Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 06 Mart 2005 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kimmiş bu hasta adam?

Testus Hastadamus

The Wall Street Journal'da geçenlerde çıkan "Tekrar Avrupa'nın Hasta Adamı" adlı zehir zemberek makale son günlerin en çok konuşulan yazısı oldu. Yazının çıkış noktası şuydu: Türkler nasıl oluyor da Irak Savaşı'nda soykırım uygulandığını iddia edebiliyor ve Amerika'yla ilişkilerini bozmaya cüret edebiliyor? Kendisiyle sonradan yapılan bir röportajda yazar Robert Pollock "Şu anda Türk-Amerikan ilişkileri çok kötü bir yerde. 50 yıldır Türkiye hakkında iyi düşünen insanlar artık Türkiye hakkında o kadar da iyi düşünmemeye başladı. Kanımca bu Türkiye için çok tehlikeli. Sadece Amerika'yla arasının bozulması açısından değil, Avrupa'yla ilişkilerin bozulması açısından da tehlikeli" diyordu. Anlaşılan Amerikalı politikacı ve gazeteciler komşusuna yapılan saldırıdan gıcık kapan bir halka gıcık kapıyor!
Yazar dayanamayıp Türkleri Yahudi düşmanlığıyla, Nazilikle bile suçlamış. Oysa Türkler hiçbir zaman insanlara ırkçı gözle bakmadılar. Demokrasi havarilerine bir bakın. Örneğin, Kral I. Edward taa 1290'da İngiltere'den Yahudileri kovmamış mıydı? İngiltere'den, İspanya'dan, Polonya'dan, Rusya'dan, Almanya'dan tekrar tekrar kovulan bütün Yahudilere daima kucak açan Türkler olmamış mıydı? Yazıda pek çok yorum hatası var. Hepsine değinmeyeceğim. Yazının özeti seni gidi seni, cısssss... The Wall Street Journal yazarı Robert Pollock tıp doktoru edasıyla bizim için "yeniden hasta adam" teşhisini koymuş. Derin bilgisiyle (!!!) tarihi tekerrür ettirmekle yetinmeyip yazısını şöyle noktalamış: "Türkiye kolayca ikinci sınıf bir ülke durumuna düşebilir: dar görüşlü, paranoyak, marjinal ve -kaçınılmaz olarak- Amerika'da dostsuz ve Avrupa'da istenmeyen..." Çok değerli dostum, siyaset bilimi doktoru Engin Alçora'yla yaptığım konuşmalardan yararlanarak bir bakalım mı hasta adam tevatürü neymiş bu testusta bu kez de...

1- "Fransa nezle olursa bütün Avrupa hapşırır." Bu teşhisi 1830'larda kim koymuş?
a. Doktor Frankenstein
b. Doktor Charles Bovary
c. Prusya Şansölyesi Bismark
d. Avusturya Prensi Metternich

2- Siyasetçiler sanki tıp doktoru mübarek. Anında teşhis! "Bakınız, kollarımızın arasında hasta, ağır hasta bir adam var. Bu hasta adam kollarımız arasında birdenbire ölebilir. Böyle bir durumda şaşkınlığa düşmemek ve bir sürtüşmeye meydan vermemek için şimdiden önlem almakta ve anlaşmakta fayda var; geliniz anlaşalım." Bu lafı 1853'te Osmanlı İmparatorluğu için İngiliz elçisine kim söylemiş?
a. Çar I. Nikola
b. İtalya Kralı II. Vittorio Emanuele
c. Lord Byron
d. IV. Napolyon

3- Çar I. Nikola'nın Osmanlı topraklarının paylaşılması önerisi İngiliz hükümetince reddedildi. Rusya, Osmanlı'ya karşı yalnız başına savaş ilan etti. İngilizler ve Fransızlar, Osmanlı'nın yanında Rusya'ya karşı savaşa girdiler. 1854-1856 yılları arasında geçen savaşta Ruslar, İngiliz, Fransız ve "hasta" Osmanlı ordularına yenildiler. Hasta adam yemenin mideye zararı var, zahir. Bu savaşa ne ad verildi?
a. Doksanüç Harbi
b. Balkan Savaşı
c. Prut Savaşı
d. Kırım Savaşı

4- Rus Çarı I. Nikola'nın Osmanlı'ya "Avrupa'nın hasta adamı" lakabını taktığı 1853'ten sekiz yıl önceydi. Avrupa'da bir ülkede en çok yetiştirilen ürün patateste virütik bir hastalık ortaya çıkınca hemen yayılmış ve dünyada eşine az rastlanan bir kıtlık baş göstermişti. Düşünün, 8 milyon nüfuslu ülkede bu yüzden bir milyon kişi ölmüş, büyük kısmı İngiltere'ye, çoğu Amerika'ya olmak üzere 2 milyon kişi göç etmişti. İngiliz kapitalistleri tarafından patates tarlası haline getirilen hasta ülke hangisiydi?
a. Ukrayna
b. Macaristan
c. İrlanda
d. Portekiz

