|
 |
|
|
"Bu albüm bana internetin bir kıyağıdır"
Ata Demirer'in ilk albümü "Makara" pazartesi günü çıkıyor. Radyo için yaptığı "Kurbağa" şarkısı internette çok popüler olunca albüm yapmaya karar veren Demirer "Fantezi müziği tiye aldık bu albümde. Kim kuruyor bu fantezileri? Bu mudur senin fantezin abi? Ben kesinlikle bu fantezilerle orgazm olamam" diyor.
TUBA AKYOL
Neyse ki internet var. Neyse ki internette kendi aralarında yazışan, şakalaşan insanlar var. Yoksa, biz ne kadar söylesek, istesek boş; Ata Demirer bu sazlı sözlü komik albümü yapmayacaktı. Üstelik neredeyse bu albümdeki tüm şarkıları cebinde olduğu halde. "Rakı masasında arkadaşları eğlendirmek için böyle şeyler uydururdum. Neşeli günlerimde yolda yürürken kendi kendime böyle şarkılar söylerdim" diyor. Şimdi bu şarkıları, aralarda Levent Üzümcü'yle yaptıkları sohbetler eşliğinde "Makara" albümünde bizimle de paylaşıyor.
Hani komik bir albüm yapmayacaktınız? İyi ki yaptınız, o ayrı; ama bana böyle bir albüm yapmayı düşünmediğinizi söylemiştiniz.
Düşünmüyorduk. Neden biliyor musun? Örnekleri var ya. Adam çok popüler; showman, talk show'cu ya da tiyatrocu olup başka bir alanda... Oradaki seyircisine hitap edebilmek için böyle bir albüm yapıyor pozisyonuna düşmek istemiyordum. Ama o duruma da düşmedim şu anda. Bu albümü yaptım ama yine o pozisyona düşmedim yani. Çünkü bunu bana seyirci yaptırdı.
Biz sizin böyle bir albüm yapmanızı istiyorduk ama siz nereden biliyordunuz bunu?
İnternetin bana kıyağıdır bu albüm. Baktım yıkılıyor ortalık "Kurbağa" diye. Ooo dedim, bende bunlardan çok var. Toplayalım bakalım. Bizim için de eğlence olur. Millet bana yıllarca kaset yap, kaset yap, sesin güzel falan dedi. İyi, tamam, müzisyenim zaten. Biliyorum kaset yapmasını ama bu hissetmediğim bir şey. Ben şimdi 10 tane pop parça yaptırayım birine, okuyayım... İyi de, hissetmiyorum ki o şarkıları. Gökhan Özen gibi "Anneeeem..." diye bağıra bağıra. Olmaz ki! Promosyon için bir kadın kuşağı programına katılıp Caner'le Tülin hakkında görüş vermek falan... Biz ne hissediyoruz? Böyle şeyler hissediyoruz.
"Ben rakı masasında arkadaşları güldürmek için bazı bildik melodilere söz yazıp söylerdim"
"Kurbağa"yı ne zaman yapmıştınız? O nasıl düştü internet sitelerine?
Alem FM'de çalışırken "Kurbağa" diye bir şarkı yaptım ben, yayında kullandık. Oradaki aranjör arkadaşımız, bizden habersiz, tamamen kendi inisiyatifiyle bir arkadaşına bunu mp3 olarak atmış. O ona atmış, o ona atmış, o ona atmış... Ercan Saatçi aradı beni. Dedi ki, "Seninle bir albüm yapalım". Sebep? "Kurbağa çok güzelmiş, bana gönderdiler." Kim gönderdi? Bir girdim internete, bizim "Kurbağa" çok popüler.
"Kurbağa", elde var bir. Gerisi?
Elimizde vardı. Nasıl vardı? Ben rakı sofrasında arkadaşlarımı güldürmek için falan bildik melodilere söz yazıp söylüyorum. Bazen yolda yürürken, neşelendiğim zaman çeşitli melodiler bulup üzerine komik sözler yerleştirip kendi kendime söylüyordum. Bunları toplayalım bakalım nasıl olacak dedik. Sonra baktık ki çok iddialı oluyor. O zaman Beşiktaş Kültür Merkezi'nden Necati abiye (Akpınar) gittik. "Necati baba, bunu yapar mısın?" dedik. "Bir dinleyeyim" dedi. Dinlerken, gülmeye başladı koskoca Necati abi. Kah kah kah. Gülmez öyle. Yani güler de, öyle para yatıracağı bir anda kah kah gülmez. "Hemen yapalım, çok eğlenceli" dedi. Çalışmaya başladık. Ve korktuğum başıma geldi. Çok çalıştık.
"İbrahim Tatlıses'le çalışan müzisyenler benim saçma şarkılarımı ciddi ciddi çaldılar"
Orkestra falan...
