Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 03 Mart 2005 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ani iklim değişiklikleri kimin işi?


Önce dünyamızı en çok kirleten ülkelerin hangileri olduklarını hatırlayalım. Uluslararası Enerji Ajansı'nın 2002 verilerine göre sırasıyla:
1) ABD: % 23.5
2) Çin: % 13.6
3) Rusya: % 6.2
4) Japonya: % 5.0
5) Hindistan: % 4.2
6) Almanya: % 3.5
Ardından GlobeScan tarafından her yıl 20'yi aşkın ülkede 20 binden fazla kişiyle görüşülerek gerçekleştirilen çevre araştırması International Environmental Monitor Survey'in son kamuoyu yoklamasının sonuçlarına göz atalım.
Araştırmanın amacı, son yıllarda yaşanan olağandışı hava koşullarının nedenleri, ani iklim değişikliklerine hangi faktörlerin yol açtığı, bu değişimden ne ölçüde endişe duyulduğu konusunda kamuoyunun nabzını tutmak ve buradan yola çıkarak gerek çevreye, gerekse çevreci ürünlere karşı tüketici duyarlılığını belirlemek. Öte yandan da çevreye zarar veren sektörleri ve çevreci şirketleri kamuoyu önüne çıkartmak.
Araştırmanın Türkiye halkasını oluşturan Yöntem Araştırma'dan aldığım üstteki grafikler, toplumların tepkilerini görme açısından ne kadar da ilginç. İlk grafikte görebileceğiniz gibi son yıllardaki olağandışı hava koşullarını en fazla kaygıyla izleyen toplumların Latin kültürünün hakim olduğu İspanyollar (% 37), Brezilyalılar (% 43) ve Meksikalılar (% 39) olduğu dikkati çekiyor.
Dünyayı en fazla kirleten 2 ülke Amerika ve Çin halklarının tepkileri de çok ilginç. 2. grafikte görüldüğü gibi Çin halkı, son dönemdeki ani iklim değişikliklerinin insan kaynaklı olduğunun en fazla bilincinde olan (% 39) 2 toplumdan biri (diğeri Almanlar). Ancak hispaniklerin aksine Çinliler bu durumu tehlikeli bulmuyorlar (1. grafik).
Dünyayı en fazla kirleten Amerikalılarda ise bu tür bir bilinç hiç gelişmemiş. Demek ki dünyanın bu en büyük ekonomisi, soluduğumuz havayı her geçen gün daha beter kirletmeye devam edecek. (Zaten Bush yönetimi Kyoto Anlaşması'nı da imzalamadı). Amerikan halkının sadece % 11'i gidişatı tehlikeli bulurken, yarıdan fazlası (% 58) olan - biteni doğa olaylarının bir parçası olarak görüyor, dahası % 5'i Tanrı'nın işi olduğunu düşünüyor.
Türkiye'de görüşlerine başvurulan 1200 kişinin verdiği tepki, Amerikalılarınkine epey yakın. Zaten 2 grafikte de ABD ile Türkiye peşpeşe. Ama örneğin hava koşullarındaki ani değişiklikleri dini nedenlerle açıklayanların bizde oranı (% 3), ABD'den daha düşük. Doğayı kirleten biz olmadığımıza göre (Kyoto Anlaşması'nı imzalamış olsak, doğayı kirleten ülkelere kota satabilecek durumdayız) halkımızın bu meseleye fazla kafa yormamasını mazur görebiliriz.
Buna karşılık aynı araştırmanın 2000'de yapılan sonuçlarıyla karşılaştırıldığında Türkiye'de hava koşullarındaki olağandışı değişiklikleri doğal olaylarla açıklayanların oranı son 4 yılda % 49'dan % 55'e çıkmış. Buna da şaşmadım. Güneydoğu Asya'daki tsunami faciasının ardından yapılan yorumlar, bu oranın 4 yıl sonra tüm dünyada daha da yükselebileceğine işaret ediyor!




mtamer@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
İki Türkiye
AVRUPA Birliği'nin patent kurumu başkanı Türk...
Çetin ALTAN
Rakı
MEĞER bir süredir rakının da sahtesi yapılıyo...
Melih AŞIK
Amerikancı bakış
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın İnsan Hakları Rap...
Fikret BİLA
İnsan hakları
Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı, 2004 yı...
Hasan CEMAL
AKP, yolsuzluk, etik...
Siyasette etik, ahlak... Malum, bu konuda biz...
Güneri CIVAOĞLU
Tarihin ırzı (2)
Dün iddiaları yayımlamıştım. Şimdi de "tarihi...
Can DÜNDAR
Siyasetin yeni koalisyonları
Türkiye ilginç bir dönemden geçiyor. Eski siy...
Hurşit GÜNEŞ
Ya giderlerse?
2001 yılında mali krizin nedenleri belli. Car...
Doğan HEPER
Papa kafaları karıştırdı
SON günlerde Papa II. Jean Paul gündemde. Has...
Sami KOHEN
Adım adım değişim...
RASTLANTI mı, yoksa birbiriyle bağlantılı mı,...
Mehmet Y. YILMAZ
Avrupalı oluyoruz, bunlara alışmamız gerek
Basının eleştiri hakkının sınırları konusu, k...
Hasan PULUR
Avrupa yolunda koşar adım!
İSTER Anayasa'yı değiştirin, ister ceza kanun...
Derya SAZAK
Parti, vizyon, lider
Meclis'teki 'ikili' yapının daralttığı siyasi...
Meral TAMER
Ani iklim değişiklikleri kimin işi?
Önce dünyamızı en çok kirleten ülkelerin hang...
Yaman TÖRÜNER
Yapı Kredi kaça gider?
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), elinde...
Güngör URAS
1.2 milyar dolar girdi 870 milyon dolar çıktı
Milliyet Ekonomi'de dün yer alan bir habere g...
Serpil YILMAZ
Maden satıldı Afrika kömürü yasaklandı
Etiyopya'dan, Güney Afrika'ya geçen Başbakan ...
M. Ali BİRAND
AB ve NATO ile pazarlık var...
Belki kamuoyuna yeterince yansımıyor, ancak ş...

© 2005 Milliyet