Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 03 Mart 2005 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yapı Kredi kaça gider?


Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), elindeki Pamukbank hisseleri nedeniyle Yapı Kredi Bankası'nın yaklaşık % 13'ünün sahibi bulunuyor.
Bankanın yaklaşık % 45'i Çukurova Grubu'nun elinde. Hisselerin yaklaşık % 42'si de halkın elinde.
Büyük bankaların borsa değerlerine bakılırsa, kabaca İş Bankası 11 milyar dolar, Akbank 9 milyar dolar ve Garanti Bankası da 5 milyar dolar ediyor. Bu durumda, Yapı Kredi'nin de 6-7 milyar dolar etmesi beklenebilir. Ama, şu andaki borsa değeri 3.5 milyar dolarla, olması gerekenin çok altında.
Öte yandan, Çukurova Grubu'na bankayı bir an önce satması için resmi baskı ve verilmiş süre var. Alıcının ise, sadece KoçUni Credito ortaklığı olması, yani tek alıcı bulunması, Çukurova Grubu'nun pazarlık gücünü iyice azaltıyor.
Bankanın satın alınması durumunda, alıcılar, bankayı aldıkları fiyattan halkın elindeki hisseleri de almak üzere çağrı yapmak zorundalar. Bu, Sermaye Piyasası Mevzuatı bakımından zorunlu.
Ayrıca, Çukurova Grubu elde edeceği gelirle Yapı Kredi'nin elinde bulunan Turkcell'in % 13 hissesini almak istiyor. Böylelikle, borçlarını daha rahat ödeyebilir veya yapılandırabilir hale gelecek. Yani, Çukurova Grubu'na verilecek paranın Yapı Kredi'ye olan borçlarına sayılması grubun işine gelmiyor. Çünkü, bu krediler uzun vadeli ve uygun faizlerle verilmiş ve Çukurova, krediler için yapması gereken ödemeleri de zamanında yaptı.
Sonuç olarak, tarafların menfaatleri şu yönde:
a) TMSF satışın mümkün olduğunca yüksek fiyattan yapılmasını istiyor ki, % 13 pay alacaklarının oldukça yüksek bir bölümünü karşılayabilsin.
b) Çukurova Grubu da doğal olarak, hisselerini olabilecek en yüksek fiyattan elinden çıkarmak istiyor.
c) Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu da satışın yüksek bir fiyattan yapılmasını ister. Sonuçta, satış iznini onlar verecekler. Yapı Kredi'nin yeterince yüksek fiyatla satılması halinde hem Türk bankacılık sisteminin hem de diğer bankaların değeri yükselecek.
d) Rekabet Kurumu da durumu değerlendirirken, Yapı Kredi'nin olması gereken bir fiyattan satıldığını görmek durumunda. Aksi takdirde, tek alıcılı bir piyasada yeterince "fiyat oluşum olanağı" bulunmadığı nedeniyle satış iptal edilebilir.
e) Hisse senedi yatırımcıları da, ellerindeki değerin üstünde bir fiyat gördüklerinde, çağrı sırasında hisselerini gönül rahatlığıyla devredecekler veya daha da değerleneceğini görerek, hisseleri ellerinde tutmayı yeğleyeceklerdir.
f) Doğal olarak, KoçUni Credito ortaklığı fiyatı mümkün olduğunca aşağıda tutma eğiliminde olacaktır.
Sonuçta, süregelen değerleme (due - diligence) çok önemli.
Öte yandan, yurtdışında bankalar birleştirilirken veya devralınırken para hareketi olmadığını, sadece hisselerin değer ayarlamalarının yapıldığını, Yapı Kredi'de ise, satın alma değeri kadar ve sonrasında da sermaye artışı için fon koyma ihtiyacı bulunduğunu unutmamalıyız.
Ne olursa, olsun Yapı Kredi'nin olması gereken bir değerle satılması gerekiyor. Bu durumda, değerleme fiyatı belli olduğunda, yeni alıcılar ortaya çıkması beklenebilir. Çıkmalıdır da.

ytoruner@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
İki Türkiye
AVRUPA Birliği'nin patent kurumu başkanı Türk...
Çetin ALTAN
Rakı
MEĞER bir süredir rakının da sahtesi yapılıyo...
Melih AŞIK
Amerikancı bakış
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın İnsan Hakları Rap...
Fikret BİLA
İnsan hakları
Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı, 2004 yı...
Hasan CEMAL
AKP, yolsuzluk, etik...
Siyasette etik, ahlak... Malum, bu konuda biz...
Güneri CIVAOĞLU
Tarihin ırzı (2)
Dün iddiaları yayımlamıştım. Şimdi de "tarihi...
Can DÜNDAR
Siyasetin yeni koalisyonları
Türkiye ilginç bir dönemden geçiyor. Eski siy...
Hurşit GÜNEŞ
Ya giderlerse?
2001 yılında mali krizin nedenleri belli. Car...
Doğan HEPER
Papa kafaları karıştırdı
SON günlerde Papa II. Jean Paul gündemde. Has...
Sami KOHEN
Adım adım değişim...
RASTLANTI mı, yoksa birbiriyle bağlantılı mı,...
Mehmet Y. YILMAZ
Avrupalı oluyoruz, bunlara alışmamız gerek
Basının eleştiri hakkının sınırları konusu, k...
Hasan PULUR
Avrupa yolunda koşar adım!
İSTER Anayasa'yı değiştirin, ister ceza kanun...
Derya SAZAK
Parti, vizyon, lider
Meclis'teki 'ikili' yapının daralttığı siyasi...
Meral TAMER
Ani iklim değişiklikleri kimin işi?
Önce dünyamızı en çok kirleten ülkelerin hang...
Yaman TÖRÜNER
Yapı Kredi kaça gider?
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), elinde...
Güngör URAS
1.2 milyar dolar girdi 870 milyon dolar çıktı
Milliyet Ekonomi'de dün yer alan bir habere g...
Serpil YILMAZ
Maden satıldı Afrika kömürü yasaklandı
Etiyopya'dan, Güney Afrika'ya geçen Başbakan ...
M. Ali BİRAND
AB ve NATO ile pazarlık var...
Belki kamuoyuna yeterince yansımıyor, ancak ş...

© 2005 Milliyet