Meral TAMER | | İlaç devleri, silah lobisinden bile cömert! Uluslararası ilaç devlerinin rekabete tümüyle... | |  | Ece TEMELKURAN | | Yok Ülke Çok Ülke Ben, bu ülkeyi yürek paralayıcı bir sevgiyle ... | |  | Osman ULAGAY | | İzmir'in dertleri ve AB süreci Geçen yıl Türkiye'deki vergi geliri tahsilatı... | |  | Güngör URAS | | Odalarla üyelerden çok adaylar ilgileniyor Ticaret ve sanayi odalarında, borsalarda seçi... | |  |  | M. Ali BİRAND | | Türkiye, Kıbrıs'a ambargoyu kaldıracak Türkiye hareket etmekte geciktikçe, Gümrük Bi... | |
|
|