Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 06 Mart 2005 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İnanç farkı


90 dakikanın futbol akışına baktığınız zaman, Galatasaray'ın kazanma isteği bakımından daha istekli, hırslı ve inatçı olduğu açıkça gözleniyordu. Beşiktaş'ın futbol anlayışı böyle bir maçı kazanmaya hiç de yeterli değildi. Galatasaray on biri maç genelinde müthiş bir mücadele gücünü sahneye koyarken, yarım puanlık kaybın bile kendilerine pahalıya patlayacağının bilincindeydi.
Beşiktaş'ın futbol anlayışı oynamaktan çok oynatmamaktı. Hatta bu uğurda biraz da aşırı sertliğe kaçmayı tercih ederken, şu maçı kırmızı kartsız geçirmeleri adeta mucize oldu. Bu konudaki en büyük yetenekleri ise özellikle Ribery'e yapılan faullerin nöbetleşe uygulanmasıydı.
Sarı - Kırmızılı takımın, ilk yarıda Ayhan, Ergün, Conceiçao ile oluşturduğu üçgen, Beşiktaş orta alanını etkisiz hale getirdi. Rakibe ileride basarak Beşiktaş'ın hücumda tamamen etkisiz hale gelmesine neden oldular. Sağ kanatta topla yaptığı buluşmalarda mutlak hakimiyet kuran Ribery hem İbrahim'i bağladı, hem de takımı adına olumlu hücum eylemlerinde bulundu. Ronaldo tarafından adeta oyun dışı bırakılıncaya kadar zekasını ve oyun gücü ile hızını sahaya yansıtıp maçı sürükleyen adam oldu.

Tek şut yok
Beşiktaş ne ilginçtir ki, 90 dakika boyunca rakip kaleye tek şut atamadı. Bu da oyunun tüm hakiminin Galatasaray olduğunun açık kanıtıydı. Necati gereksiz şekilde kırmızı kartı görmese son dakikalardaki sıkıntı bile yaşanmayacaktı.
Galatasaray 10 kişi kaldıktan sonra da Beşiktaş'ın mağlubiyeti kanıksaması çok ilginçti. Sahaya daha baştan mağlubiyeti düşünerek çıkan Beşiktaş'ın bu görüntüsü en çok Galatasaray'ın işine geldi. Necati'den sonra bile sadece Bülent'in kendi kalesine gönderdiği topun dışında Beşiktaş tek pozisyon bile üretemedi. Ancak bunda 10 kişi kalan Galatasaraylı oyuncuların müthiş mücadelesi ve galibiyet inancının da rolü büyüktü. Galibiyete bu kadar inanan ve galibiyete bu kadar inanmayan takımların mücadelesinde ise kimin kazanacağını tahmin etmek hiç de zor olmaz herhalde.
Galatasaray savunması hatasız oynadı. Mondragon ilk kez bu kadar rahat derbi çıkardı. Hakan çalışkandı. Orta alan görevini yaptı. Ancak kulübede Hagi'nin gereksiz agresif tavırları maçın elektiriklenmesine neden oldu.

hozer@milliyet.com.tr



SPOR
Gözler yalan söylemez: 1-0
Ayhan'dan ağır tahrik
Daum'un son kararı
Hagi'den mutlusu yok
Güneş'i bulutlar sardı!
Körfez'in altın günü: 2-1
Sakarya'nın içi dışı bir: 1-1
Harika Gençler: 4-0
Boğa payını aldı: 1-1
Erdemir'in vurgunu: 2-3
Yağmur sürprizi
Karşıyaka: 4 - Erciyes 1
Haber turu...
Hak eden kazandı
Devlerin aşkı
Fransız Kartal!
İnanç farkı
At yarışları
Fener hediye etti: 84-82
Hido güldü





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Rıdvan DİLMEN
Hak eden kazandı
İki takım oyuncuları üç gün uykusuzluğa dayan...
Atilla GÖKÇE
Devlerin aşkı
Ali Sami Yen'deki buluşma çok yönlü bir derbi...
Bilal MEŞE
Fransız Kartal!
Yiğidi öldürüp hakkını vereceksin. Haftanın d...
Halil ÖZER
İnanç farkı
90 dakikanın futbol akışına baktığınız zaman,...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 İstatisliklerle lig
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2005 Milliyet