Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 07 Mart 2005 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Temiz siyaset çağrısı

Gülü-yorum / Çağlayan Bilgen

BU köşede 13 Eylül 2004 tarihli "41 kere maşaallah!" başlıklı yazımda dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu'nun İzmir'deki incelemelerinde edindiğim izlenimlere yer vermiştim. Yazımı, "...Bakan Mumcu ve Vali Göksu, 9 Eylül İzmir'in kurtuluşundan sonra 10 Eylül'ün de İzmir'de turizmin yeniden şahlanışının günü olmasını dileyerek el sıkıştı.
İzmir için kolları sıvayan ve önderlik yapan Mumcu, aynı zamanda geleceğin liderlerinden biri olabileceğinin de sinyallerini verdi." diyerek noktalamıştım.
Nitekim AKP'den ayrıldıktan sonra yeni bir oluşum arayışı içinde olan Mumcu, değişime temelden başlanması gerektiğini savunuyor ve öncelikle Siyasi Partiler Yasası'nın değiştirilmesi için çaba sarfediyor.
"Demokratik Toplum ve Temiz Siyaset İçin Çağrı" adı altında bir önerge hazırlayan Mumcu, öncelikle siyasi partilere 18 yaşını bitiren herkesin üye olmalarını, seçme ve seçilme hakkı tanınmasını istiyor. Siyasi partilerin üye kayıtlarının il seçim kurulları tarafından tescil edilmesini öneriyor.
Genel başkanların en çok 2 genel seçim görme şartının getirilmesini öneren Mumcu, yeniden adaylık durumunda büyük kongrenin beşte üçünün oyunu alması gerektiğini savunuyor. Belediye başkanı ve milletvekili adaylarının önseçimle belirlenmesi gerektiğini söyleyen Mumcu, genel merkezin, milletvekillerinin ancak yüzde 5'ini belirlemesini ve tercih sistemi getirilmesini öngörüyor.
Kuşkusuz, demokratik topluma ulaşma ve temiz siyaset yapma adına mevcut engellerin pek çoğunun kaldırılmasına yönelik yapılan bu çağrı olumlu bir adım olarak değerlendirilmeli. Çünkü toplumun demokratikleşmesi için öncelikle o toplumu yönetmeye talip olan siyasi partilerin demokratik olması, yöneticilerinin de demokrasiyi içlerine iyice sindirmesi gerekir.
Umarım önümüzdeki bahar ayları, umutsuzluk içinde kıvranan kesimler için yeni bir umudun tomurcuklandığı ve filizlenip kök saldığı dönem olur.
Bağımsız, demokratik bir ülkede yaşama özlemi çeken herkesin aynı dilekleri paylaştığı inancındayım. Sizce de öyle değil mi?

ÖZLÜ SÖZ
Çok az şeye sahip olan insan değil, asıl çok şeyin özlemini çeken insan fakirdir.
Seneca

DUYDUK

AKP ve CHP'nin farkı!
TBMM'de 3 Mart günü CHP ve AKP'li iki milletvekili gündem dışı söz aldı. Bu vekillerden birisi CHP İzmir Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Türkan Miçooğulları.
Diğeri ise AKP Adana Milletvekili Recep Garip. Kürsüye çıkan Miçooğulları 3 Mart 1924 Devrim Kanunları'nın 81'inci yıldönümü hakkında konuştu.
Garip ise Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kuruluşunun 81'inci yıldönümü hakkında konuşma yaptı.
Bütün partiler aynı diyenler için, küçük ama önemli bir ayrıntı.

cbilgen@milliyet.com.tr





EGE
Temiz siyaset çağrısı
Köy göründü kılavuz istemez
Profilo, İzmir'e alışveriş merkezi kuracak





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Çağlayan Bilgen
Bülent Buda
Reşat Yörük

© 2005 Milliyet