|
 |
|
|
Devlerin aşkı
Ali Sami Yen'deki buluşma çok yönlü bir derbi idi. Sahada oynayan iki takıma karşılık dışarıdan dört gözle maçı izleyen iki farklı camia (Fenerbahçe, Trabzonspor) vardı. Hagi ile Çalımbay'ın buluşmasında beraberlik her iki takıma da yaramıyordu. Korku veren bu olasılığı değiştirmek için Galatasaray da, Beşiktaş da olanca güçleriyle mücadele ettiler. Galatasaray oturmuş ve olgunlaşmış dörtlü savunmasıyla kendini güvencede tutarken, Beşiktaş tedbirli Carew'in yokluğunda Veysel, ona destek vermeye çalışan Tümer ve Pancu ikilisiyle etkinlik sağlayamadı. Orta alanda Conceiçao ve Ergün, Tayfur - Koray ikilisiyle didişti. Dört futbolcu birbirlerini marke ederken, bu alanı adeta oynanmayan bölge haline getirdiler. Oyun kanatlara döndü. Orada da Ribery farklılığı ortaya çıktı. Enerji dolu, kişilikli, faydalı ve yaratıcı Fransız, İbrahim Üzülmez ve arkadaşlarının sert markajına rağmen yine de hükmünü icra etti. Hakan Şükür'ün ilk yarıda kaçırdıklarından sonra ikinci yarıda maçın tek golünü atışında bu Fransız'ın katkısı asla unutulmamalı. Beşiktaş oyunun savunma prensiplerini gerçekleştirmeye çalışırken, hücumda Tümer, Pancu, Veysel'in yerini alan Ahmet Dursun'la bir türlü etkinlik sağlayamadı. Golde Cordoba'nın elbette hatası vardı. Ama bir takım böylesine tek boyutlu savunma oyunu oynarsa, savunmayı da beceremeyeceği, açık düştüğü, kazaya uğradığı bir anı yaşayacaktır. İşte Hakan Şükür'ün golü böyle bir andı.
Tedirgin futbol
Rıza Çalımbay, Necati Ateş'in kırmızı kart görmesinden sonra kalan 26 dakikayı Sergen, Ahmed Hassan, Tümer ve savunmadan hücuma katılan İbrahim Toraman ile değerlendirmeye çalıştı. Ancak bu arayıştan bir gol bulamadı.
Beşiktaşlı futbolcular yedi sarı kart görerek panik ve tedirginlikten futbol oynayamadılar. Galatasaray, daha ilkeli, daha yerleşmiş bir takım olduğunu dün gösterdi. Hagi'nin son 15 dakikayı Hakan Şükür'ü de dışarı alarak Bülent takviyeli savunma garantisine dönüştürmesi, sonuç olarak doğru göründü. Ancak bu Galatasaray'ın şampiyonluk maratonunda ne kadar yeterli soluğu var, bilemeyiz.
Oscar Cordoba, tutamadığı topla takımının belki de Avrupa pasaportunu elinden düşürdü.
Hakem Fırat Aydınus, gergin ve temposu yüksek maçı kart otoritesiyle taşımaya çalıştı. Ancak önemli bir hata yapmadı. Galibiyete ölesiye gereksinimi olan iki takım da sevdikleri üç puan için koştular. Gülen aşık Galatasaray oldu.
agokce@milliyet.com.tr
|
|
|

|