Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 03 Mart 2005 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İnsan hakları


Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı, 2004 yılı başvurularına ilişkin bilgileri değerlendiriyor. Başkan Doç. Dr. Vahit Bıçak, Türkiye'nin nüfusu dikkate alındığında, insan hakları ihlali iddiasıyla yapılan başvuruların çok düşük olduğu kanısında. Ayda 60-70 başvuru yapıldığını belirtiyor. Bu durumun Türkiye'de henüz vatandaşlık bilincinin yeterli düzeyde olmadığını kanıtladığını söylüyor.
Rakamların diline geçmeden önce, İnsan Hakları Başkanlığı'nın konumunu tartışmaya açmakta fayda var. Böyle bir başkanlığın başbakanlık bünyesinde bulunması ne kadar doğru? Hak ihlaliyle ilgili bir kurumun siyasi otoritenin dışında olması daha isabetli olmaz mı? Devleti devlete şikâyet etmek, bundan sonuç beklemek vatandaşa ne kadar inandırıcı gelir, ne kadar güven uyandırır?
Bu sorular açısından bakıldığında insan haklarıyla ilgili kurumlaşmanın Başbakanlık dışında gerçekleşmesi gerektiği savunulabilir. Bağımsız bir örgütlenme, insan hakları ihlaliyle ilgili çalışmaları daha güvenilir ve daha etkin yapabilir. Başvuruları da kolaylaştırabilir. Devlet karşısında bireyin yılların verdiği birikimle tedirgin olduğu bir gerçektir. Bu bakımdan, insan hakları kuruluşlarının devlet dışında, bilim adamlarının etkin olduğu bir yapılanmayla daha iyi işlev göreceği söylenebilir.
Ayrıca, Türkiye, yargı alanında da bir yapılanmayı düşünmelidir. Bu alanda uzman mahkemeler kurulması da güvenirliği ve etkinliği artırabilir.
2004 başvuruları neler söylüyor, rakamlara bakalım...
2004 yılında 751 kişi insan hakkının ihlal edildiği iddiasıyla başvuruda bulunmuş. Bir kişi, birden fazla hakkının ihlal edildiğini öne sürebiliyor. Bu nedenle 751 başvuruda 1454 hak ihlali iddiası yer almış.
En fazla hak ihlali iddiası, işkence ve kötü muameleyle ilgili. Toplam 138 iddiayla toplam başvuruların yüzde 9.49'u işkence ve kötü muameleyle ilgili.
Bu alanı 113 başvuru ve yüzde 7.77'lik oranla kişi hürriyeti ve güvenliği alanı izliyor.
Üçüncü sırada ise 112 başvuru ve yüzde 7.70'lik oranla adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiası yer alıyor. Yaşam hakkı, sağlık ve hasta hakkına ilişkin ihlal iddiaları ise yüzde 7.63 ve yüzde 7.38'lik oranlarla ilk sıralarda bulunuyor.
Mülkiyet hakkı ihlaline ilişkin iddia sayısı 96 ve oranı ise yüzde 6.60...
Türkiye'de çok tartışılan din ve vicdan özgürlüğünün ihlaline ilişkin başvuru ise alt sıralarda yer alıyor. Başvuru sayısı 23, oranı yüzde 1.58 düzeyinde.
Bu sayılar gösteriyor ki insan hakları ihlalleriyle ilgili sorun, ağırlıklı olarak işkence ve kötü muameleden kaynaklanıyor. Başvuruda bulunanların siyasi nedenlerle gözaltına alınan veya tutuklanan kişiler olduğunu tahmin etmek zor değil.
Türkiye'nin hedefi öncelikle bu alandaki başvuruları sıfırlamayı başarmak olmalı. "Sıfır tolerans" yaklaşımının yaşama geçirilmesi zorunlu.
Türkiye bütün kurumlarıyla işkence ve kötü muameleyi tarihe gömmek için uğraş vermeli. Tabii buna vatandaşın da katkıda bulunması, vatandaşlık bilinciyle hareket etmesi, hak aramaktan çekinmemesi de gerekir.

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
İki Türkiye
AVRUPA Birliği'nin patent kurumu başkanı Türk...
Çetin ALTAN
Rakı
MEĞER bir süredir rakının da sahtesi yapılıyo...
Melih AŞIK
Amerikancı bakış
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın İnsan Hakları Rap...
Fikret BİLA
İnsan hakları
Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı, 2004 yı...
Hasan CEMAL
AKP, yolsuzluk, etik...
Siyasette etik, ahlak... Malum, bu konuda biz...
Güneri CIVAOĞLU
Tarihin ırzı (2)
Dün iddiaları yayımlamıştım. Şimdi de "tarihi...
Can DÜNDAR
Siyasetin yeni koalisyonları
Türkiye ilginç bir dönemden geçiyor. Eski siy...
Hurşit GÜNEŞ
Ya giderlerse?
2001 yılında mali krizin nedenleri belli. Car...
Doğan HEPER
Papa kafaları karıştırdı
SON günlerde Papa II. Jean Paul gündemde. Has...
Sami KOHEN
Adım adım değişim...
RASTLANTI mı, yoksa birbiriyle bağlantılı mı,...
Mehmet Y. YILMAZ
Avrupalı oluyoruz, bunlara alışmamız gerek
Basının eleştiri hakkının sınırları konusu, k...
Hasan PULUR
Avrupa yolunda koşar adım!
İSTER Anayasa'yı değiştirin, ister ceza kanun...
Derya SAZAK
Parti, vizyon, lider
Meclis'teki 'ikili' yapının daralttığı siyasi...
Meral TAMER
Ani iklim değişiklikleri kimin işi?
Önce dünyamızı en çok kirleten ülkelerin hang...
Yaman TÖRÜNER
Yapı Kredi kaça gider?
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), elinde...
Güngör URAS
1.2 milyar dolar girdi 870 milyon dolar çıktı
Milliyet Ekonomi'de dün yer alan bir habere g...
Serpil YILMAZ
Maden satıldı Afrika kömürü yasaklandı
Etiyopya'dan, Güney Afrika'ya geçen Başbakan ...
M. Ali BİRAND
AB ve NATO ile pazarlık var...
Belki kamuoyuna yeterince yansımıyor, ancak ş...

© 2005 Milliyet