|
 |
|
|
Piyasanın yıldızı kaymasın
Finans atölyesi / SONGÜL HATISARU
AKP hükümeti ekonomide kendi yıldızlarını yarattı. Görev yaptığı süre içinde yıldızlaşan bakanlardan olan Babacan ekonominin dümeninden başmüzakereciliğe kaydırılmamalı.
Ekonomiden sorumlu Devlet bakanı Ali Babacan bugüne kadar görevini piyasa aktörlerini bile şaşırtan bir başarıyla yürüttü. Birazda bu başarının etkisiyle olsa gerek son günlerde Ali Babacan'ın adı AB ile müzakereleri yürütecek başmüzakereci olarak öne çıktı. Dışişleri, AB ve bildiğimiz kadarıyla Abdullah Gül'ünde gönlünde yatan isim Babacan.
Daha önce, "bir yeri düzeltirken öteki yeri bozmamak" gerekir diyen Başbakan Erdoğan'ın da Afrika gezisinde başmüzakereci için verdiği tarif adeta Babacan'nın portresiydi. Başbakanın ekonomiyi iyi bilen, girişken, dil bilen tanımlarıyla işaret ettiği Babacan'ın bu hasletleri piyasa için sorun olacak gibi. Eğer Babacan ekonominin dümeninden alınıp bu özellikleri nedeniyle başmüzakereciliğe kaydırılırsa yeni ekonomiden sorumlu devlet bakanının piyasalar tarafından geçmişi ve başarılı olup olmayacağı sorgulanmaya başlanacaktır. Piyasanın yeni isme bakışı da temkinli olacağından, şu anda başarılı giden ekonomi yönetiminin geleceği ile ilgili kaygılar artacaktır.
Babacan çıpası
Türkiye'nin AB ve IMF olmak üzere iki önemli çıpası bulunuyor. Türkiye'nin kısa vadeli makro ekonomik hedeflerinin başta kamu maliyesi ve enflasyon olmak üzere kontrollü şekilde uygulanmasını sağlayan IMF piyasalar için adeta emniyet sübabı görevi görüyor. Özellikle piyasalar açısından önemli olduğu bilinen IMF çıpasının altında da bu kurumla son üç yıldır başarılı ilişkiler yürüten Babacan var. Dolayısıyla hükümet açısından IMF çıpasının altında bir Babacan çıpasının olduğu söylenebilir. Hükümetin övündüğü kamu maliyesindeki ciddi iyileşme (Bütçe açığının GSMH'ya oranının yüzde 14'ten yüzde 7'ye indirilmesi), enflasyondaki düşüş (yüzde 45'lerden tek haneli rakamlara), faiz oranlarındaki azalma (yüzde 50'lerden yüzde 16'lara), yüksek büyüme oranlarının yakalanmasında emeği geçenler arasında Maliye Bakanı Unakıtan, Merkez Bankası Başkanı Serdengeçti'nin yanı sıra Babacan'nın da katkısı unutulmamalı.
Mercan, Yakış, Şaban Dişli
AB işi 17 Aralık'a kadar Başbakan Erdoğan'ın önderliğinde götürüldü. Şimdi artık bir müzakereci ve onun çevresinde kurulacak olan komiteler işleri götürecek. Piyasadaki olumlu hava ve makro ekonomideki iyileşmenin sürmesi için Babacan ekonominin dümeninden alınmamalı. Çünkü son iki yıldır Türkiye'nin çok büyük cari açıklar vermiş olması, bu açıkların kısa vadeli diyebileceğimiz sıcak para ile finansa edilmiş olması ve 2005 yılında da bu eğilimin değişmediğinin gözlemlenmesi piyasaların kısa vadeli sermaye hareketlerine çok daha hassas bir sürece girdiğini gösteriyor. Ocak ayında cari açığın 1.64 milyar dolara yükseldiği ve bu açığın tamamının kısa vadeli sermaye hareketleriyle finanse edildiği görülüyor. Dolayısıyla bizce AKP'nin kısa vadede piyasalardaki havayı bozabilecek bir bakan değişikliği lüksü bulunmuyor. AKP tercih ettiği gibi kendi içinde başmüzakereci görevini üstlenebilecek gerekli donanıma sahip başka adaylarda bulabilir. Nitekim son günlerde adı geçen eski dışişleri bakanı Yaşar Yakış, AKP Genel Başkan Yardımcısı Murat Mercan veya Şaban Dişli'de bu görevi başarıyla yerine getirebilir.
shatisaru@milliyet.com.tr
|
|
|

|