Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 06 Mart 2005 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bodrum'da kış güneşi


Bodrum'da kış güneşi, sevdiğim bir söylem. "Çağdaş göçerlerin seçimi" diyen Oral Gönenç'e ait. Bu hafta sonu da öyle. Zaman zaman çiseleyen yağmur, arada bir yüzünü gösteren kış güneşi altında Bodrum, Bodrumlulara kalmış. Yani, "kökten Bodrumlulara" ve Bodrum'u mekân seçmiş "damardan Bodrumlulara..." Bodrum'un kendine dönen "üçüncü göz" süreci de denebilir.
Cumaları, Bodrum gecelerinin klasiği Küba'da dans saatleri böyle bir üçüncü göz etkinliği...
Bodrum dans kulübü, cumaları tango, rumba, salsa, çaça, vals gösterileri düzenliyor. Pırıl pırıl genç kızlar ve delikanlılar, siyah dans giysileri içinde, müzikle bedenin ibadet estetiğini sunuyorlar. Müthiş bir keyif. Sabahın ilk saatlerine kadar süren bu geceler, dostlarla buluşmanın da "kesişme noktası" oluyor.
Küba'nın DJ'i Mustafa Aydoğdu'nun yanına çıkıyorum, ona asistanlık yapıyorum. Müzikçaların üzerinde geriye saran dijital rakamlar sıfıra yaklaşırken, diğer yandaki müzikçaların "play" düğmesine basıyor, önümdeki elektronik aparatın mandalını yukarı sürüyorum... Bu arada diğer mandalı da aşağıya çekmek gerek. Başlangıç ve bitiş arasındaki kısa örtüşme ve zamanlama önemli.
Ama... En zevkli an, eğer iyi bir müzik seçimi yapmışsam, vesikalık fotoğraf gibi göğüs planda göründüğüm DJ kabinine, aşağıdan el sallayanlar... Ben de onlara, parmaklarımla zafer işareti yapıyorum. Bu son cuma, epey el sallayanım oldu.
Geçen yıl, bu yaştan sonra avukatlık stajını bitirmiş, ruhsat almıştım.
Bulunsun... Bir altın bilezik de DJ'likten takabilirim! Hafta sonları yazın Halikarnas'ta DJ asistanlığı hoş olmaz mı?!
..............
Bodrum Marina'da her cumartesi ve pazar yelken basılıyor.
Kökten Bodrumlular ve damardan Bodrumlu/çağdaş göçerler, kışı ve baharı Bodrum Yelken Kulübü'nün ekseninde, rüzgâr şenliğiyle kutluyorlar. Uçuşan pamuk yığınları ya da martı kanatları gibi beyaz yelkenler açıp yarışıyorlar.
Marina bir başka kesişme noktası. Orada rengârenk tulumları, güneş yanığı yüzleri, keyifli kahkahalarıyla, şakalaşmalarıyla yelkene çıkmadan önce ve sonrasında ışık yayıyorlar. Bütün yaz Bodrum, Bodrumlulara ait değilken çalıştılar. Bodrum, Bodrumlulara kalınca da keyfini çıkarıyorlar. Başka kulüpler de var. Sözgelişi... Her pazar "dağ kulübü"nden doğa yürüyüşleri, kamplar, tırmanışlar, rafting... Bodrum'da böyle 100 dolaylarında sivil toplum örgütü ile yaşam gerçekten hoş...
..............
Bunca beton kirlenmesine karşın, Bodrum, bir anlamda mimari konkur coğrafyası gibi. Öylesine güzel yapılar da çiziliyor ve yapılıyor ki, damardan Bodrumlu/çağdaş göçer olmuş mimarlarla sohbete doyum yok. Yaşlısı genci, güzel şeyler çizmeye ve üretmeye odaklanmışlar. Mimar genç kadınlarla da tanıştım. İddialı projelere imza atıyorlar.
Bodrum'a müthiş bir yabancı akımı var. Bina satışları peynir ekmek gibi...
Ancak, bir zamanlar Laleli'deki dericilik satışları patlamasının kötü kaderini paylaşmasın. Yabancılar, depreme dayanıklılık ölçütlerinden, altyapıya, kullanılan malzemeye, yalıtıma kadar her şeyin incelemesini yapan uzmanlarla çalışmaya başladılar. Batılılar buraya kendi inşaat şirketleriyle de girmeye başladılar. Belirli kaliteyi vermek ve almak istiyorlar.
Kısacası, kalfadan bozma inşaatçıların, "bu âlemin mimarı da, mühendisi de benim," babalanması artık sökmez. Böylesine bir sistem oluşurken, arsa fiyatları da uçmuyor. Herkes hesabını iyi yapıyor.
...............
Ve Bodrum'da maç keyfi. Küba'nın bahçesinde naylon perdeler inmiş, tepeden ısıtan mantarlar yerlerine konulmuş, dev perde hazır, bir gece önce dans gösterisi yapılan yerde, randevu var, "Galatasaray-Beşiktaş derbisi" için.
Pazar gecesi İstanbul'a dönüş yolunda gene ayaklarım geri geri gitmek isteyecek...
"Yokuşbaşına geldiğinde Bodrum'u göreceksin,
sanma ki sen geldiğin gibi gideceksin.
Senden öncekiler de böyleydiler,
akıllarını Bodrum'da bırakıp gittiler."
Doğru.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
"Halime'yi samanlıkta bastılar..."
NASREDDİN Hoca'ya sormuşlar:
Melih AŞIK
Yavaşça ölür onlar
Yavaş yavaş ölürler
Fikret BİLA
Kıbrıs takvimi
AB, Türkiye'nin bir an önce Gümrük Birliği'ni...
Hasan CEMAL
Orhan Pamuk
Orhan Pamuk konuştu, ortalık karıştı. Hakkınd...
Güneri CIVAOĞLU
Bodrum'da kış güneşi
Bodrum'da kış güneşi, sevdiğim bir söylem. "Ç...
Can DÜNDAR
Rakı öldürür mü?
Fotoğrafı gördünüz mü?
Abbas GÜÇLÜ
Tevhid-i Tedrisat Kanunu
Cumhuriyet döneminin ilk ve en önemli yasalar...
Mehmet Y. YILMAZ
Cep telefonuna göre kişilik analizleri..
Geçen gün gazetede yayımlanan bir ilanda görd...
Hasan PULUR
Kıssadan hisse...
TİMURLENK, sarayında uyurken bir gürültüyle u...
Derya SAZAK
Üniter koyun
Çevre ve Orman Bakanlığı, 'üniter yapıyı boza...
Meral TAMER
Osman Hamdi ve Abdülmecid'in İstanbul gezisi!
Daha geçen hafta gitmiştim İstanbul Modern'e,...
Ece TEMELKURAN
7 çok geç!
Okula gidiyoruz. Galiba ekoseli eteğim var üz...
Tamer HEPER
Doğru söze ne denir
Konu daha çok yaz aylarının konusu ama ihtila...
Osman ULAGAY
Başbakan Afrika'da, bütün suç medyada
Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) zaferiyl...
Güngör URAS
"Aşılı fide" ameliyathanesi
Genç kızlar ellerine ameliyat eldiveni geçirm...
Serpil YILMAZ
Sil Baştan şimdi başlıyor
Kanal D ekranlarında 19 bölüm yer alan "Sil B...

© 2005 Milliyet