Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 02 Mart 2005 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

Türkiye, Kıbrıs'a ambargoyu kaldıracak


Türkiye hareket etmekte geciktikçe, Gümrük Birliği Anlaşmasının Güney Kıbrıs'a da genişletilmesi konusu, daha da siyasileşiyor ve zorlaşıyor.
17 Aralık günü Brüksel'de bir belge imzalandı ve Türkiye, AB'ye üye olan Kıbrıs Cumhuriyetine üye değilmiş gibi davranmayacağına, Gümrük Birliği anlaşmasını, diğer yeni ülkelere yaptığı gibi, Kıbrıs'a da genişleteceğine resmen söz verdi.
Ancak, Türk kamuoyundaki genel izlenim, Türk hükümeti zaten bir süre önce aldığı bu kararı TBMM'den onaylatıp yürürlüğe koyacak ve böylece sorun çözülmüş olacak.
Hiçte öyle değil.
Türkiye bu işlemi tamamladıktan sonra, Gümrük Birliği anlaşmasının resmen işlemesini, yani uygulamasını da gerçekleştirmek zorunda.
Daha açıkçası, Türkiye Güney Kıbrıs hava ve deniz limanlarına uyguladığı ambargoyu kaldırmak zorunda.
Bugünkü duruma göre, Kıbrıs Rum yönetiminin kontrolü altındaki Güney Kıbrıs hava ve deniz limanlarından çıkan ürünler Türkiye'yi giremiyor. Gemi ve uçaklar, Türkiye'ye mal taşıyamıyorlar.
Bundan böyle, Gümrük Birliği anlaşmasının yürürlüğe girmesiyle birlikte, ambargonun da kalkması gerekecek.
Brüksel'de başlayacak olan müzakerelerde işte bu konular ele alınacak. Bunun karşılığında da KKTC için, bazı avantajlar sağlanması istenecek. Verilen sözlerin yerine getirilmesi üzerinde durulacak.
Rumlar da tam aksine direnecekler.
Kartlar Rumların elinde.
Bizler dezavantajlı bir durumdayız.
Annan planını kabul etmekte bu kadar geç kalmasaydık, şimdi bu güçlüklerden hiç biriyle karşılaşmayacaktık.

* * *

"BU İŞ, GÜL İLE ERDOĞAN ARASINDA"
Başmüzakereci kim olacak?
Adalet Bakanı ve hükümet sözcüsü Cemil Çiçek, Pazartesi günkü Bakanlar Kurulu Toplantısı sonrasında bu atamanın o kadar da önemli olmadığını, herşeyin bir isim etrafında dönmemesi gerektiğini, hükümetin tüm hazırlıkları yaptığını söyledi.
Ne yazık ki, Çiçek yanılıyor.
Başmüzakereci atanması ve kim olacağı çok önemli. Hiç değilse bizler için, kamuoyu için çok önemli. Eminim, Çiçek'te bunu biliyor ancak başka türlü konuşamayacağı için, Başbakanını kolluyor. Bir yerde haklı.
Peki neden bir atama yapılamıyor?
Ankara'da bu işleri yakından izleyen kişilerle konuştum. Hepsinin ortak görüşü: "Bu konunun Başbakan ile Dışişleri Bakanı arasında tartışıldığı, başkalarına fazla bilgi ve inisiyatif verilmediği" şeklinde.
Erdoğan, yakın çevresine göre, Ali Babacan'ın ekonominin başından ayrılmasını istemiyor. Babacan'ın IMF ve Uluslararası piyasalarda sağladığı güvenin Türkiye izin çok önemli olduğunu düşünen Başbakan, yine yakın çevresine göre, risk almak istemiyor. Ekonominin başına iyi bir isim bulsa, Babacan Başmüzakereci olacak.
Ne yazık ki, Başmüzakereciliğe istenen niteliklerde bir isim bulunamıyor.
Bu çalışmalar daha önce başlamış olsaydı, belki bugünkü sıkıntılarla karşılaşılmayabilirdi.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Din dersleri ve cemaatler
DİN sadece bir itikat değil, aynı zamanda sos...
Çetin ALTAN
Bir "mizah müzesi" kurulsa...
TV programlarında emekli büyükelçilerin, emek...
Melih AŞIK
Mart'ın yıldönümü
Irak'a asker göndermeyi öngören "tezkere"nin ...
Fikret BİLA
Ankara yorgun mu?
AB çevrelerinden, Türkiye'nin yorulduğu yönün...
Hasan CEMAL
Irak'ta Kürtler mi anahtar oluyor?
Yeni bir siyasal yapılanmanın eşiğindeki Irak...
Güneri CIVAOĞLU
Tarihin ırzı
Almanya Parlamentosu'na da "24 nisan 1915'in ...
Abbas GÜÇLÜ
Yüksek lisans, doktora ne için yapılıyor? (2)
Yüksek lisans ve doktora ne için yapılıyor? H...
Hurşit GÜNEŞ
Ekonomik dengeler kalıcı hale geldi mi?
2001 mali krizinin iki boyutu vardı. Biri, ço...
Nail GÜRELİ
İşçi kimliğini arıyor
İzmit'te SEKA işçileri... İstanbul Cevizli'de...
Sami KOHEN
Ortadoğu'da demokrasi rüzgârı
ORTADOĞU'da sıra şimdi kimde? Suriye'de mi? İ...
Mehmet Y. YILMAZ
Bu Suriye gezisi yanlış amaçlara hizmet edebilir
Tarihsel olayların ardından bakıp da "Şöyle o...
Hasan PULUR
Uyuşamayız, yollarımız ayrı...
ORHAN Veli'nin, "Ciğercinin Kedisi" ile "Soka...
Meral TAMER
İlaç devleri, silah lobisinden bile cömert!
Uluslararası ilaç devlerinin rekabete tümüyle...
Ece TEMELKURAN
Yok Ülke Çok Ülke
Ben, bu ülkeyi yürek paralayıcı bir sevgiyle ...
Osman ULAGAY
İzmir'in dertleri ve AB süreci
Geçen yıl Türkiye'deki vergi geliri tahsilatı...
Güngör URAS
Odalarla üyelerden çok adaylar ilgileniyor
Ticaret ve sanayi odalarında, borsalarda seçi...
M. Ali BİRAND
Türkiye, Kıbrıs'a ambargoyu kaldıracak
Türkiye hareket etmekte geciktikçe, Gümrük Bi...

© 2005 Milliyet