Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 07 Mart 2005 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bireysel fark


Fenerbahçe'nin şampiyonluk yarışındaki rakiplerinden en büyük farkı dün yine kendini gösterdi. Daha önceki haftalara bakalım. Gençlerbirliği ve Sebat. O deplasmanlarda Alex sahneye çıkmıştı, dün de Anelka. Yani takım kötü oynarken de kazanabiliyor.
Avrupa kupalarındaki yoğunluk, stres, fiziki tempo Malatya maçında belli oldu ki takımı bayağı etkilemiş. Fenerbahçe'nin en önemli silahı; fizik gücü dün iyi değildi. Konsantrasyonu da iyi değildi. Sisteminden taviz vermeyen iki antrenör, kendi oyun düzenleriyle maça başladılar. Aykut Kocaman orta sahadaki dörtlüyü koşan isimlerden oluşturdu. Üstünlüğü o bölgede eline almak istiyordu. 30. saniyede savunmanın sol tarafındaki Eren'in kart görmesi, ilerleyen dakikalar için büyük dezavantaj idi. Çünkü karşısında Serkan ve Nobre gibi çok kolay faul alabilen iki oyuncu vardı. Nitekim ikinci sarı karttan atıldı. Dengeler Malatya'nın hücum etmesi açısından bozuldu. Ama Fenerbahçe'ye bir kazanç getirmedi. Duran toplar dışında tehlikeli olamadılar. Alanını iyi savunan Malatya pozisyon vermedi. Aykut Kocaman forvetten bir oyuncu çıkarıp, bir stoper sokmak zorunda kaldı. Yani hücumdan fedakârlık etti. Zaten yapacağı başka şey de yoktu.
Hücuma kalkamayan Malatya karşısında Fenerbahçe'nin organize ataklar geliştirememesi ilginçti. Hatta ikinci yarıda Servet ve Deniz ile birlikte ikili savunmaya döndüler. Bence ikisi de çok iyiydi. Orta sahayı kalabalık tutup, kenarlara da futbolcular koyarak oyunu kanatlara taşımak istese de Fenerbahçe bunu beceremedi. Çünkü takım isteksizdi. Buna bir de fiziki problem eklenince 11'e 10 gibi oynanmadı maç. Anelka ve Alex'in defansif özelliği zaten yok. Takımın üst düzey top kazananan oyuncusu Marco da iyi olmayınca işler kötü gitti. Ancak Fenerbahçe'nin artısı burada sahneye çıktı. Her gün futbolunun üzerine biraz daha koyan Anelka, nefis top alışı, driplingi ve vuruşuyla işi bitirdi. Ardından bir duran topta Nobre üç puanı garantiye aldı. Anelka her gün daha iyiye gidiyor. Fenerbahçe seyircisini birkaç hafta sonra büyüler.

rdilmen@milliyet.com.tr




SPOR
Yıldızların altında: 0-2
'Ayağınızı denk alın'
Bu iş Kadıköy'e gider
Daum'dan pekiyi
Evdeki hesap tutmadı: 3-2
Güneş yine doğdu: 3-1
Dengersa gümüş aldı
Renault devrimi
Horoz'un sesi kısık: 0-0
Kayserispor gözünü açtı: 2-1
Sebat nakavt: 3-5
Timsah ezdi geçti: 5-0
Yalova karıştı
Baliç sürprizi!
Haber turu...
Avrupa ligleri
Sarıyer kayıp: 3-1
Bireysel fark
Bencilliğin faturası
Piyango gibi goller
At yarışları
Kartal'a ağır ders: 87-68
Hidolu Magic fark attı





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Rıdvan DİLMEN
Bireysel fark
Fenerbahçe'nin şampiyonluk yarışındaki rakipl...
Fuat ERCAN
Bencilliğin faturası
Yoklukla bencilliğin kol kola girip çelme tak...
Erdoğan ŞENAY
Piyango gibi goller
Fenerbahçe, Malatya deplasmanında hangi değer...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 İstatisliklerle lig
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2005 Milliyet