|
 |
|
|
Mahkeme sayısı
Soru Yorum / R. Süha Tanrıöver
Bizim 1927 yılından bu yana yürürlükte olan medeni usul kanunumuz İsviçre'den alınmadır.
Bu kanun hükümlerine göre asliye hukuk mahkemeleri üç hakimden oluşmakla beraber, bildiğim kadarıyla bu hüküm hiç uygulanmamış ve bu mahkemeler hep tek hakimli olarak görev yapmıştır.
Asliye ticaret mahkemelerimiz ise üç hakimli heyet olarak görev yapar. Özünde asliye hukuk mahkemesi olan bu mahkemelerin özel mahkemeler olduğu nazara alınarak bu şekilde düzenlemeye gidilmiştir. Uygulama bu yönde olmakla birlikte, kanımca beklenen/umulan yarar sağlanabilmiş değildir. Bugünkü uygulamaya göre, 10.000 - YTL'lik bir senet davasını üç hakim görürken, 500.000 - YTL'lik tazminat davasını tek hakim görmektedir. Keza, boşanma davalarında karara bağlanması gereken, örneğin altı yaşındaki çocuğun velayetinin kime ait olacağına tek hakim karar vermektedir. Bunun, hakkında üç hakimin karar vereceği 8.000 - YTL'lik alacak davasından önemsiz sayılamayacağı aşikar olsa gerek.
* * *
Ticari olayları çok önemseyen bu yaklaşım çelişkili olmanın yanısıra, artan nüfus ile birlikte dava sayısı da fazlalaştığı için, yargılama süreleri de gereğinden fazla uzatmıştır.
Örneğin İzmir'de iki asliye ticaret mahkemesinin bulunduğu 1977 - 78 yıllarında duruşmalar 3 - 4 hafta ertelenirken, bugün beş asliye ticaret mahkemesine rağmen, duruşmalar 3 - 4 ay ertelenmektedir.
Bu nedenle, asliye ticaret mahkemelerinin, pratikte bir yarar sağlamayan "heyet mahkemesi" uygulamasına son verilmesinin uygun olacağını düşünüyorum. Bugün İzmir'de, yedek üyeleri ile birlikte, yaklaşık 20 ticaret mahkemesi hakimi vardır. Bu kişilerin teker teker atanmasıyla, sayıları kadar asliye ticaret mahkemesi kurulabilir ve böylece yargılama sürecinde önemli tasarruf sağlanabilir.
* * *
Bu önerimin benzer uygulaması İstanbul'da gerçekleştirildi.
Önceden heyet olarak çalışan ve sonradan ikincisi de kurulan fikir ve sanat eserleri mahkemelerinde duruşma aralıkları 5 aya kadar yükselmiştir. Bir süre önce bu mahkemeleri tek hakimli yaptılar. Böylece iki yerine sekiz mahkeme oldu ve yargılama aralıkları çok daha makul sürelere indi.
Unutulmaması gereken hususlardan biri, uzun yargılama süreçlerinin haksız veya kötüniyetli olanlara cesaret vermekte oluşu. Mahkeme sayısının çoğaltılması yargılama süresini kısaltacağından, orta vadeden itibaren yargıya yansıyan çekişmeleri de azaltacaktır.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|