5- Yıllar sonra 1908'de bu kez Rus Çarı II. Nikola ile İngiltere Kralı VII. Edward Osmanlı Devleti'ni pasta gibi dilimleme kararını Reval şehrindeki bir toplantıda almışlardı. Tarih reva görmedi, Osmanlı İmparatorluğu ile Rus İmparatorluğu aynı yıllarda öldü. Reval'in diğer adı Talin. Nerenin başkenti?
a. Litvanya
b. Estonya
c. Gürcistan
d. Letonya

6- Birinci Dünya Savaşı'nın bitimine ve Osmanlı'nın tam çöküşüne yakın günlerde, 1918'in baharında ABD'nin askeri üslerinden birinde bir enflüanza türünün ortaya çıktığı bilinir. ABD'nin Avrupa'ya sevk ettiği askerlerle bu hastalık önce Fransa'ya, sonra da İspanya'ya taşınmıştı. Sonra Çin'e sıçramıştı. O yılın sonbaharında Rusya'da daha öldürücü bir tür olarak ortaya çıkmıştı. Bizde de on binlerce kişi bu enflüanzadan ölmüştü. Büyük savaşta cephelerde toplam 13 milyon kişi ölmüşken, bu illetten iki yıl içinde 30 milyondan fazla kişi gitmişti. Bu hastalığa ne ad verilmişti?
a. Frengi
b. Çin gribi
c. İspanyol nezlesi
d. Deli dana hastalığı

7- "Avrasya'nın hasta adamı Rus İmparatorluğu"na yardım göndererek, yaklaşmakta olan Rus ihtilâlini önlemek için gemileri "Avrupa'nın hasta adamı Osmanlı İmparatorluğu"nun içinden, Çanakkale Boğazı'ndan Karadeniz'e geçirmeyi tezgahlayan hangi ünlü İngiliz siyaset adamı uğradığı hezimetten perişan halde depresyona girip 1915'te bahriye nazırlığından istifa etmek zorunda kalmıştı?
a. Lord Kitchener
b. Lloyd George
c. Lord Kurzon
d. Sir Winston Churchill

8- Hasta adam lakabını hemen yapıştırmayı sevenler var. 1970'te hangi ülke "Avrupa'nın hasta adamı" diye anılıyordu? Anlaşılan ABD hapşırınca nezle olmuştu.
a. Hollanda
b. İngiltere
c. Romanya
d. Yugoslavya

9- Peki, 1999'da Avrupa Merkez Bankası başkanı Otmar Issing hangi ülke için "Avrupa'nın hasta adamı" tabirini kullanmıştı?
a. İtalya
b. Almanya
c. Fransa
d. Polonya

10- Tıp doktoru olmamalarına rağmen anında "hasta adam teşhisi" koymaya meraklı olanlara: New York'taki Hürriyet Heykeli'nin sağ elinde ne var?
a. Steteskop
b. Meşale
c. Tabanca
d. İncil

11- Tarihi tekerrür ettirip dururlar. Polonya atasözüymüş: Tarih ille de tekerrür eder. Ama tekerrüre ibretle yaklaşanlar da var.

"...Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal şey!
Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?
'Tarih'i 'tekerrür' diye tarif ediyorlar;
Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?.."

Kim demiş?
a. Ziya Paşa
b. Mehmet Akif
c. Namık Kemal
d. Tevfik Fikret

Yanıtlar: 1) d, 2) a, 3) d, 4) c, 5) b, 6) c, 7) d, 8) b, 9) b, 10) b, 11) b

Yazara e-mail



PAZAR
"O suçları kabul edene kadar yediğim dayağı bir ben bilirim"
"Bu albüm bana internetin bir kıyağıdır"
Edirne'nin meşhur köftecisi ile ciğercisi 5 yıldızlı otelde
Boksör kızdan seksi kadına
Bilgisayarın isim babası
"Yoko Ono gibi grubu dağıtacak sevgililerimiz yok"
Onların film setleri, okudukları üniversiteler olacak
Kurt kadın olunan günler
Kafelerin kapanış saati bile referandumla belirleniyor
Ölümlerin sorumlusu, vergiye yüklenen hükümet
Plastik cerrahi meme kanseri tedavisine destek olabilir
Kimmiş bu hasta adam?
Antalya'nın Yedi Mehmet Lokantası
Bu aşka şapka çıkmaz mı?
İran üzerine notlar (1)
Gelecek şimdiden eskidi
Büyük günahlarla ilgilenmeyen bir yazar





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
NEVSAL ELEVLİ
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Ülkü Tamer

© 2005 Milliyet