|
 |
|
|
Profilo, İzmir'e alışveriş merkezi kuracak
EKONOMİ KULİSİ / Reşat Yörük
Yönetim Kurulu Başkanlığı'nı Jak Kamhi'nin yaptığı Profilo Holding'in beyaz eşya üretiminden çekildikten sonra mağazacılık yatırımlarına hız vereceğini duymuştuk. Sağı solu kurcalayıp bu duyumları biraz daha netleştirince öğrendik ki, bu kararın İzmir'le doğrudan ilgisi var. Hem de büyük bir ilgi. Kulislerde konuşulanlara göre, Profilo Grubu İzmir'de büyük bir alışveriş merkezi kuracak.
Beklenen yatırım tutarı ise 30 milyon doları civarında olacak. Meraklısına hemen küçük bir not: Profilo Holding'in tek alışveriş merkezi İstanbul Mecidiyeköy'de bulunuyor. Türkiye'nin ISO 9002 kalite belgeli ilk alışveriş merkezi olan Profilo Alışveriş Merkezi, 2002 yılında da Tüketiciyle Dost Altın Kalite Ödülü'ne layık görülmüş.
Anlayacağınız İzmir'e yeni bir renk, mevcut alışveriş merkezlerine de dişli bir rakip geliyor. Haydi hayırlı!
Gümrükte M5 kaosu
Türkiye'nin en büyük ithalat ve ihracat limanı olan İzmir Limanı'ndaki bazı gümrük uygulamaları, özellikle baharat türü naturel ürünlerin ticaretini yapan ithalatçıları rahatsız ediyormuş. Ekim ayına kadar "M sistemini" uygulayan Gümrük Müdürlüğü'nün "M5 sistemine" geçmesi ise rahatsızlığın temel nedeniymiş.
Olayın harf ve rakamlarla sembolize edilmesi, kafanızı karıştırmasın! Daha önce bir adet mikrobiyolojik test istenirken, şimdi 5 adet test istenir olmuş. İşin özü budur!
Aynı ürünün birkaç kez sterilize edilmesini de içeren yeni uygulamadan dert yanan Türer Tarım Yönetim Kurulu Başkanı Celil Önder Türer, olaya çok mantıklı gerekçelerle yaklaşıyor. Biz de "çorbada tuzumuz olsun" diyerek konuyu kamuoyunun takdirine sunuyoruz.
Fiyat da yükseliyor
Öncelikle işin maliyet boyutu büyük. Söz konusu ürünlerin ton başına sterilizasyon ücretinin 300 - 400 dolar olduğunu söyleyen Türer, böylece ürün fiyatının piyasa şartlarının çok üzerine çıkmasından yakınıyor. Aynı ürünün iki kez sterilize edilmesi halinde renk, yağ ve aroma kaybına uğraması ve birinci kalite iken ikinci hatta üçüncü kalite sınıfına düşmesi, işin kayda değer diğer boyutu.
İzmir Gümrüğü'ndeki M5 kaosu, iade ürünlerde bile uygulanıyormuş ki, gerçekten sorgulanması gereken bir durum. Çeşitli nedenlerle iade edilen ihracat konteynerleri, İzmir Limanı'nda "normal ithalat prosedürüne" tabii tutuluyormuş.
Yani?
Yeniden M5.
Ürün ihraç edilirken Zirai Karantina'dan alınan belgeler, dönüşte aynı kurum tarafından hiç dikkate alınmıyormuş. Komik değil mi? Ayrıca normal ithalat prosedürünün uygulamaya konulmasıyla iş uzuyor ve konteynerin içi mikrobiyolojik hastalıklar için uygun hale gelebildiğinden "refüze edilme" riski artıyormuş.
Celil Bey'in önerisi çok basit ve net: "Baharat türü naturel ürünlerde M5 uygulaması kaldırılsın."
Bunu söyleyen Türer, desteklemek için de şu örneği veriyor:
"Son 3 aya kadar ülkemize yapılan susam ithalatında M5 sistemi varken, birkaç susam ithalatçısı firma tarafından yapılan girişimlerle kabuklu naturel susam ithalatında bu sistem kaldırıldı. Susamda olduğu gibi baharatta da bu uygulamanın gerçekleştirilmesi kaçınılmaz görünüyor. İhraç kaydıyla yapılan ithalatların M5'e göre yapılması uygulamasına artık bir son verilsin."
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|