Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 03 Mart 2005 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
AKP, yolsuzluk, etik...


Siyasette etik, ahlak... Malum, bu konuda bizim eksiğimiz gediğimiz çok fazla. Yazılı, yazısız kurallarımız yok gibi. Kamuoyu ağırlığı da yaratamıyoruz. Siyasette etik deyince, ne yazık ki daha çok orman kanunları damgasını basıyor bizde.
Ama bakın Fransa'da öyle değil. Daha geçen hafta Cumhurbaşkanı Chirac'ın gözdelerinden Maliye Bakanı Gaymard görevinden istifa etmek zorunda kaldı. Ahlak ve kamuoyu ağır bastığı için siyaset meydanından kaydı gitti.
Neden mi?
Üç ay önce bakanlık koltuğuna oturduğu zaman Paris'in mutena bir semtinde 600 metrekarelik bir apartman dairesi tutuyor. Aylık kirası 18 bin 470 dolar olan lüks bir daire... Kirayı da kendi cebinden ödemiyor.
Devlet ödüyor.
Yani 18 bin dolar her ay Fransız vatandaşının ödediği vergilerden çıkıyor. Kıyamet de buradan kopuyor.
Haber basında patlayınca Fransa'da kamuoyu ayaklandı. Maliye Bakanı önce direnmek istediyse de, bir hafta içinde görevini bırakmak zorunda kaldı.
Aslında istifayı gerektirecek herhangi bir yazılı kural da yoktu. Ama ülkede geçerli siyasal etik anlayışı ve kamuoyu baskısı vardı, yazılı kurallardan daha etkili olabilen...
İşte bizde olmayan bunlar.
Demokrasinin bir hayat tarzı olarak yaşanabilmesinde büyük önem taşıyan siyasal etik ve kamuoyu bizde öteden beri yeterli değildir.
Ülkemizde siyasal etik alanında yazılı çerçeve de yok gibidir. Nitekim, bu açıdan AKP hükümeti Avrupa Birliği tarafından eleştiriliyor.
6 Ekim 2004 tarihli Türkiye İlerleme Raporu'nda, siyasetçileri ilgilendiren bir etik yasa çıkarılmamış olması, AKP hükümetinin yolsuzlukla mücadele konusundaki duyarlığını gölgeleyen bir eksiklik diye niteleniyor. Yasal düzenleme ve milletvekilleri için bir etik kurul isteniyor.
Ayrıca, bu konunun önümüzdeki ay Türkiye'yle ilgili olarak çıkacak olan AB Katılım Ortaklığı belgesinde yer alması bekleniyor.
Önemli bir nokta.
AKP eğer yolsuzlukla mücadeleyi gerçekten ciddiye alıyorsa, ya da bu bakımdan duyarlığını göstermek istiyorsa, sadece laf yetmez bunun için.
Somut adımlar atması lazım.
Enerji yolsuzluğu dosyası bu açıdan bir test niteliği taşıyor. Burada bir ilk yaşanıyor çünkü. İlk defa AKP hükümetinin kendi atamış olduğu bürokratlar, yani kendi bürokratları yolsuzluğa bulaşmış durumda...
Siyasal etik açısından bir başka önemli nokta var. Bu da yine 'Enerji yolsuzluğu'na adı karışmış olan bir AKP milletvekili ile ilgili. Bu milletvekili bir süre önce CHP'den AKP'ye geçmişti.
AKP yönetiminin CHP'den kendi saflarına dahil ettiği bu milletvekilinin adı enerji yolsuzluğu dosyasında yer alıyor. Anlaşılan, kendi şirketi için halen tutuklu bulunan bazı bürokratlar aracılığıyla Enerji Bakanlığı'ndan ihale isteyerek yolsuzluk dosyasına karışmış...
İster istemez akla geliyor:
Milletvekilleri için bir etik yasası çıkmış olsaydı, belki böyle bir durum engellenebilirdi.
TBMM üyesi olanların hangi koşullarda ticaret yapacakları ya da yapamayacakları, malvarlıklarını kayyuma nasıl devredip devretmeyecekleri, ne kadar hediye alıp alamayacakları hiç olmazsa yazılı kurallara bağlanırdı.
Böylece, zamanla bir caydırıcılık uç vermeye başlardı. Kamuoyunda bir ağırlık yaratılması açısından bir ilk adım atılmış olurdu.
Olmadı.
Bu adımları atmadı AKP...
Yolsuzluklar konusundaki hassasiyetini göstermek istiyorsa, başka çaresi yok, laf değil çözüm üretmesi lazım AKP'nin. Siyasiler için bir etik yasası çıkarmak ve milletvekili dokunulmazlığı konusuna bir an önce dokunmak zorunda olduğunu bilmeli AKP...

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
İki Türkiye
AVRUPA Birliği'nin patent kurumu başkanı Türk...
Çetin ALTAN
Rakı
MEĞER bir süredir rakının da sahtesi yapılıyo...
Melih AŞIK
Amerikancı bakış
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın İnsan Hakları Rap...
Fikret BİLA
İnsan hakları
Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı, 2004 yı...
Hasan CEMAL
AKP, yolsuzluk, etik...
Siyasette etik, ahlak... Malum, bu konuda biz...
Güneri CIVAOĞLU
Tarihin ırzı (2)
Dün iddiaları yayımlamıştım. Şimdi de "tarihi...
Can DÜNDAR
Siyasetin yeni koalisyonları
Türkiye ilginç bir dönemden geçiyor. Eski siy...
Hurşit GÜNEŞ
Ya giderlerse?
2001 yılında mali krizin nedenleri belli. Car...
Doğan HEPER
Papa kafaları karıştırdı
SON günlerde Papa II. Jean Paul gündemde. Has...
Sami KOHEN
Adım adım değişim...
RASTLANTI mı, yoksa birbiriyle bağlantılı mı,...
Mehmet Y. YILMAZ
Avrupalı oluyoruz, bunlara alışmamız gerek
Basının eleştiri hakkının sınırları konusu, k...
Hasan PULUR
Avrupa yolunda koşar adım!
İSTER Anayasa'yı değiştirin, ister ceza kanun...
Derya SAZAK
Parti, vizyon, lider
Meclis'teki 'ikili' yapının daralttığı siyasi...
Meral TAMER
Ani iklim değişiklikleri kimin işi?
Önce dünyamızı en çok kirleten ülkelerin hang...
Yaman TÖRÜNER
Yapı Kredi kaça gider?
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), elinde...
Güngör URAS
1.2 milyar dolar girdi 870 milyon dolar çıktı
Milliyet Ekonomi'de dün yer alan bir habere g...
Serpil YILMAZ
Maden satıldı Afrika kömürü yasaklandı
Etiyopya'dan, Güney Afrika'ya geçen Başbakan ...
M. Ali BİRAND
AB ve NATO ile pazarlık var...
Belki kamuoyuna yeterince yansımıyor, ancak ş...

© 2005 Milliyet