Çok profesyonel bir ekiple çalışmaya başladık. Seda Sayan'lara, Gülben Ergen'lere, İbrahim Tatlıses'lere çalan müzisyenler gelip ciddi ciddi benim bu saçma sapan şarkılarımı çaldılar.
Çok eğlenmişlerdir.
Gerçekten çok eğlendiler. Ve bu bir veridir: Müzisyeni eğlendirebilirse bir solist, o iş bombadır. İki veri vardır bu işlerde. Oyuncuysan reji gülüyorsa, müzisyensen de orkestra gülüyorsa, sen o işi iyi yapıyorsun demektir. Çünkü onlar iş olarak baktıkları için kolay kolay tepki vermezler.
Başka kimler dinledi?
Gülse'ye (Birsel), Yılmaz abiye (Erdoğan) dinlettim. Onlar da güldü.
"Kontör esiri bir durum var: Aloo Muhittin, kurban olayım kontör at, bitiyor, bitti, diit..."
Gençlerin kullandığı bazı kalıplar var. "Yalan oldu" mesela. "Kontör At" da böyle bir şey.
Açıyordum televizyonu, her yerde sürekli "Şu kadar kontör at, sana bu kadar kontör bedava", yok "kontörüm bitti"... Böyle kontör esiri arabesk bir durum var. (Taklit ediyor) "Aloooo Muhittin, kurban olayım bana kontör at, bitiyor bak bitiyor, bitti, diittt." Ben de 80'lerin arabesk kalıbını aldım 2005'e koydum; "Kontör At"ı yaptım.
Bir de "Arabesk komiktir, acıklı olan türkülerdir" demişsiniz. Arabeskin nesi komik?
Benim ağzımdan çıkanı değişik şekilde yazmak ustalığına sahip bazı abilerimiz var. Ben öyle demedim. Benim dediğim şuydu: 80'lerde, 70'lerde yapılan arabesk, arabesk duygu hisseden bestekarın, söz yazarının yaptığı müzik biçimidir. Samimidir. O dönemdeki arabeskin samimiyeti ve acısı ile ilgili bir sıkıntım yok. Ama 90'lardan itibaren satış amaçlı kurgu arabesk yapılmaya başladı.
Arabesk bozuldu mu?
Fantezi oldu. Bunun adına "fantezi" dediler. Bu fantezileri kim kuruyor, merak ediyorum. Böyle fantezi olur mu? Fantezi dediğinin insana bir katkısı olması lazım. Fantezi özel bir şey. "Ay ne fantezilerim vardı onun için" gibi. Ama fantezi şarkılara bakıyorsun; abi, bu mudur senin fantezin ha? Ben bu fantezi durumuna inanamıyorum. Böyle bir fanteziyi kabullenemiyorum. Böyle bir fantezim hiç olmadı. Ve bu fantezilerle de orgazma da ulaşamam. Bu durumu tiye aldık. Bizim albümümüzün içindeki arabesk şarkılar arabesk duyguyu planlamayla dalga geçen şarkılardır.
Siz kesin sıkı arabeskçisiniz. Orhan Gencebay mı, Müslüm Gürses mi?
Orhan abinin arabeski aşan bir durumu var. O bambaşka. Yorumcu olarak Müslüm Gürses, İbrahim Tatlıses, bir de Bülent Ersoy'un ilk zamanları. "Suskun Dünyam" albümü... Gönül Akkor, rahmetli Esengül... Ama birçok parçanın arabesk olup olmadığı tartışılır. Mesela "Kemancı" şarkısı.
"Başımın tacı" olan mı?
Evet. (Söylüyor) "Halime bak, dertli çal / Kemancı başımın tacı". Türk müziği sazlarıyla çalarsan Türk müziği oluyor. Arabesk sazlarıyla çalıp sesini biraz değiştirirsen arabesk gibi oluyor. Kayahan'ın "Yemin Ettim"ini ver Müslüm babaya, okusun, bak ne olur? Arabesk biraz da yorumdur.
"Ferdi Özbeğen plağından dinlerdik 'Büklüm Büklüm'ü. Eski günleri yad etmek için..."
"Büklüm Büklüm"e ne diyeceksiniz? Her albümde bir Sezen şarkısı olması moda diye mi?
(Gülüyor) Sezen abla, bana da şarkı ver... Bir Sezen Aksu şarkısı okumuş olayım diye değil tabii. Ferdi Özbeğen plağından dinlerdim ben onu. "Büklüm Büklüm"ün bizim arkadaş çevresinde güzel bir yeri vardır. Evde toplandığımız zaman, "Ferdi abiyi koy da kendimizden geçelim" derdik. Eski günleri yad etmek adına bunu okumak istedim. O sıra Sezen Aksu'yla projelerimiz vardı, görüşüyorduk. Rica ettim, abla da verdi bana.
Ne Sezen Aksu, ne Ferdi Özbeğen taklidi... Ata Demirer söylüyor o şarkıyı gibi, sanki...
