|
Sil Baştan şimdi başlıyor
DİYARBAKIR
Kanal D ekranlarında 19 bölüm yer alan "Sil Baştan" dizisi, Diyarbakır'ın en büyük ilçesi Bağlar'a, aynı isimle bir kadın sağlık ve sosyal hizmetler merkezinin açılmasına vesile oldu. Dizinin yapımcısı ve yönetmeni Gül Oğuz ile Bağlar Belediye Başkanı Yurdusev Özsökmenler el ele verdi, 500 milyar liralık projenin temelini attı.
Dün Diyarbakır'daydım, Bağlar Belediyesi'nin temel atma töreninde. Tarih anlamlı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nden 2 gün önce; Cumhuriyet'in devrimci niteliğini betimleyen, halifeliğin kaldırılması, Tevhidi Tedrisat Kanunu ve kadınlara yurttaşlık konumunu getiren laik bir Medeni Kanun'un kabul edilmesinin 81. yıldönümünden 3 gün sonra...
Oradaydım. Zılgıt çeken kadınları dinledim. "Silbaştan Kadın Sağlık ve Sosyal Hizmeti'nin" temeline kürek sallayan kadınları...
"7 çocuk dünyaya getirdim, 3'ünü doğumdan sonra kaybettim, bir kızım dağda, 4 yıldır haber alamadım, ben var mıyım?" diye soran kadınların içinde.
Zafer işaretleri havada. Neyin zaferi? Yoksulluktan kurtulmanın...
İçlerinden bir kadın daha... Elleri titriyor heyecandan. 11 çocuğu var, iş yok. Eşi çekirdek arabasında nafakalarını çıkarmaya çabalıyor, "Acı var burada, hepsi yoksulluktan. Çok yoksul buralar" diyor...
Biraz daha gezinsem, daha neler duyacağım, hepsi dert yüklü. Çaresiz sözcükler dökülüyor dudaklarımdan. Çocuklar etrafımı sarıyor, imza istiyor.
Ben gazeteciyim, sanatçı değilim diyorum, "Olsun" diyorlar. Onlara "Çok iyi okuyun tamam mı?" diye yazıp sevgilerimi yolluyorum.
Sahneye Rojin çıkıyor. Kürtçe sözlü rock müziğinin önde gelen yorumcularından... Sil Baştan dizisinde okuduğu Kürtçe sözlü Aydil parçasını seslendiriyor: Ah yürek yürek/ Yüreği yanık ana/ lo lo halimiz hal değil...
Sonra Türkçe sözlü "Arkadaş" geliyor: Bir kıvılcım düşer önce, büyür yavaş yavaş.
Allı, yeşilli giysileri, beyaz yemenileri ile töreni bayram yerine çeviren anaların zılgıt sesleri yükseliyor.
Temel atılan alanın etrafı gecekondudan apartmanlarla çevrili. Kim bilir evlerin içinde ne ağıtlar yakılıyor.
Bağlar Belediye Başkanı Yurdusev Özsökmenler, "Diyarbakır'da sağlık ocağı tarafından izlenen hamile kadın oranı yüzde 7.3'tür. Doğum sonrası bakım alan kadın oranı ise yüzde 7.4. Her evde zihinsel engelli bir çocuk bulunuyor. Bunların çoğu sağlıksız şartlarda dünyaya gelen çocuklar" diyor.
"Kardelen" kadın hizmet merkezi kurmuşlar. Kadınlara beceri kazandırıyorlar, sosyal ve ekonomik hayata hazırlıyorlar, yetmiyor. İnşallah Silbaştan çabuk biter de, dertlerine bir nefes derman olur.
Özsökmenler, İtalya'ya gitmiş geçenlerde. Oradan Silbaştan'a kuracakları ameliyathane için tıbbi malzeme desteği sözü almış. Silbaştan, kadın sağlığı öncelikli hizmet verecek. Tabii önce kadınların yaşaması gerekiyor bu topraklarda. Töre cinayeti, namus cinayeti adı altında katledilmeden. Her gün üç kadın, aile içi şiddetten dolayı kendilerini korumaları için belediyeye başvuruyor. Ölüm kol geziyor, evin içinde.
Gül Oğuz, "Muş'tan 200 milyon liraya, 1.5 milyar liraya kadın satın alıp geliyorlar" diyerek, şiddetin bir diğer yüzüyle tanışmasını anlatıyor. İstanbul'dan dinlemek kolay mı? Değil. Gerçekten değil. Oğuz, "Bunca sene nasıl rahat durmuşum" diye hayıflanıyor. Yakın çevresindeki zengin ve duyarlı eşine dostuna ulaşıyor, destek sözü alıyor. Başkan Özsökmenler, "Bir yıl sonra bitirmeyi hedefliyoruz" diyor Silbaştan'ı. Oğuz, "Para bulursak daha çabuk" diyor. Acelesi var Diyarbakır'ın; ölüyor bebeler, analar. Kebapçı açılmıyor bir diziden esinlenip, Âşıklar yolu da...
Türkiye, AB'nin koyduğu 7 bin 500 kadın nüfusuna bir "Kadın Evi" hedefinin henüz çok çok gerilerinde. Toplam 10 tane. Yerel yönetimlerin önündeki bu hedef, kadın kuruluşlarının ve gönüllülerin inisiyatifiyle yürüyor.
Diyarbakır'daki törene Hale Soygazi, Gül Oğuz ve Rojin ile birlikte geldik. Türkiye'de kadına yönelik şiddete kucağını açan ilk sivil toplum kuruluşu Mor Çatı'daki kız kardeşlerimizle. Buralardaki en büyük kadın projesine tanıklık edeceğiz.
Oğuz'un kadın evine ilham kaynağı olan yer aslında dizinin bir bölümünün çekildiği Hasankeyf. O günlerde Oğuz'la konuşuyordum, Sil Baştan evi ile ilgili hayallerini anlatıyordu, gerçek oluyor. Oğuz'un ikinci projesi ise yine TV'ye dönük bir 90 dakikalık film. Filmin konusu yine töre cinayetleri. Senaryosunu "Töre Kıskacında Kadın" kitabının yazarı gazeteci Mehmet Faraç yazıyor.
Asıl senaryoyu Türkiye'yi bunca yıl yönetenler yazmış ya; yazıklar olsun!
syilmaz@milliyet.com.tr
|
|