Albüm çıkınca, kartonetinde göreceksin zaten. Şarkıları okuyan karakterleri yazdık. Karakter: Necip İncesaz. Necip İncesaz gibi okumuşum o şarkıyı. Ya da karakter "Neredesin Firuze"deki Hamit Hayran. Ona "Entelli Bamya" diye bir şarkı yaptık. "Cüceler"i Pamuk Prenses karakteri söylüyor. "Büklüm Büklüm"ün karşısında ise Ata Demirer yazıyor. Öyle tuhaf, komedi albümüne yakışmayacak gibi duran bir şarkı daha var. Ama dediğim gibi komik olsun diye yapmadım ben bu albümü, sadece elimizdeki malzemeyi yan yana koyduk. Buna bir tür best of diyebiliriz. Benim mizahımın best of'u.
"Senaryoyu bitirdim, ağustosta çekiyoruz"
"Avrupa Yakası"nda, sıkıcı sanat filmi çektiğiniz son bölüm çok komikti. Sizin Türk filmleriyle aranız nasıl?
Çok film izliyorum ben ama evde, DVD izliyorum. En son "G.O.R.A."yı aldım, onu izledim. Komik bir film bence. Biraz fazla eleştirmişler. O kadar eleştirilmeyi hak ettiğini düşünmüyorum.
Sizin de bir film projeniz vardı.
Bitirdim senaryoyu. Ağustosta çekiyoruz. Fantastik macera.
Fantezi müziğe bu kadar laf etmişken fantezi film mi yapacaksınız?
(Gülüyor) Müzikteki fantezi gibi değil ama. 2000'li yıllarda yaşanan büyücülükle ilgili bir komedi macera. Futbol sahasına büyü yapanlar, medyumlar var ya hani. Ayarını tutturabilirsek, güzel olacak.
"Bir tekno parça yaptık, 'Çaycı Remzi'; Laila'da çalarsa şaşırma"
Bu albüm sizin rakı masalarının best of'u olmuş biraz.
Aşağı yukarı öyle. Mesela Tsitsanis bestesi, 1927 yapımı, "Gülbahar" da var albümde. Kalan Müzik'ten, Hasan Saltık'tan rica ettik, verdiler. Bu şarkının da şöyle bir anısı var benim için. Konservatuvarda okurken biz bir akustik rebetika grubu kurmuştuk. O günlerde bu bizim final şarkımızdı. Bununla coştururduk milleti. O günlere ithafen canım istediği için okudum. Ticari olarak düşünsem bunu albüme koymamam lazım. Çünkü "Kurbağa"yı, "Araknafobia", "Kenya Bozlağı"nı beğenecek olan gençliğin "Gülbahar"ı anlaması ve sevmesi çok güç.
Rebetika, arabesk, pop... Başka?
Bir de "Kenya Bozlağı" attım. Öyle bir Afrika müziği; klavye ve ben doğaçlama attırdık. "Çaycı Remzi" diye bir kulüp şarkısı yaptım. Bak o Laila'da çalarsa, şaşırma. (Söylüyor) "Çaycı Remzii ii iihh" Tekno. Çok çeşitli müzik kullandık içinde. Paraketeyi bilir misin? Çok iğneli bir oltadır. İğnelerine çeşit çeşit yemler takar geceden atarsın. Sabah bakarsın, köpekbalığından küçük balıklara kadar çeşitli balıklar yakalanmış o oltaya. Bu "olta, balık yakalama" falan ticari örnek gibi gözükse de albümü paraketeye benzetiyorum ben. Çok çeşitli mal var içinde.
"İlk kez bir albümde kamera arkası var: Mutfak Kayıtları"
Klibi hangi parçaya çekeceksiniz?
"Araknafobia"ya. Örümcek fobisi. (Söylüyor) "Araknofobia örümcek fobisidir / Oturduğum yer Swissotel lobisidir / Suçu günahı yok Spiderman'in / Kötü davrandın suçlusu sensin.
Hep şarkılardan bahsettik, oysa bir de sohbet kısmı var bu albümün.
Evet. Kaseti koyuyorsun; muhabbet var, şarkı var. Muhabbet de kurgu değil. Bir yol haritası vardı tabii ama sohbet orada çıktı. Levent Üzümcü'yle stüdyoya girdik. Geyik yaptık. Stüdyodaki çocuklar gülüyor, arkadan onların sesi geliyor falan. Şarkıdan sıkılıp muhabbete, muhabbetten sıkılınca şarkıya... Bu tarzda bir kaset Türkiye'de henüz yapılmadı. Muhabbet artı şarkı. Bir de Mutfak Kayıtları diye bir bölüm var. Bu sohbetlerin nasıl yapıldığını gösteren. Yani ilk kez bir albümün kamera arkası var.
|
|
|

|